BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Her canlı ölümü tadacaktır. Sabahat EMİR

‘Her canlı ölümü tadacaktır. Sabahat EMİR

İstanbul Büyükşehir Belediyesince yeniden düzenlenen Zincirlikuyu Mezarlığı'nın giriş kapısının üstüne Türkçe harflerle herkesin görebileceği şekilde bu ayet-i kerime meali yazılmış: Her Canlı Ölümü Tadacaktır.



İstanbul Büyükşehir Belediyesince yeniden düzenlenen Zincirlikuyu Mezarlığı'nın giriş kapısının üstüne Türkçe harflerle herkesin görebileceği şekilde bu ayet-i kerime meali yazılmış: Her Canlı Ölümü Tadacaktır. Şehrin en işlek caddesinde, trafik keşmekeşinde bir yerlere bir an önce yetişme telaşında strese girmişseniz, yüreğinizde birileriyle iç hesaplaşmaların sonucu dağ gibi biriken öfkeyle boğuşuyorsanız veya derin kaygılar, karamsar düşüncelerle dalgın dalgın yoldan geçiyorsanız; ya da uçuk kaçık hallerde nefsiniz peşinde koşturuyorsanız bu yazıyı okuduğunuzda bir an duraklarsınız. Hızlı çekimde bir karenin aniden dondurulması gibi... Siz, bir an görünmez bir girdaba düşmüş gibi bocalarken, derununuzda bir yerlerde Candan Erçetin'in pek duygulu bir tarzda seslendirdiği; hayatın tek gerçeğinin ölüm olduğunu vurgulayan şarkının plağı hafiften hafiften dönmeğe başlar. Evet, hayatın tek gerçeğidir ölüm... Bunu bir anlık idrakle, telaş da anlamını yitirir, öfke de, üzüntü de, heves de... İşte o idrak noktasında takınılan tavır çok önemlidir. Ya korkudan tir tir titreyerek kaçacak delik ararsınız, ya isyanları oynarsınız, ya inkar batağına saplanırsınız, ya da tefekkür kapısına dayanırsınız... Bazı köşe yazarları bu yazı moral bozuyor diye kıyameti koparıp kaldırılmasını istemişler. Ama neylersiniz; bu, Allah'ın hükmü... Değişmez bir yasa... İnsanların sürekli olarak bilinç altına ittikleri, karşılarına alıp da yüzleşmeğe cesaret edemedikleri bir olgudur, bir korku yumağıdır ölüm... Ondan yüz çevirmekle, kaçmakla ziyanda olmaktan öteye geçemiyorsunuz. Ne kadar kaçsanız da ölüm oradadır. İnsana hem çok yakın, hem çok uzak, beklemektedir... Bence insanoğlunun sağlıklı bir ölüm düşüncesi yoksa sağlıklı ve huzurlu bir hayat tarzı da olamaz. Ölümle yüzleşmeyi; onunla uzlaşmayı, onu anlamayı ne kadar erken gerçekleştirirsek hayatın ve aldığımız her nefesin kıymetini daha iyi kavrar, kaygılardan ve karamsarlıklardan sıyrılırız. İslam dininin "şiirsel yorumu" olan tasavvuf ölümü munisleştirir, hatta güzelleştirir. Hz. Mevlana'da ölüm, sevgiliye (Allah'a) kavuşmadır. Yunus Emre'ye göre nur-ı ilahidir. Ölümü anlamak tefekkür gerektirir. Tefekkür için de olgunluk ve bilgelik... Ama bizimki gibi gittikçe kör cehaletin sığ sularına itilip duran bir toplum için bunlar, elde etmesi gittikçe zorlaşan kazanımlardır. Ben bu ayet-i kerimenin tam yerine yazılmasını kör cehaletten ve gaflet uykusundan sıyrılmak için bir uyarı olarak değerlendiriyorum. Hurafelerden, tüm korkulardan sıyrılarak; bilginin ve vicdanın aydınlığında ölümü anlayabilecek, ondan sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir ömür için ders alabilecek olgunluğa erişmemizi diliyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT