BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yine gergin başladı

Yine gergin başladı

Din devleti YARGITAY Başkanı Eraslan Özkaya, “Sınırsız din ve vicdan özgürlüğü adına devleti devre dışı bırakmak isteyenlerin uzak amacı önce anarşi, sonra da teokratik devlet düzeninden başka bir şey olamaz” dedi. Çok çirkin! ÖZKAYA’ya cevap Erdoğan’dan geldi: “Çirkin ve olumsuz bir yaklaşım. Din özgürlüğünü savunurken, kimsenin din devleti kurma hayali yok. Bunu sürekli pişirip pişirip ülkenin gündemine taşımanın gereği yok.”



Her yıl olduğu gibi bu dönemki Adli Yıl Açılışı tartışmalara neden olan konuşmalarla başladı. Yargıtay Başkanı Özkaya’nın “sınırsız din özgürlüğü” konusundaki konuşmasına Başbakan Erdoğan’dan sert cevap geldi. ANKARA - Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, sınır ihlallerine dur demesi gerektiğini ifade ederek, “Özgürlük başkasının özgürlüğü ile sınırlandırılırsa haklılık kazanır. Aksi halde, kuvvetli zayıfın, çoğunluk azınlığın din ve vicdan özgürlüğünü gasp edecektir. Devlet bu anarşiye seyirci kalamaz. Sınırsız din ve vicdan özgürlüğü adına devleti devre dışı bırakmak isteyenlerin uzak amacı önce anarşi, sonra da teokratik devlet düzeninden başka bir şey olamaz” dedi. 2003-2004 Adli Yılı, Yargıtay’da yapılan törenle başladı. Yargıtay Başkanı Özkaya, konuşmasında, yeni Adli Yılı’nın hayırlı olmasını ve yargı yönünden başarılı geçmesini diledi. “İsterdim ki, bu konuşmam önceki adli yılların açılış konuşmalarından farklı olsun” diyen Özkaya, bu adli yıla, devlete değil bireye evrensel nitelikleriyle öncelik tanıyan, laik, çoğulcu, katılımcı, özgürlükçü demokrasinin tüm kurum ve kuruluşlarını hayata geçiren, çağdaş yeni bir anayasa veya en azından böyle bir anayasanın hazırlık çalışmalarıyla başlamayı istediğini söyledi. Anayasa’ya paralel olarak diğer yasalarda da değişiklik yapıldığını görmenin hazzını yaşayarak yeni adli yıla girmek isteyeceğini ifade eden Özkaya, ‘’İsterdim ki sanki toplumun değişmez kaderi haline gelen vurgun ve yolsuzluk bataklığının kurutulması, işsizliğin, yoksulluğun azaltılması için gerekli ve etkin önlemler alındığının, yargının önünün açıldığının kıvancına varalım” dedi. 82 Anayasası değişmeli Türk hukukunda iyileştirme ve değişmenin çok ağır işlediğini, uslararası hukuka ayak uydurmakta ve uyum sağlamakta geç kalındığını savunan Özkaya, “Aldığımız yasaların birçoklarının asılları, batı ülkelerinde tamamen veya kısmen değiştirilmiş bulunmaktadır” dedi. Aksayan ve eskiyen yasaların değiştirilmesi gerektiğini, düzeltilmesi, değiştirilmesi hatta yenilenmesi gereken yasaların başında Anayasanın geldiğini ifade eden Özkaya, “Tepkisel felsefeyle ve otoriter devlet anlayışıyla hazırlanmış bu anayasada yer yer yapılan değişikliklerle ancak sınırlı iyileştirmeler sağlanabileceği, değişim istek ve çabalarının sona ermeyeceği göz önünde tutularak Türkiye’de pek çok sorunun kaynağını oluşturan 1982 Anayasası tamamen değiştirilmeli, sadece bugünün değil, yarınların da ihtiyacını ve toplumun beklentilerini karşılayacak, çağın evrensel değerleriyle bütünleşecek yeni bir anayasa kabul edilmelidir” diye konuştu. Özkaya, “Doğal mahkeme kuralına aykırı bulunan Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılmalı, görevleri ağır ceza mahkemelerine devredilerek ağır ceza mahkemeleri arasında iş bölümü esası getirilmelidir” dedi. Devlet anarşiye seyirci kalmaz Laik düzende devletin, tarafsız ve herkese eşit uzaklıkta olduğunu, ancak sınır ihlallerine dur demesi gerektiğini ifade eden Özkaya, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Özgürlük başkasının özgürlüğü ile sınırlandırılırsa haklılık kazanır. Aksi halde, kuvvetli zayıfın, çoğunluk azınlığın din ve vicdan özgürlüğünü gasp edecektir. Bu hazin sonucu, tarihin tekrarı hep göstermiştir. Devlet bu anarşiye seyirci kalamaz. Sınırsız din ve vicdan özgürlüğü adına devleti devre dışı bırakmak isteyenlerin uzak amacı önce anarşi, sonrada teokratik devlet düzeninden başka bir şey olamaz. Devletin, dokunulamaz özgürlük bahanesiyle, bir kesimin din ve vicdan özgürlüğünün yok sayılmasına, zedelenmesine seyirci kalması, varoluş nedenine ters düşer. Ne pahasına olursa olsun, sınırsız din ve vicdan özgürlüğü isteyenlerle, İslami devlet kurma heveslilerinin aynı amaçta birleştikleri kuşkusuzdur. Kavram kargaşası oluşturularak veya insan hak ve özgürlüklerinden, demokrasiden söz ederek, laik düzen hakkında zihinleri bulandırmak, din ve vicdan özgürlüğü ihlallerine zemin hazırlamaktır.” İrticanın, demokratik, laik, çağdaş düzene karşı sürekli bir tehlike olma niteliğini koruduğunu belirten Özkaya, “İrtica en ileri din olan yüce İslam dininin yozlaştırılmasıdır. İrtica, aydınlanmaya ve öğrenime gerekli önemin verilmesi, yasaların kararlılıkla uygulanması, zamanın koşullarına ve evrensel ilkelere göre gerektiğinde yeni yasaların yürürlüğe konulmasıyla önlenebilecektir” diye konuştu. Takdir ediyoruz Son dönemlerdeki meclislerin ve hükümetlerin insan hak ve özgürlüklerine daha geniş bir boyut ve anlam kazandıran ve güvence veren başarılı çalışmalarını, özellikle AB uyum yasaları yönünde gösterdikleri üstün gayretlerini, Çek Yasası, İş Yasası, İcra İflas Yasasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa, Adalet Akademisi Yasası gibi yasaların kabul edilmesini takdirle karşıladıkları ve alkışladıklarını ifade eden Özkaya, “Meclis Komisyonlarında görüşülmekte olan yasa tasarılarını biliyoruz. Ne var ki, kimi yasaların değiştirilip yenilenmesine, iyi niyetli çabaların sürdürülmesine rağmen ulusumuzun istediği ve hak ettiği konumdan çok uzaktayız” dedi. “Sözüm iktidara değildi” Yargıtay Başkanı Özkaya, adli yılın başlaması dolayısıyla Devlet Konukevi’nde bir resepsiyon verdi. Adli Yıl açılış töreninde yaptığı konuşmanın iktidara yönelik olmadığını ve genel konuştuğunu ifade eden Özkaya, ‘’Polemiğe girmem, benim konuşmam hukuki ve bilimsel. Ben hakim ve hukukçu sıfatıyla konuştum’’ dedi. Özkaya, Başbakan Erdoğan’ın cevabına ilişkin olarak da ‘’Kendi takdiridir’’ ifadesini kullandı. Sezer: Yargı bağımsız olmalı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 2003 - 2004 Adli Yılı’nın açılışı dolayısıyla, Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya’ya görderdiği mesajda Türkiye’nin cumhuriyetle birlikte başlattığı çağdaş dünya ile bütünleşme ve demokratikleşme sürecinin başarıya ulaşması için, hukuk devleti ilkesinin kurum ve kurallarıyla eksiksiz biçimde yaşama geçirilmesi çabalarının kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini kaydetti. Mesajında, hukuk devleti ilkesinin, insanlığın elde ettiği en önemli kazanımlardan biri olarak ülkelerin çağdaşlaşma sürecinde belirleyici rol oynadığını vurgulayan Sezer, bugünün evrensel değerleri arasında yer alan hukuk devletinin, kurumları ve kurallarıyla çağdaş demokratik rejimlerin temel özelliklerinden olduğunu belirtti. Sezer, yargı erkinin yürütme ve yasama erkinden bağımsız, özgür ve güvenceli olmasının, her türlü baskıdan ve siyasal karışmalardan uzak biçimde çalışmasının, hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkesinin gerçekleştirilmesi yönünden temel bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT