BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İçimize sinen saçmalıklar

İçimize sinen saçmalıklar

Okullar açılıyor ya... Sevgili ülkemin artık taşıyamaz hale geldiği borçlarına, sıyrılmakta zorlandığı dış siyasi baskılara rağmen, "geleceğimiz" konulu nutuklarla, eğitimin önemine işaret edeceğiz koro halinde...



Okullar açılıyor ya... Sevgili ülkemin artık taşıyamaz hale geldiği borçlarına, sıyrılmakta zorlandığı dış siyasi baskılara rağmen, "geleceğimiz" konulu nutuklarla, eğitimin önemine işaret edeceğiz koro halinde... "Çocuklarımız; yarınlarımız..." Laf doğru ama doğruluğunun gereğini yerine getiren yok ve hatta umursayan yok. Hükümet, ilköğretim için kitapları "bedava" sunma cömertliğiyle radikal bir iyi niyet gösterisi yaptı. Diğer taraftan her sene tekrarlanan "bağış mecburi değil" teraneleri, bunun aksini gözler önüne seren gazete ve televizyon haberleri... Ve asıl hazin olan, birtakım suiistimallere rağmen, okulların bu bağışlara mutlaka ve ama mutlaka ihtiyaç duyduğu... Bağışlar olmasa birçok okulun kışın ortasında, çocukları ısıtacak imkanı yok... Ama ben daha basit olan, basit olduğu kadar da anlamsız, kıyafet mecburiyetinden bahsetmek istiyorum... Erkan Mumcu aslında bayağı ümitlendirmişti ama gerisi gelmedi ve kıyafet mecburiyeti hâlâ devam ediyor. Tek kalemde kaldırılacak bir iş ve Türkiye bu çağdışı yükten kurtulacak... Niye olmuyor pekiyi? Efendim, alan var alamayan var; herkes istediği gibi giyinirse çocuklar arasındaki sınıf farkı ortaya çıkacak ve psikolojileri bozulacak... Hadi canım... Gündelik hayatta herkes durumunu kabullenmiş ve gül gibi geçinip gidiyor işte... Ama ortada ciddi bir sektör var... Mesele budur. Özel okulların abartılı kıyafetlerinde dönen durum kolayca anlaşılabilir zaten. Okul yetkilileri ile konfeksiyoncular arasındaki pazarlık çoktan bitti... Hatta devlet okullarının bile bazıları, klas görünüm, okulun prestiji endişesiyle, kıyafet açısından özel okulları zorluyor. Ruhumuzda var "tek tip" adam yetiştirmek ve "hizaya sokmak"... Bırakın isteyen istediğini yapsın... Olmaz. Bin türlü gerekçeyle "Olmaz!"lananların rantıdır aslında tek engel... Ve bir şey daha... Uzmanlar, öğretmenler, müdürler her fırsatta öğrencilerin sağlıklı beslenmesinden bahsederler... Ama yetkili oldukları okulların kantininde çocukların metabolizmalarını zorlayacak her türlü lüzumsuz gıda satılır... Çünkü kantinler de gelir kapısıdır; ihale edilir vs... Kola, cips, şekerleme, teneffüslerde öğrencilerin hizmetindedir. Sağlıkta, sağlıklı bir denetim, kararlılık, "tek tip"lik tercih edilmez nedense... Evet... Hükümet -ne iyi- bir adım atmış, kitaplar bedava... Bırakın çocuklar da istediği gibi giyinsin... Vatandaş rahat bir nefes alsın... Çok mu zor? Değil... Ama böyle idare edip gidiyoruz işte... Üç beş gün sonra okullar açılır... Birkaç hafta sonra herşey unutulur... Mevsimlik muhabbetler bunlar. İçimize siner nasıl olsa...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT