BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Selam verdim sağa sola

Selam verdim sağa sola

Belki çok kimsede zaman zaman olur.. Her şeyden nefret etmek gibi.. Bana ne, bize ne gibi. Çocukken nemelazımcılığın iyi birşey olmadığını söylerlerdi.



Belki çok kimsede zaman zaman olur.. Her şeyden nefret etmek gibi.. Bana ne, bize ne gibi. Çocukken nemelazımcılığın iyi birşey olmadığını söylerlerdi. Ben nemelazımcılığı da aştım. Olumsuz bir şey gördü mü “daha beter olsun” demek geliyor içimden. Her şey iyice dibe vurmadan nasıl temizlenip düze çıkacağız. Allahtan eskisi kadar yırtık davul tıngırdatan yok. Türk eğitim sistemi, yüce Türk adaleti, yüce düzen, yüce kalkınma.. bölge devi, istikrar, jeopolitik önem.. Azimliyiz, kararlıyız, düşmanları ezeriz, emekli olunca yüzeriz, gezeriz.. Bi yola çıkarsak nerelere kadar gideriz tıngırtısı bitti. Şimdi akan kokan kurumlar var, nerede bir taşı ya da tıpayı oynatsan şoooorrr boşalıyor. Birbirimize yalan söylemek için fazla bir gerekçemiz de kalmadı ama bu sanal dünyadan öbür tarafa bir türlü geçemiyoruz. “Kralım atınız öldü “diyecek bir babayiğit yok. Örtülü bir düzen var.. Bu düzene sahiplik ederek geçinenler.. Boşluğundan geçinenler var.. Yalakalık ederek geçinenler var.. Karşı görünerek geçinenler var. İmkansızlıktan ezilenler var.. Sadece ekonomik konuları normal insanlar gibi konuşabiliyoruz. Ölçülebilir olduğu için.. Martavala fazla yer yok.. Devlet sırrı da yok.. Borç belli, milli gelir belli, üretim belli, açık belli, alınan belli, satılan belli.. Belli olmayan konular vatan millet işleri.. Yani hâlâ laf yuvarlayarak geçinme imkanı olan konular.. Bu konularda kayıt altına altına alındığı zaman, nereye ne gittiği ve ne için gittiği bilinmeden kaynak bulunamadığı zaman hukukun, adaletin, itibarın anlamı değişir. El pençe divan durulacak yerler de.. Bizde öyle şeyler olmaz Anlaşılan bu 28 Şubat daha çook konuşulacak da sonu nerede bitecek acaba? Bu ülkede 27 Mayıslar, 12 Martlar, 12 Eylüller oldu.. Hepsinin hatıraları yayınlandı. Hiçbirinde post-modern darbe denilen 28 Şubat’ın üslubu yoktu. Adamlar M. Altan’ın bir yazısına kızmış, gazetesini arayıp, “Söyleyin o adama makatına süngüyü takar kışlalarda dolaştırırız” demişler. Zamanın İçişleri Bakanına haber göndermişler: “Söyleyin o kadına bakanlık binasının önünde yağlı kazığa oturturum” Peki bütün bunları niye yapmışlar? Daha ilginci şu: Bu konular anlatılırken hiçbir yalanlama, tepki, öyle değildi böyleydi diyen yok. “Dönemin ikinci başkanı Genelkurmay Başkanının yakasına yapışmıştı” denilince iki taraftan açıklama geliyor: “Bizde öyle şeyler olmaz” Madem böyle şeyler olmuyor dert edecek bir şeyimiz yok, demektir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT