BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hasret Yağmuru - 23 / “Ben şimdi onun gönlünü alırım...” / Seçkin Başkan

Hasret Yağmuru - 23 / “Ben şimdi onun gönlünü alırım...” / Seçkin Başkan

Çok yakın bir ahbaplarının kızı olan Olcay hanımla evlendiği zaman otuz iki yaşındaydı. Birkaç sene çocukları olmamıştı. Daha sonra Selda dünyaya gelmişti. Enver beyin varı yoğu bir kızı vardı artık. Onu elinden geldiğince şımartmıştı...



Enver bey hayatından memnun bir şekilde ceketini giydi: - Büyümesin, o benim gözümde hiç büyümüyor zaten. Uzun boylu, yeşil gözlü, oldukça yakışıklı bir adamdı. Geçen ayın üçünde elli üç yaşını bitirmişti. Fransa’da okumuş, okulunu bitirip dönünce babasından kalan fabrikanın başına geçmişti. Daha sonra babasını kaybetmiş, annesi ile birlikte yaşamaya başlamıştı... Çok yakın bir ahbaplarının kızı olan Olcay hanımla evlendiği zaman otuz iki yaşındaydı. Birkaç sene çocukları olmamıştı. Daha sonra Selda dünyaya gelmişti. Enver beyin varı yoğu bir kızı vardı artık. Onu elinden geldiğince şımartmış, her istediğini daha ağzından çıkmadan yerine getirmişti. Lise çağlarına geldiği zaman altına arabasını almış, özel okullarda okutmuştu. Başarılı bir tahsil hayatı olmuştu Selda’nın. Sınıflarını hep iftiharla geçmiş, mimar olmaya karar vermişti. Üniversite imtihanlarına özel öğretmenlerle hazırlanmıştı. Sonunda Teknik Üniversiteyi kazandığı zaman Enver bey kızına bir pırlanta bir set hediye etmişti. Olcay hanım ise, sert, otoriter görünüşlü, iyi bir ailenin kızıydı. Enver beyin kendisiyle evlenmek istediğini öğrendiği zaman itiraz etmemişti. Yakın dostlarının bu yakışıklı oğullarını her zaman beğenmişti. Zamanını genellikle kendileri gibi kalbur üstü, varlıklı ailelerin bireyleri olan arkadaşlarıyla geçirirdi. Onlarla birlikte toplantılara katılır, sosyal faaliyetlerde bulunurdu. Hesapsızca para harcardı. Her sene kocasıyla birlikte mutlaka bir Avrupa seyahatine çıkar, gardırobunu yeniler, gezerdi. Hayatından memnundu. Bütün isteği, kızını da iyi bir aile çocuğuyla evlendirmekti. Kızına oldukça düşkündü. Bu gece de yine aile dostlarının düzenlediği bir toplantıya gidiyorlardı karı koca. Olcay hanım hazırlanmıştı. Saatine bir kez daha baktı. Neredeyse yedi buçuk olmak üzereydi. Küçük adımlarla pencereye doğru yürüdü. Bir bahçe içinde, iki katlı, müstakil bir evde oturuyorlardı. On sene önce yaptırmıştı bu evi Enver bey. Bir emektar hizmetçileri vardı. Sürekli yanlarında kalır, en alt katta, mutfağın yanındaki hizmetçi odasında yatardı. Olcay hanım, eliyle cama siper yaparak dışarıya dikkatle baktı. Tam bu sırada bahçeden içeriye süzülen ışığı görüce biraz kızgın, söylendi: - Geldi hanım efendi. Saatten haberi yoktur eminim. - Söylenme kıza. Geldi işte. Kadın kocasına biraz sitemkâr baktı: - Ne kadar genişsin Enver, şaşıyorum sana. Bu sırada adeta şakıyarak girdi içeriye Selda. Önce babasının yanağına bir öpücük kondurdu, sonra annesine döndü, şımarık bir tavırla: - Kraliçem kızmış bana, belli oluyor, ama ben şimdi onun gönlünü alırım. - Tabii ki kızdım, saate baksana, evden gideceğimizi de biliyorsun. Selda annesinin sözlerini yarıda keserek öpücüklere boğdu onu. Olcay hanım sonunda gülmeye başlamıştı. Enver bey anne-kızın haline gülerek bakıyordu. Olcay hanım kızını itiyor, bir yandan da söyleniyordu: - Dur makyajımı bozacaksın. Enver al şu kızını üzerimden.... Adam memnun bir şekilde gülümsedi: - Neler yaptın bakalım? > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108491
    % -0.11
  • 3.5043
    % 0.25
  • 4.1204
    % -0.28
  • 4.4958
    % -0.31
  • 144.777
    % -0.3
 
 
 
 
 
KAPAT