BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > İsmail Gökçek ve ONLAR

İsmail Gökçek ve ONLAR

1999’da yakalanmıştı İsmail bu hastalığa... 30 Temmuz 2000’de, bundan yaklaşık 3 yıl evvel yapılacaktı jübilesi... Ama “ONLARIN” sayesinde taa bugüne kaldı... 3 yıl önce yürüyebilen, eli tutabilen, omuzlara rahatlıkla alınabilen İsmail, bugün o zevki tadamadı...



1999’da yakalanmıştı İsmail bu hastalığa... 30 Temmuz 2000’de, bundan yaklaşık 3 yıl evvel yapılacaktı jübilesi... Ama “ONLARIN” sayesinde taa bugüne kaldı... 3 yıl önce yürüyebilen, eli tutabilen, omuzlara rahatlıkla alınabilen İsmail, bugün o zevki tadamadı... Çünkü aradan üç yıl gibi koca bir zaman geçmişti... Hem hastalık, hem de “ilgisizlik” onu eritmişti... Bu yüzden, ne davetiye dağıtabildi, ne de topa vurabildi... Boşuna dememişler... “Düşenin dostu olmaz” diye... Tıpkı İsmail gibi... Nafile artık pişmanlık... Dün “birilerinin” Ali Sami Yen’de pişman olduğu gibi!..  Özellikle “ONLARI” görmek için gelmiştim, Ali Sami Yen’e... Bir tribünlere; bir de “ONLARA” göz atıyordum. ONLARIN bir arada oldukları PROTOKOLE... ONLAR; adı Trabzonspor’la özdeşleşen İsmail’in, içinde bulunduğu camianın “sorumlu!” isimleriydi ... ONLAR; Trabzonsporlu İsmail’in en yakınları ve en iyi dostlarıydı güya... Zaten, ONLARIN çoğu da yoktu orada... Herkes “sahaya” ben “tribünlere” bakıyordum... Ama ne hikmetse (!) İsmail sahaya çıktığında, taraftarların “gözlerinin yaşardığını”, ONLARIN “yüzlerinin kızardığını” görüyordum. Sanki, “Size bakacak yüzümüz yok” der gibiydiler, İsmail ve ailesine karşı... Vefasız ve duyarsızların fotoğrafıydı bu... Soruyorum: Trabzonspor gibi, büyük bir güce ve potansiyele sahip olan böylesine bir kulübün futbolcusu, jübile için bu kadar beklemeli miydi? Böyle bir kulübün böylesine bir futbolcusunun jübilesi, bu kadar sönük mü olmalıydı? Böyle bir kulübün futbolcusunun tüm jübile hazırlıkları, bir tek Ulusoy’un sekreteri Semra hanıma mı endeksenmeliydi? Bu işten asıl sorumlu olan ONLAR, Semra hanımın İsmail için gösterdiği çabanın, yaptıklarının, ne kadarını gerçekleştirebildi? 2.5 yıldır kulüp başkanlığını yürüten, ama bir kez olsun İsmail’i ne arayan, ne de soran o insan için, bırakın dününü, dört gündür bulunduğu İstanbul’da İsmail’in evinin kapısını çalması, çok mu zordu?.. Başkanın, İsmail’e karşı, onu sadece jübilesinde gören G.Saraylı Ali Dürüst’ten ne farkı kalmıştı? Ya sadece bir kaçı gelebilen (!) yönetimin diğer fertleri nerdeydi? Bu kulübün bugüne kadarki tüm “sorumlu - yetkili” isimleri... Sahaya taş atan taraftara “Trabzonspor taraftarı olamazsınız” dediğinizde arkanızda olduğum siz “sorumlular” peki ya, bu vefasız ve duyarsızlığınızla “Gerçek Trabzonsporlu” olabilir misiniz? Bizim sözümüz Trabzonspor’a değil, sadece ONLARA... Başkana ve onun gibi olan “sorumlulara” Ve Profesyonel Futbolcular Derneği Başkanı olup da, 25 yıllık futbolcunun jübilesi yerine, bir spor salonunun açılışında ön safta boy gösterene... Teşekkürler, ONLARLA aynı çatı altında olmasına rağmen çaba gösteren tek isim Ekrem İmamoğlu’na... Ulusoy başkan ve sekreteri Semra hanıma... Ve tribünlere gelen o kadarcık taraftara...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT