BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İşi üstlenmeyin yönetin!

İşi üstlenmeyin yönetin!

İnsanoğlu eskiden bin yıl düşünüyor, bunu yüz yılda yapabiliyordu. Teknolojik gelişme bu kadar yavaştı.



İnsanoğlu eskiden bin yıl düşünüyor, bunu yüz yılda yapabiliyordu. Teknolojik gelişme bu kadar yavaştı. 1750’den sonra, yüz yıl düşünüp bir yılda yapar hale geldi. 1950’den sonra bu hız, bir yıl, bir saat; 1990’dan sonra ise, bir dakika, bir saniye halini aldı. Teknolojik değişim bu kadar hızlandı. Nasıl hızlanmasın ki? Dünyanın herhangi bir yerindeki bilgiye 2-3 saniyede ulaşabiliyoruz bugün... 60’lı yıllarda bilgi; kendisini 40 yılda ancak ikiye katlayabiliyordu. 70’li yıllarda bu rakam 8 yıla, 90’lı yıllarda 4 yıla indi. Şimdi ise, yılda iki defa kendini ikiye katlıyor. Bu hıza ayak uyduranlar kalabiliyor ancak ayakta... Her işi ben yapacağım, benden başkası yapamaz diyen yönetici, bu hızlı gelişme karşısında ne derece verimli olabilir? Her şirket büyümek ister. Büyümek için de bu hıza ayak uydurmak şart... Bunun için de gelişmeleri takip gerekiyor. Bu takibin verimli olabilmesi için de yükün ağır olmaması lâzım. Yükü hafifletmenin de en kısa yolu yetki dağıtmaktır... Bunu yapmayan yöneticinin performansının düşmemesi mümkün değildir. Veriminin düşmesiyle birlikte, ayrıca sağlığı bozulacak, kişisel ilişkileri zayıflayacak bütün bunların neticesinde mesleki kariyeri de kalmayacak yöneticinin. Yetki dağıtımı, yöneticiyi yoğun iş stresinden ve sıkıntısından kurtaran bir can simididir aslında. Böyle yapan yönetici, daha kritik ve rutin olmayan işlerle uğraşma zamanı bulacak. Joseph T. Straub yetki vermenin faydalarını şöyle anlatır: Yetkilendirme sizi bir adım geriye çekip ağaçlar yerine bütünüyle ormanı görmenizi sağlar. Kendilerini karmaşıklık nedeniyle geri plana iten yöneticiler genelde perspektiflerini ve olaya bakış açılarını kaybederler. Uzun dönemde büyüme ve kariyer hedeflerinizdeki etki zarar verici olabilir. Kendini işine adamış yöneticiler zamanlarının değerini çok iyi bilirler. Onu nasıl ve ne biçimde kullanacaklarını çoktan sezinlemişlerdir. Bu kişiler alınan kararlarda ve yürürlükte olan işlerde yoğunlaşır, tüm enerji ve çabasını burada harcarlar. Kaliteli kuruluşlar yönetimdeki derinliğe önem verirler. Eğer siz bir yere gelmek istiyorsanız, sizden sonra işi teslim edebileceğiniz birisi var ise; ancak yükselebilirsiniz. Bu, firmadaki herhangi bir çalışan olabilir. Başarılı kişileri eğitebilmenin en uygun ve etkili yolu elinizin altında bulunan kişileri mantıklı görevlerle yetkilendirmektir. Demek oluyor ki; en iyi idare biçimleri, yerinizi bırakabileceğiniz birisini hazırlamak yoluyla iş dağıtımı yapmanızı ister. Günümüz iş arenasında kendine güvenen yöneticiler, yetkilendirme olmadan işlerin üstesinden gelemeyeceklerinin farkına varmışlardır. Düzeyinizin üstündeki yöneticilere bakın. Oraya yetki vermeyi onaylamayarak gelmedikleri kesindir. Elbette bu durum ihtiyaca paralel olarak ortaya çıkacaktır. Yetkilendirme bir anlamda sizi danışman konumuna getirecektir. Bu; moral olarak kendinizi insanlara yardım etme konusunda, onların kendilerini geliştirme ve yetiştirmelerinde, sizin kendinizi depolayabilmeniz ve tam kapasitede hissetmeniz için ana yoldur. Eğitim seminerleri, kurslar... hepsinin kendine özgü bir yöntemi ve değeri vardır, ancak yetki verme bunlar arasında eğitim için en etkili yöntemdir ve her gün sizin denetimizin altında gelişmektedir. Hareketli ve değişken kişiler her zaman kendilerini geliştirmek, alanlarını genişletmek ve daha kaliteli bir hale gelmek için kendilerine sunulan fırsatları asla kaçırmazlar. Bunlar yoğun iş stresi altında mümkün olmaz. Yetki verme, kişinin içindeki azmi ve isteği ateşlendirir. Motivasyonel teorideki bu parlak ışıklar, yetki vermeyi gerçekten eksiksiz bir motivasyon aracı olarak görürler. Çünkü: 1- Güven ve de saygının sağlanmasında yardımcı olur. 2- Çalışanlara çalıştıkları işlerinde ilerleme fırsatını verir. 3- Sevgi ve bağlılığı sağlar. Yetkilendirme en iyi adamlarınız arasında meydana gelebilecek sıkılma durumlarını en iyi biçimde ortadan kaldırır. Çünkü; bu kişiler, artık yaptıkları işlerin yeteneklerini körelttiklerini ve de kendilerini hep bir kalıpta tuttuklarını düşünürler. Bir zamanlar fazlasıyla istekli olan insanlar firmanın büyümesindeki hızdan ve de meydana gelen hareketli olaylardan nasibini almamış olabilirler. Bunlar belirli bir zaman sonra kendi kendilerine pes ederler ve belki de daha etkin şeyler aramaya başlarlar. Bu tip insanların çalışma dinamiklerini her zaman canlı tutmak gerekir. Bu da elbette değişik yollarla görev ve yetki verme ile olabilir. Bir iş veren ya da yönetici olarak öncelikli göreviniz; işlerin başka kişilere yaptırılmasını sağlamaktır... Göreviniz yönetmektir. Her işi üstlenmek değil!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT