BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Büyüme neden şaşırttı?

Büyüme neden şaşırttı?

Açıklanan ikinci çeyrek büyüme rakamları, tahminlerin bir hayli altında çıktı. Analistler son dönemde bir türlü isabetli tahmin yapamıyorlar. Faiz oranlarını yüksek tahmin ediyorlar, düşük gerçekleşiyor. Büyümeyi yüksek tahmin ediyorlar, tutmuyor.



Açıklanan ikinci çeyrek büyüme rakamları, tahminlerin bir hayli altında çıktı. Analistler son dönemde bir türlü isabetli tahmin yapamıyorlar. Faiz oranlarını yüksek tahmin ediyorlar, düşük gerçekleşiyor. Büyümeyi yüksek tahmin ediyorlar, tutmuyor. Burası Türkiye, haliyle tahminlerin tutması da bilgiden ziyade şansa bağlı kalıyor maalesef. Ekonomisinin yarısı kayıtdışı olan, yani herhangi bir yere bilgisi kaydedilmeyen bir ülkede hangi veriye dayanarak yapılan tahmin isabetli olabilir ki ? Bazı sektörlerde resmi ve fiili üretim rakamlarının bire on düzeyinde fark ettiği söyleniyor. Her neyse konuyu dağıtmayalım. Nisan-Haziran döneminde GSYIH’nın, yani ekonomimizin yüzde 3,7 büyüdüğü açıklandı. Oysa ilk çeyrekte yüzde 6,5 büyümüştü ekonomi. Üstelik Irak krizinden dolayı herkes tedirgindi, bekliyordu. Tüketim çok azalmıştı. O zamanki büyüme oranı bir hayli şaşırtmıştı herkesi. Analistler, savaşın erken bitmesiyle canlanan tüketimi, Irak’a yönelik sınır ticaretini, düşen faizleri, artan ihracatı gözününe alarak, ikinci çeyrekte de büyümeyi yüzde 5,5 - 6 düzeyinde bekliyorlardı. Ama yine tutmadı. 2002 yılı ve 2003 ilk çeyrekteki büyüme oranının yüksekliği stok artışına bağlanmıştı. Yani tüketim artmamasına rağmen ekonomi büyüyor, zira sanayici ürettiğini stoklarına ekliyordu. Reel faizin bu derece yüksek olduğu bir ülkede, sanayici sermayesini neden stoklara bağlasın anlamak zor. Dolayısıyla büyüme stok artışından kaynaklanıyor iddiası o zaman bana hiç inandırıcı gelmedi. Hala aynı kanaatteyim. Bunun başka bir izahı olmalı. Belki ekonometrik modellerde, yani ölçüm tekniklerinde bir düzeltme yapılması gerekiyor, veya kayıtdışı ekonominin büyüklüğü yüzünden sağlıklı büyüme yapılamıyor. Mesela bir sanayici, ilk çeyrekte ürettiği malın tamamını faturalıyor, fakat ikinci çeyrekte üretiminin yarısını faturasız satıyorsa, büyüme rakamına katkısı negatif olur. Esasen, gerçek üretim miktarında değişiklik olmamakla birlikte, ikinci çeyrekteki üretimi kayıtlara geçmemiş durumdadır. Yani teknik olarak yok sayılmaktadır. Oysa, reel ekonomiye bir katma değeri olmuştur üretiminin. Tabii bu sadece bir varsayım. Şu da bir gerçek ki, kayıtdışının bu derece yaygın olduğu bir ülke ekonomisinde, ekonomik büyüklükleri tam ve sağlıklı bir şekilde ölçmek neredeyse imkansızlaşıyor. Dün gazetelerde Maliye Bakanlığının kayıtdışı ekonomiye çözüm amaçlı planı ayrıntılı olarak yazıldı. Eğer lafta kalmaz da başarabilirlerse tek kazanç vergi gelirini artırmak olmaz, ülke ekonomisi de gerçeği yansıtan doğru bilgilere dayanarak ölçülür.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT