BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zebari ve zurnanın son deliği!..

Zebari ve zurnanın son deliği!..

Barzani’nin eski sözcüsü, Irak’ın da sözde yeni dışişleri bakanı Hoşyar Zebari, hiç de hoş olmayan laflarla işe başladı...



Barzani’nin eski sözcüsü, Irak’ın da sözde yeni dışişleri bakanı Hoşyar Zebari, hiç de hoş olmayan laflarla işe başladı... Kendisini bu göreve getiren belirleyici güç, yani -amiyane tabiriyle- esas patron Amerika, Türkiye’nin Irak’a asker göndermesi için her gün yeni bir ricacı heyet gönderirken, dahası Savunma bakanı Rumsfeld, “Irak’ta herkes gönderdiği asker miktarı kadar söz sahibi olur...” diyerek adeta açık arttırmaya giderken Zebari tam tersine ve de haddini aşan sözlerle ayrı telden çalıyor! Ona göre başta Türkiye olmak üzere komşu ülkelerin hiçbirisi Irak’a asker göndermemeli imiş. Çünkü bu ülkeler kendi siyasi gündemlerini oraya taşıyabilirlermiş ve bu durumu daha da karıştırırmış... Zebari “Türk askeri istemiyoruz!” derken tabii ki, sahibinin sesi görevini ifa ediyor. Herhalde kendisini hâlâ Barzani’in dış ilişkiler sorumlusu zannediyor ve o kimlikle de, Türkiye’nin Kuzey Irak’taki varlığından rahatsız olduğunu söylüyor. Bugünkü etiketi “dışişleri bakanı” olsa da, Zebari gerçekte zurnanın son deliği mesabesinde. Irak’ta bugünkü yönetimin de, o yönetimde yar alan temsilcilerin de hakikatte Irak halkını temsil etmekten uzak, ismi üzerinde “GEÇİCİ” ve ipleri başkasının elinde bulunan bir heyet olduğunu tekrarlamaya gerek var mı? ABD’nin sırf kendisine bir müttefik unsur oluşturmak için, potansiyellerinin çok üstünde, (Kürtlere beş bakanlık, nüfusu onlar kadar olan Türkmenlere göstermelik kabilinden sadece bir bakanlık verilmesi gibi...) imkan ve yetki verdiği KDP ve KYB’nin başkanları Barzani ve Talabani de, işgalci süper güce yaranmak için amansız bir yarış içinde. Baksanıza Talabani bir adım öne geçebilmek için, Saddam rejiminin başbakan birinci yardımcısı ve kürt asıllı Taha Yasin ramazan’ı, bileklerinde derin yara izleri bırakacak şekilde derdest edip Amerikalılara teslim etti. Malum ikilinin gözü şu sıralar ABD’den başka kimseyi görmüyor. Oysa düne kadar her ikisi de Türkiye’nin kendilerine verdiği pasaportla seyahat edebiliyordu... Birbirlerinin gırtlaklarına sarıldıklarında da, kavgalarını ayırmak için Türk askerini bizzat kendileri Kuzey Irak’a davet etmişti. Talabani tarafından bertaraf edilmek istenirken, hayatını kurtaran Türkiye’yi ve Türk askerini, aynı Barzani’nin sözcüsü Zebari bu defa “istemezük” diye karşı çıkıyor. Barzani-Talabani ikilisinin bu yanar döner politika ile nereye varacakları meçhul olsa da, şimdiki halde ABD marifetiyle etkili oldukları aşikar. Dolayısıyla Türkiye’ye karşı tavırları da önem arzediyor. Tabii bu ilk defa olmuyor. Daha önce Zebari’nin patronu Barzani ve onun amansız rakibi Talabani, çeşitli vesilelerle Türk askerini istemediklerini dışavurmuşlardı. Ama buradaki incelik, Zebari’nin bütün Irak adına konuşuyor olması... Bu noktada Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün ikazı çok yerinde olmuştur. Tartışmalı da olsa, Zebari sadece Kürtlerin değil, bütün Irak’ın “dışişleri bakanı” olduğuna göre, düşünüp taşınıp öyle konuşmalıydı ve böyle yersiz çıkışlarla ortalığı karıştırmamalı idi... Diğer taraftan ABD de, kendi politikasıyla taban tabana zıt olan Zebari’nin bu sözlerine karşı bir tavır belirleyecektir elbet. Kimin sözü geçerli? Zebari’nin mi, yoksa Amerikanın mı? Bu çelişkinin izahı için Türkiye tarafından ABD’ye resmen başvurulmuş durumda. Bakalım, Zebari ABD ile farklı telden çalmaya devam edecek mi? Zurnanın son deliği de olsa, aykırı ses çıkarması herhalde kabullenilemez. Zira, Akordun bozulması düzeltilebilir ama, hesaplar bir kere daha bozulursa bu defa Bağdat’tan ric’at başlar!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108594
    % -0.02
  • 3.4937
    % -0.05
  • 4.1108
    % -0.52
  • 4.4876
    % -0.5
  • 144.69
    % -0.36
 
 
 
 
 
KAPAT