BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Manisa’ ya dikkat!

Manisa’ ya dikkat!

Geçen hafta bugün, Manisa Mesir Şenlikler’indeydim. 459 yıldan bu yana süregelen, müthiş bir gelenek...



Geçen hafta bugün, Manisa Mesir Şenlikler’indeydim. 459 yıldan bu yana süregelen, müthiş bir gelenek... Yavuz Sultan Selim’in annesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi Hafsa Sultan; çaresiz hastalığına Manisa’da şifa bulmuştu... Sultan Camii Medresesi’nin başına getirilen Merkez Efendi; 41 baharattan yaptığı macunla, Hafsa Sultan’ı sağlığına kavuşturmuştu. İşte, ünlü Mesir Macunu, o macun... Hafsa Sultan, kendisini sağlığına kavuşturan bu macunun, her yıl halka bedava dağıtılmasını emir buyurmuş. O günden bu yana, tam 459 senedir; emir yerine getiriliyor. Macunların camiden halka atılışı o kadar ilginç oluyor ki, görmeden anlatılamaz... Kazan başında dualarla imâl edilen özel macunu kapabilmek için, kimileri şemsiye açıp tersine tutuyordu... Protokol tribününde bulunan vali, belediye başkanı, kaymakam, ordu komutanı, üniversite rektörü, artık kim varsa; ya havalara sıçrıyor, ya yerlere kapaklanıyordu. Rütbe, mevki ya da başka ne ünvanları varsa; hepsini üzerlerinden atıyor, sade vatandaş oluyorlardı. Vali Muzaffer Ecemiş ve Belediye Başkanı Adil Aygül; ya havaya sıçrayarak ya yerlere kapaklanarak kaptıkları macunları, kahkahalarla birbirine gösterip, nispet yapıyorlardı. Yüzlerinde çocukça bir mutluluk vardı. Manzara, kesinlikle çok şirindi... Hiçbir Avrupa ülkesinde, neredeyse 600 yıla merdiven dayayan, böyle sevimli bir şenlik yok! Asırlar, tarihi mirasımın boynunu bükememiş... Hâlâ taptaze ve dipdiri... * * * Manisa’ya uzun zamandır gidememiştim. Ne kadar güzel... Ne kadar bakımlı... Ne kadar çiçekli... Ne kadar parklı olmuş! Sırtını Spil dağına vererek, önündeki Gediz ovasına huzurla yayılmış kent; doğayla iç-içe, onunla barışık. İnsanları cıvıl cıvıl... İnanır mısınız; kıro tipli bir tek kişiye rastlamadım. Akşam oldu mu; bu güzel insanlar, kendini şirin ve huzurlu kentin caddelerine bırakıyor... Nasıl bırakmasınlar ki... Belediye Başkanı Adil Aygül; kent merkezindeki tüm toprak alanı, sayısız çiçeklerle donatmış... Manisa renk cümbüşü... Zaten bu tür hizmetleri yüzünden, son seçimi bir daha kazandı. Helâl olsun. * * * Kentin tam merkezinde; “Ayn-ı Ali” adında bir kahvehane var. Ama sizin bildiğiniz; pis çuhalı masalarda pişpirik, okey, kumar oynanan kahvelerden biri değil. Dostluk ve muhabbet dergâhı gibi bir şey... Muhteşem bir iç dekorasyon... Duvarlar, masalar, sehpalar, dolaplar, raflar; tarihle barışık kentin şanına yakışır antikalarla dolu. Nargile keyfinin otantik merkezi... Buraya gelip de, “SULTAN ÇAYI” içmeden olmaz. Bu çayın içinde neler yok: Papatya... Yasemin... Zencefil... Ihlamur... Karanfil... Sinameki... Reyhan çayı... Ada çayı... Hatmi çiçeği... Tarçın kabuğu... Kuşburnu... Kuşdili... Oğul otu... Hepsi birden, ama hiç biri kimyasal değişime uğratılmadan, dövülmeden, doğranmadan aynı kapta demleniyor. Ee, 41 baharatla Mesir Macunu yapılan yerin çayı da; şanına uygun olacak. Sultan Çayı’nda tam 14 nebat var. Şeffaf altın sarısı görünümü, bir harika... Lezzeti doyumsuz... Raconu; şeker atarak içmek değil, bal katarak içmek! 115 yıldır ve 3 kuşaktır aynı aileden yönetilen Ayn-ı Ali; temiz işletmeciliği, tarihi mekanı, otantik dekor anlayışı, ud ve ney meşkleri, muhabbeti, Sultan Çayı ile geçmişimizden bize sunulan yaşayan bir armağandır. * * * Mesir Şenlikleri’nde spor da vardı. Türk Standartları Enstitüsü’nün Manisa Bölge Müdürü Mustafa Karaman; kişisel çabası ve inadıyla, şenliğe bir futbol turnuvası sokturmuş... Nazlananlar olur diye, kendi kurumunu da sponsor yapmış! Üstelik her yıl, geleneksel olarak devam edecek. Turnuvanın ilk yılına, 4 grupta 20 takım katıldı; 200’ü aşkın futbolcu mücadele etti. Kurumundaki ve çevresindeki spor aşıkları ile beraber; turnuvaya göz nuru, alın teri döktüler. Şeref Konuğu olarak katıldığım ve başlama vuruşunu yaptığım final maçında; kendi kurumu olan TSE’nin Ankara’dan gelen Genel Müdürü Yılmaz Arıyörük ve Manisa’nın tüm protokolü vardı. Anlayacağınız; final maçı, bölge için tam bir final oldu. * * * TSE, yani Türk Standartları Enstitüsü; yapılan özel bir törenle Mesir Macunu’na “Garanti Belgesi” verdi. Aynı garanti belgesini; spora katkısı nedeniyle, ben de TSE’ye veriyorum. Manisa’yı etkin ve şirin bir belde yapanları... Futbol turnuvası düzenleyenleri... Bale ve tiyatro gibi ciddi sanat etkinliklerine de gereken önemi verenleri... 459’uncu yılına dayanan Mesir kültürünü yaşatanları... Kutluyor, öpüyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT