BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kadına bakış...

Kadına bakış...

İkibinli yıllara girmeden önce, yaşadıkları dönemden pek memnun olmayan, geleceğe umutsuz bakan öğrencilerimi eleştirir, ikibinli yılların insanlığın en parlak dönemi olacağını söyleyerek onlara geleceğe daha heyecanlı ve iyimser bakmalarını öğütlerdim.



İkibinli yıllara girmeden önce, yaşadıkları dönemden pek memnun olmayan, geleceğe umutsuz bakan öğrencilerimi eleştirir, ikibinli yılların insanlığın en parlak dönemi olacağını söyleyerek onlara geleceğe daha heyecanlı ve iyimser bakmalarını öğütlerdim. Oysa itiraf ediyorum; büyük ölçüde yanılmışım. 21. yüzyıla umutlarımıza balta vuran nice sancılarla girdik. Ve bu sancılar sürüp gidiyor... İnsanlık tarihinin akıllara sığmayan; en vahşi, en acımasız 11 Eylül terör olayına şahit olduk. Derken, dünya kamuoyunun bütün karşı duruşlarına rağmen küreselleşme olgusuna kendi çıkarları doğrultusunda yön vermeğe kalkan ABD'nin İngiltere'yi de yanına alarak uydurma sebeplerle Irak'a saldırısını ve işgalini gördük. Korkunç savaş sahnelerini, çaresiz kadınların dramını, kolu bacağı kopan çocukların içler acısı görüntülerini sessiz isyanlarla TV ekranlarında izledik. Gücü ellerinde toplamak isteyenlerin Ortadoğu topraklarındaki gizli emellerine akıl erdiremedik; insanın öz çıkarı uğruna insana yaptığı zulümleri insaf ve medeniyetle bağdaştıramadık. Teknoloji ve bilim akıl almaz boyutlarda gelişti gelişmesine ama insanlık açısından bir adım ilerleyemediğimizin hayretle farkına vardık. Bütün bunlar acı gerçekler... Erkek egemen politikalar dünyayı; bu çileli, yaşlı ve emektar gezegeni ha batırdı, ha batıracak... 21. yüzyılda kadınlar yönetimlere ortak olsunlar; yapıcı elleri, duyarlı ve şefkatli yaklaşımlarıyla felakete doğru gidişi engellesinler diye beklerken hâlâ kadına bakış açısının değişmediğini görmekteyiz. Geçenlerde, yeri geldiğinde çağdaşlığı, medeniliği, akılcı yaklaşımları savunan bir köşe yazarının kadını hâlâ cinsel bir meta olarak değerlendiren görüşler paralelinde yazdığı yazıyı okuyunca hayrete düşmekten kendimi alamadım. Söz konusu yazar; Fransa'da çıkan "L'Exprees" dergisinin verdiği bilgiden hareketle 2000'lerin "poponun yükseliş yılları(!)" olduğunu yazıyor ve sosyolog Breton'un şu yorumuna geçiyor: "Uzun yıllardan beri aşağılanan, küçük görülen; günahla hatta şeytanla eşanlamlı sayılan popolar en sonunda değer kazandı." Bu hususta derin bir kültüre sahip olduğu anlaşılan köşe yazarımız da, 1990'lara iri göğüsleriyle Pamela Anderson'un, yeni yüzyıla ise poposuyla Jennifer Lopez'in damga vurduğunu ileri sürerek, milenyumun cinselliğin haritasını radikal bir biçimde değiştirdiğini iddia ediyor ve yorumlarını şu cümlelerle özetliyor: "Bu yüzyıl artık poponun şeytan elinden alınıp insanların eline emanet edildiği bir yüzyıl olacak.... Vücudun şimdiye kadar en az görülen iki yerinden biri artık hürriyete doğru koşuyor..." Ne demekse!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT