BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yeni hükümet ve ekonomi politikası tartışmaları

Yeni hükümet ve ekonomi politikası tartışmaları

Seçimin hemen sonrasında ortaya çıkan sonuçlara göre muhtemel hükümet modelleri değerlendirilirken en çarpıcı nokta olarak göze çarpan husus...



Seçimin hemen sonrasında ortaya çıkan sonuçlara göre muhtemel hükümet modelleri değerlendirilirken en çarpıcı nokta olarak göze çarpan husus; zihinlerde, birbirine zıt ekonomik politikaların yer almasıdır. Başka bir deyimle ekonomik açıdan güçlü devletlerin IMF aracılığı ile dünyaya kabul ettirdiği serbest piyasa düzenine ters düşecek ya da onunla bağdaşmayacak bir başka modelin ülkemizde uygulanabileceğinin düşünülmesidir. Şu bir gerçek ki ülkemizin, dünyaya hakim olan serbest piyasa düzeninin dışına çıkması mümkün değildir. Gerçi söz konusu piyasa düzeninin 24 Ocak 1980 kararlarının ilanıyla yurdumuzda uygulanmaya başlanması sırasında Tercümanda yazdığımız birçok yazıda biz ülkemizin ekonomik şartlarının bu sistemin bütün kurallarıyla hemen uygulanmaya konulmasının doğru olmadığını ifade etmiştik. Fakat aradan 20 yıl geçtikten sonra serbest piyasa sisteminin bu günkü haliyle devamına engel olunması artık mümkün değildir. Başka bir deyimle sistemin yürürlüğe konduğu sıralardaki bize göre yanlış olan hususları şimdi düzeltmeye kalkmak teknik olarak mümkün değildir. Evet, serbest piyasa sistemini terk artık düşünülemez dedik. Çünkü yeni kurulacak hükümetin bu sistemin dışına çıkması demek faiz serbestisini terketmek, dövizdeki liberalliği kaldırmak, özelleştirmeyi daraltmak yahut ondan vazgeçmek, bunların sonunda da Batı dünyasından kopmaktır. Bunları yapmaya kalkmak ise bütün dünyanın globalleştiği bir devirde kendimizi yalnızlığa itmektir. Kanaatimizce bu geçersiz tabloyu benimseyecek hiçbir hükümet seçim sonucunda çıkan oy rakamlarına göre Türk Milletinin arzu ettiği bir hükümet olamaz. Başka bir deyimle böyle bir modeli ulusumuzun çoğunluğunun kabul etmesi mümkün değildir. Çünkü sonu çok acı olur. Bu günkü durumda geçmiş hükümetlerin icraatı sonunda ortaya çıkmış olan ekonomik bozuklukların sebebi serbest piyasa düzeninin yönlendirdiği faaliyetleri düzenleyen kararlarda bazı yanlışların ve eksiklerin bulunmasıdır. Bunların en başında kamu gelir ve giderleri arasında dengenin kurulmaması gelir. Denge kurulamayınca da gayet tabiidir ki geçmiş hükümetler giderlere kaynak bulmak için borçlanma yoluna gitmişlerdir. Hepimiz biliyoruz ki borçsuz bir maliye olmaz ama bu borcun milli gelire göre hesaplanan makul bir nisbeti vardır. İşte bizde bu nisbet, kamu gelirlerinin yetmezliği dolayısıyla zorlanmıştır. Dolayısıyla ülkemizde devlet borçları çoğalmış ve ekonomik gelişmemizde siyasi istikrarsızlığın sebep olduğu aksaklık sebebiyle yatırımlar azalmış işsizlik oranı yükselmiştir. Netice itibarı ile yeni hükümetin yapacağı ekonomik sistemi değiştirmek değil, mevcut sistemin işleyişini zora sokan yanlış ekonomik kararları düzeltmektir. Yanlışların ne olduğunu ve giderilmelerinin çarelerini, kurulacak hükümet; Maliye, Hazine, Merkez Bankası ve Devlet Planlamadan hemen öğrenebilir. Nitekim mesela biz Devlet Planlama Müsteşarı iken 1977 seçimlerini müteakip görevlendirilen Halk Partisi azınlık hükümetinin güvenoyu alamamasından sonra kurulan koalisyon hükümetine bir tedbirler paketi sunmuş ve bunun sonunda ekonominin düzeltilmesi için birçok kararlar alınmıştı. Tabii benzer misaller çoktur. Biz bunlardan birini verdik.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT