BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Boşver Zebari!

Boşver Zebari!

Ben adam eğitmek diye buna derim. Ağzımız o kadar alışmış ki, Irak’ın geçici Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari’den sözederken bile Kürt demeye korkuyoruz..



Ben adam eğitmek diye buna derim. Ağzımız o kadar alışmış ki, Irak’ın geçici Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari’den sözederken bile Kürt demeye korkuyoruz.. Ağız alışkanlığı, adama Kürt kökenli Türk dedim.. Malum bizde uzun yıllar Kürt olmadı, taa 90’lara kadar Kürt kökenli Türk kardeşlerimiz vardı ya..bilimsel çalışmalarla onların Türk olduğunu bile ispat etmiştik. Hatta: “Dağlık bölgelerde yaşıyorlar..Karda yürürken kart kurt sesleri çıkardıkları için onlara Kürt deniyor” tezi de öyle sıradan insanlara ait değildi. Kayıtlara girmişti ve psikolojik harp birimi her ülkede var, bre gafiller diyen büyüklerimizin teorisiydi.. Neyse..konu dağıldı. Söylemek istediğim şuydu: Irak’tan sözederken hep öcü kelimeler ister istemez devreye giriyor. Misal: Sünni Araplar var, Şii Araplar var, Şii Türkmenler var, Sünni Türkmenler var, Sünni Kürtler var. İlkelerimizi zedelemeden işi hangi tarafından tutup ne tarafa çekeceğiz. Çekemiyoruz da zaten..Ne istediğimiz ne istemediğimiz çok net anlaşılmıyor..Biraz ima, biraz naz, biraz tereddüt yuvarlanıp gidiyoruz. Keşke Irak’ta da Kürt olmasaydı. Kürt kökenli Araplar olsaydı, Zebari de Kürt kökenli Dışişleri Bakanı olsaydı. Bizde de Kürt kökenli dışişleri bakanları oldu. O zaman daha sıcak ilişkiler kurabilirdik. İtiraz noktamızı anlayamıyorum. Geçici meçici adam Dışişleri Bakanı ve bir açıklama yapıyor. Asker istemiyoruz, diyor. Bizim itirazımız adamın geçiciliğine mi, Kürtlüğüne mi, açıklamasına mı? Susturun şu adamı, demişiz de. İnadım inat Danıştay Başkanı Adli yılın başlaması münasebetiyle verilen resepsiyonda, “Hukukla inatlaşma olur mu?” demişti. Kastettiği şuydu: Milli Eğitim bakanlığı imtihanla tespit edeceği onbin fakir öğrenciyi özel okullarda okutmak istiyordu. Bu karar ilkinde Cumhurbaşkanına takıldı, sonra iki sefer Danıştay’a.. Danıştay’ın da Anayasa Mahkemesinin de 70’li yıllarda çok ilginç kararları var. Bunları gerekçeleriyle bir derleyen olsa ilgi çeker zannediyorum. Yabancı sermaye hakkında kararı vardır yüksek mahkemenin.. Anayasa mahkemesi uygun görmemiştir mesela..Özel akademilerin kapatılması veya devletleştirilmesi ile ilgili kararlar..Özal zamanında yabancılara mülk satışını düzenleyen kanunun iptaliyle ilgili gerekçe..O da çok güzeldi: İstiklal marşımızda: “Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı” deniliyor. Bu marş anayasamızda yer aldığına göreyle..başlayan bir gerekçe. Yine 80 öncesi her iktidar döneminde görevden alınan bürokratların acil Danıştay kararları ile geri dönmesi..Bunları alt alta sıralayınca ilk akla gelen hukuk olmuyor. Açık arttırma Korkut Özal, İstanbul Belediye Başkanlığı için, “Üç bakanlığa denk” demiş. Ben de açık arttırmaya katılıyor ve bu hizmet makamının en az beş bakanlığa denk olduğunu söylüyorum.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT