BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kürtlere çağrı

Kürtlere çağrı

Koalisyon Haçlı İttifakıyla işbirliği yapan Kürtler, Türk, Türkmen ve Araplara karşı muharebeye girişmek gibi hafsala kabul etmez bir yanlışlık yaparlar. Buna Kürt önderlerinin hakkı yoktur. Bu tezgâh, İngiliz desiseleriyle I. Cihan Harbi’nde fazlasıyla işletildi. Türk’ü, Türkmen’i Arap’ı birbirine düşürdüler. Türkiye Cumhuriyeti, İngiliz’in dünkü yaptıklarıyla bugünkü niyetlerinin bütünüyle farkında. Onun için -ABD bir İngiliz taşeronu olsa bile- İngilizleri mümkün mertebe bölgeye yaklaştırmamaya çabalıyoruz.



Koalisyon Haçlı İttifakıyla işbirliği yapan Kürtler, Türk, Türkmen ve Araplara karşı muharebeye girişmek gibi hafsala kabul etmez bir yanlışlık yaparlar. Buna Kürt önderlerinin hakkı yoktur. Bu tezgâh, İngiliz desiseleriyle I. Cihan Harbi’nde fazlasıyla işletildi. Türk’ü, Türkmen’i Arap’ı birbirine düşürdüler. Türkiye Cumhuriyeti, İngiliz’in dünkü yaptıklarıyla bugünkü niyetlerinin bütünüyle farkında. Onun için -ABD bir İngiliz taşeronu olsa bile- İngilizleri mümkün mertebe bölgeye yaklaştırmamaya çabalıyoruz. Kürtler, aynı şuurda olmazsa buna çok esef edilir. Tarihten ders almadılarsa Türkiye’de son 30 yılda cereyan eden ve 30 bin insanın hayatına mal olan PKK teröründen de mi ders almıyorlar? Yabancı devletler, Abdullah Öcalan’ı kullandıktan sonra “kullan at” politikaları gereği onları Türk emniyet kuvvetlerine teslim ettiler. Şimdi de bu hadiseyi ikide bir başa kakıyorlar. Aklınızı başınıza devşirmelisiniz. Kürt kim, Türkmen kim, Arap kim, Türk kim? Bunların hepsi kardeş. Dinleri aynı, coğrafyaları aynı, tarihleri aynı. Siz zor zamanınızda “ya Abdülkadiri Geylani” veya “ya Gavs yetiş” demez misiniz? Bağdat’taki bütün sahabileri, ulemayı, evliyayı büyük bilmez misiniz? Eğer PKK gibi Marksist ideolojiye saplanmadınızsa bilirsiniz? Peki, bu zatların yattığı mekânlara füzeler, uçaklar, helikopterlerle ateş yağar, onların torunları, bir karış çocuklara kadar katledilirken, insanlar, su bulamazken sırf Saddam Hüseyin husumetinden dolayı nasıl düşmanla işbirliği yaparsınız? Buna hakkınız var mı? Böyle bir merhametsizliği kendinize yakıştırabilir misiniz? Buna İmamı Cüzeyri razı olur mu? Selahaddin-i Eyyubi kızmaz mı? Dinimizde fitne çıkartmak haram değil midir? Muhtariyetse işte muhtarsınız. Türkiye de size her türlü yardımı yaptı ve yapmakta. Liderlerinizin cebindeki kırmızı pasaport bile ay-yıldızlı. Unutmayınız ki bugün atacağınız yanlış bir adımın zararını gelecek nesiller çekecektir. Dünün yaralarını sarmak varken yeni yaralar açmak herkese kötülüktür. Haçlı Koalisyonu, ne gün olsa bölgeden sökülüp çıkartılır. Dikta da bir gün biter ama ihanetler unutulmaz. Kendinize hain damgası vurdurmayın, kimseyi arkadan vurmayın. Türk, Türkmen, Kürt, Arap “ümmeti vahidedir”. Bu “tek ümmet” gerçeği yüksek sesle dile gelmese de Türkiye tarafından kollanıyor. Size düşen kardeşlik duygularını pekiştirmek. Eğer o bir karış çocukların kanlarına ellerinizi bularsanız, gözü yaşlı annelerin bedduasını alırsanız kıyamete kadar iki yakanız bir araya gelmez. Fitne çıkartmak haram, devlete isyan etmek haram, kardeş kanı dökmek haram, düşmana yardımcı olmak haram. Bu kadar harama tevessül eden gazabı ilahiyeye muhatap olur. Zaman zaman mağdur olduysanız bunu bu defa da siz başkalarına yaşatamazsınız. Müslümanlar kırılırken fırsatçılık yapamazsınız. Bakınız Araplar, ne diye gösteri yapıyor? -La ilahe illallah!... Siz başka bir şey mi diyorsunuz? Mesut Barzani, Celal Talabani, sesimizi duyuyor musunuz? Bu dediklerimiz sizin için bir kıymet ifade ediyor mu? “Hayır” diyeceğinize ihtimal vermiyoruz. Kur’an-ı kerim, şöyle demiyor mu? -Birlikte rahmet, ayrılıkta azabı ilahi vardır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT