BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Kastamonu, Bartın, Amasra

Kastamonu, Bartın, Amasra

Uzun süren kış mevsiminden sonra bu güzel bahar mevsiminde gözünüzü, gönlünüzü açacak tabiat güzelliklerine sahip; geçmişin bugünle buluştuğu anlamlı yerlere gitmeyi düşünüyorsanız size Batı Karadeniz bölgesinin incileri olan Kastamonu, Bartın ve Amasra’ya gitmenizi öneririm. Kastamonu, Ilgaz Dağı eteklerinde yer alan Karaçomak vadisinde kurulmuş eski bir yerleşim bölgesi, Turizm imkanları ve turizm çeşitleri bakımından zengin kaynaklara sahip. Dağ ve at sporları turizmi, kongre turizmi, inanç turizmi burayı kültür turizminin ilgi çekici merkezlerinden biri haline getirmiş.



Uzun süren kış mevsiminden sonra bu güzel bahar mevsiminde gözünüzü, gönlünüzü açacak tabiat güzelliklerine sahip; geçmişin bugünle buluştuğu anlamlı yerlere gitmeyi düşünüyorsanız size Batı Karadeniz bölgesinin incileri olan Kastamonu, Bartın ve Amasra’ya gitmenizi öneririm. Kastamonu, Ilgaz Dağı eteklerinde yer alan Karaçomak vadisinde kurulmuş eski bir yerleşim bölgesi, Turizm imkanları ve turizm çeşitleri bakımından zengin kaynaklara sahip. Dağ ve at sporları turizmi, kongre turizmi, inanç turizmi burayı kültür turizminin ilgi çekici merkezlerinden biri haline getirmiş. Ulu çam ormanlarıyla kaplı Ilgaz Dağında geçirdiğimiz bir gecede kışın bütün yorgunluğunu üstümüzden attık diyebilirim. Kentin genç ve çalışkan valisi Enis Yeter’in, özverili kadrosuyla birlikte kentin tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkmak konusunda yaptığı olağanüstü hizmetler her türlü övgüye değer. İl merkezi ve ilçelerde çok sayıda konak ve tarihi eser turizme hizmet vermek ve değişik fonksiyonlu kullanılmak üzere restore edilmiş. Ilgaz dağlarına giden yol üzerinde harika manzarası olan geniş bir alanda örnek bir köyün yapımına başlanmış. Yöresel el dokumaları ve ahşap ve taş işçiliği canlı olarak faaliyetlerini sürdürmekte. Milli Mücadele yıllarında büyük kahramanlıklar gösteren Kastamonu halkı tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkıp koruma yolunda kollarını sıvamış durumda. Tarihçi Necdet Sakaoğlu bir konuşmasında; “İnsan, bir yere bağlanınca fiilen ayrılmış olsa bile gönlü, aklı, fikri oradan pek ayrılamıyor” diyor. Gerçekten öyle, Yurdumun birbirinden güzel ve anlamlı kentlerini görüp insanlarını tanıdıkça, ayrılırken sanki bir parçamı orada bırakıyorum. Galiba ben bu gidişle bütün kentlerin fahrî hemşehrisi olacağım. Kastamonu’nun üzerimde bıraktığı derin etkiyle nefis orman yollarında yaptığımız yolculuktan sonra bir akşam üzeri ılık, tatlı havasıyla beni bir anda saran Bartın’a vardık... İbn-i Haldun kent tanımlamasını yaparken şöyle diyor: “Evin iyisi köye yakın, daha iyisi suya yakın olur.” Bartın, hem köye, hem suya yakın, tarihi geçmişi Milattan öncelere dayanan şirin mi şirin bir belde. Tarihi ve kültürel değerleri, garıla pazarı, çilek festivali, el sanatları ve yöre mutfağıyla şöhret bulan Bartın’a adını veren ırmağın antik çağdaki adı Parthenios “Muhteşem akan su” anlamına geliyor. Yerleşim, ırmağı oluşturan iki kolun arasındaki yarımadada kurulmuş. Yazın ırmakta sandal sefaları yapılıyormuş. Amasra’ya gelince... Son zamanlarda dillerden düşmeyen, Türkan Şoray’la Kadir İnanır’ın oynadıkları “Gönderilmemiş Mektuplar” filmine mekan olan bu güzel ve tarihi kıyı beldesini anlatmama gerek var mı bilmiyorum. Bir akşam üzeri birkaç saatliğine kaldığımız bu yerden aklımda kalanlar, beni geçmiş zamanın boyutlarında dolaştıran müze, çisil çisil yağan bir yağmur, buğulu, rüya gibi bir doğa güzelliği, denizin ortasında bir vapur burnunu andıran kaya üzerindeki tek ağaç (ve onun şiirli yalnızlığı), dostlarla paylaşılan nefis bir balık ziyafeti, olağanüstü lezzette bir salata ve müzik...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT