BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Yüz Yüze

Yüz Yüze

Türk Halk Müziğinin ünlü sanatçısı Mustafa Yıldızdoğan: "Bütün Müslümanların Amerika’ya karşı birleşip tek vücut olması gerekir. Bundan başka çıkış yolu yok."



Müslümanlar birlik olmalı İSTANBUL - Türk Halk Müziği'nin ünlü sanatçısı Mustafa Yıldızdoğan, Müslümanların birleşip tek vücut olması gerektiğini söyledi. Ünlü sanatçı, "Biz Müslümanlar artık uyanmalıyız. Amerikalılar yıllarca bizlere TV ekranlarından hükmetti, çizgi filmlerini beynimize kazdı. Vietnam filmlerini izleterek kendilerini dünyaya haklı gösterdiler. Ama bizim hâlâ bir Dede Korkut çizgi filmimiz veya şanlı tarihimizle ilgili bir dizi filmimiz yok. Müslümanların birleşip tek vücut olması gerekir" şeklinde konuştu. Mustafa Yıldızdoğan kimdir, bize kendinizi tanıtır mısınız? 1966 yılında Konya'nın Kadınhanı ilçesinde dünyaya geldim. 7 çocuklu ailenin ortanca çocuğuyum. Küçükken çok fakirlik çektik. Henüz 7 yaşındayken Ege Bölgesi'ne ırgat olarak pamuk toplamaya giderdim. İlk kazandığım parayla küçük bir saz aldım ve ozanlık kültürü ile büyüdüm. Ozanlıktan aldığım terbiye müziğime yansıdı. Yaptığım müzik ile dinleyicilerimin geçmişle bugün arasında bağ kurmalarında yardımcı olmaya çalıştım. Zaten sanatçının bir görevi de yaşadığı topluma yön vermektir. Bunu köklerimizden kopmadan, örf ve adetlerimiz çerçevesinde gerçekleştirmeye çalıştım. Sazı kendim öğrendim Nasıl sanatçı oldunuz? Aydın'da topladığım pamuk parasını aldığımda biriktirdiğim harçlık ile küçük bir saz aldım. Sazı kendim öğrendim ve kuzularımızı otlatırken besteler yapmaya başladım. Köy odalarında bir çok aşıkla 'atışarak' kendimi kabul ettirdim. Askere gidip geldikten sonra Ülkü Ocakları ve Kurultay Konserleri'ne çıktım. Sonra albümler ve besteler. Sanatınızı, fikir ve dava için mi yapıyorsunuz? Size bir şeyi itiraf edeyim; ben siyasetten nefret ettim. Türkülerle tanıştığımda bir fikre hizmet etmek için gelmedim. Elbette Ozan Arif, Aşık Sefai gibi üstadların dizinin dibinde büyüdüm. Benim yaptığım Osmanlı'dan günümüze Türk örf ve adetlerini yansıtan örnekleri türkü ve şiir haline getirip dinleyiciye sunmak. Bu sunuşu herkes farklı algıladı. Ben 15 yaşından bu yana Ülkü Ocakları'nda büyüdüm, yetiştim. Bu ayrı, sanat ayrı. Son dönemde şunu ispat ettim; kitlem yalnızca Ülkücüler değil, 75 milyon. Ülkücü olduğumu bildikleri halde benim türkülerim sağcı, solcu her kesim tarafından söyleniyor. Bu da beni çok mutlu ediyor. İmam olmak isterdim Başka yapmak istediğiniz ne var? Çocukken Peygamber mesleği olan çobanlık yaptım. Kuzularımızı otlattım ve çiftçilik yaptım. Ama küçükken hep Sultanahmet Camii'ne imam olmak isterdim. Küçük iken babam beni Kur'an Kursu'na yolladı. Oradan kalan bir özlem. İnşallah, Allahım bana imam olup namaz kıldırmayı ve ezan okumayı nasip eder. Evli misiniz? Kaç çocuğunuz var? Evliyim ve 3 de çocuğum var; biri erkek, ikisi kız. Erkek olana babamın adını verdik; Ahmet. Kızıma da anamın adını koydum; Gülsüm. Küçük kızımın ismi ise İrem, o da benim Cennetlik bağım. Anadolu’yu dolaşacağım Bugüne kadar kaç albüm ve ne kadar beste yaptınız? Son albümüm "Biz bu hallere düşecek adam mıydık" ile 11 oldu. 500'ün üzerinde de bestem var. Bugüne kadar yaptığım tüm albümlere hep kendi bestelerimi okudum. Zaten okumadığım bestelerin de hepsi birbirinden iyi. Yarın ebedi dünyaya göçtükten sonra çocuklarımız bu besteleri halka ve sevenlerimize sunarlar. Bu yaz nerelerde konser vereceksiniz? Bu ay Avrupa konserleri ile start veriyoruz. Avrupa ülkelerindeki gurbetçi vatandaşlarımızla hasret giderdikten sonra tüm ülkeyi köy köy, bucak bucak dolaşıp türkülerimi söyleyip onları ziyaret edeceğim. Bu yaz tatil ve boş oturmak yok. Çok çalışıp 'Türküm' diyen herkese ulaşacağım. Gösteriş meraklısı değilim "Hayatım boyunca gösterişli olmamaya, Allah'ın bana verdiği mala mülke ve imkanlara şükredip mütevazı olmaya çalıştım. Şöhret oldum diye koruma taşımak, lüks arabalarla gündelik sevgili değiştirmek gibi boş, boş olduğu kadar da haram şeyleri yapmamaya özen gösterdim. Bizi buralara taşıyan o büyük halkın içinde olup, onlarla aynı duyguları aynı düşünceleri paylaşıp, onlardan birisi gibi yaşamaya dikkat ederim." Asker ağırlıklı besteler... Benim özel harekatçı yüzlerce arkadaşım, ağabeyim ve dostum var. Onlarla sık sık buluşup hasret gideririz. Onlardan çok istifade ettim. Onlar yaşadıklarını anlatırlar, ben de gözlerim yaşlar içinde dinlerim. Mesela bir önceki albümümde "Amirim" adlı bir şiir var, bu şiiri yaşanmış acı bir hatıranın üzerine yazdım. Bu şiirleri yazarken hep kendimi kahramanın yerine koydum. Vatanımı, milletimi ve askerleri çok sevdiğim için asker şiirleri ağırlıkta. 1 yılda 280 konser... Hiç unutamadığım bir hatıram var. 1 yılda 280 konser verdik ve en son konserde Ozan Arif, Aşık Sefai ve ben bir konsere gidiyorduk. Sefai hocam arabayı kullanıyordu. Yollar buzlu, kış kıyamet. Oğlum Ahmet yeni dünyaya gelmişti. Aniden arabamız takla atmaya başladı. Arabayı balyozlarla kırarak bizi zorla çıkardılar. Sefai hocam arabadan çıkar çıkmaz bana baktı ve 'Mustafa kazada oğlun Ahmet gözümün önüne geldi' dedi. Bu kazayı hiç unutamıyorum.
Reklamı Geç
KAPAT