BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İz Bırakanlar /Fatih’in yüzünü ağartan er Tozkoparan İskender /

İz Bırakanlar /Fatih’in yüzünü ağartan er Tozkoparan İskender /

Kemankeşler önce zehir gibi güçlü bir genç arar ve İskender’i bulurlar. Onu alelacele yetiştirip Acem’in karşısına çıkarırlar. Tozkoparan İranlı’nın yaylarını ikişer ikişer gerer ve deldiği levhaların üstüne birer tane daha koydurup alayını parçalar.



Fatih’li yıllarda İstanbul’da Bahtiyar adlı İranlı bir okçu peydahlanır. Bu adamın enteresan maharetleri vardır. Sağda solda gösteri yapması neyse de gerine gerine “biz Acemiz” demesi ve kapışacak rakip dilemesi hiç hoş değildir. Bu cür’etkâr ve bîedeb tavırlar Sultan Mehmed’in canını sıkar. Vezirlerini çağırır ve “bizde buna galip gelecek yiğit yok mu” diye sorar. Doğrusu Türkler uzağa atmakta ve hedef tutturmakta mahirdirler, ama okla ceviz kırmak, odun yarmak, imza atmak gibi fuzuli işlerle uğraşmazlar. Hal böyle olunca Bab-ı Hümayunda tarifsiz bir telâş başlar. Vezir, Rikab-ı hümayun’u (okçubaşını) çağırır, şeyh-ül meydan ihtiyar kemankeşleri toplar ve öncelikle “gücü zehir gibi” bir genç aramakta karar kılarlar. Ortaya birkaç kantar ağırlığında bir taş koyar, tellalları hangâh, ordugâh içine salarlar. Gür sesli münadiler “şol taşı kaldırana büyük mükâfat var” diye bağırırlar. O sıralarda Tozkoparan İskender bakraç erliği yapan kendi halinde bir delikanlıdır. Yani sizin anlıyacağınız köy kızları gibi elinde kova aşağı yukarı koşturmakta, aşçıya, seyise su yetiştirmek için çabalayıp durmaktadır. Bütün gün tulumba çekip fıçı yuvarladığı için bileği kavi, pazuları sıkıdır. Söz konusu çağrıyı duyar ama utancından meydana çıkamaz. Lakin işgüzar arkadaşları komutana yanaşır “bizden duymuş olmayın ama onu denemenizde yarar var” diye fısıldarlar, “zira o bilek güreşinde bütün koğuşu sıralar.” Devletlüler o’ssaat ayağa kalkar çocukcağızın başında toplanırlar. Tozkoparan’ı apar topar meydana çıkarırlar. Bu cılız ve çelimsiz çocuk söz konusu taşı omuzlamakla kalmaz, on miskallik çekiç gibi yere dokundurup dokundurup kaldırır, ezmeden, örselemeden fındık kırar. Devletlüler bakarlar aradıkları adam bu, hemen elinden tutar Okmeydanı’na koştururlar. Sen misin meydan okuyan? Ne hikmettir bilinmez Osmanlının ok ustaları ehli tariktirler ve aceleden hoşlanmazlar. Okçular tekkesinde ilk ders sabırdır ve tezcanlılar başladıkları yerde kalırlar. Yeni gelen talebelere 33 kez (tesbih adedince) kepaze (bir nevi yay) gerdirir, omuz pazu bilek mukavemetini artırırlar. İlerleyen günlerde bu sayı 66’ya, sonra 99’a çıkar. Ama İskender ilk gününde binli rakamları zorlar, bilinen bütün sınırları yıkar. Evet bu çocuğun bileklerinde acı bir güç, adalelerinde tarifsiz bir takat vardır, lâkin her güçlü ok salamaz ki. Nice çelik bilekliler mesafe aldıramaz, nice kartal gözlüler hedef tutturamaz. Kemankeş dediğin yayının dilinden anlamalı, rüzgarı nefesinden tanımalıdır. Osmanlıda 900 geze ok yollayamayan, bir hamlede sadak boşaltamayan ve beş kuş ayrı yöne kalksa beşini de mıhlayamayan, şeyhin elinden “kabza” alamaz. Evet yay gerer, ok atar ama “kemankeş” olamaz. Tozkoparan İskender güçlü olduğu kadar zekidir. Hem halis niyetli, hem çok gayretlidir. Hürmetlidir, efendidir, hocalarının bir dediğini ikiletmiyecek kadar terbiyelidir. Nitekim bir süre sonra menzilleri bozmaya (rekor taşlarından öteye ok salar) ve hedefleri zıplatmaya başlar. Onu aparır koparır Acem’in karşısına çıkarırlar. Tozkoparan, İranlı’nın zorlandığı yayları ikişer ikişer gerer ve deldiği levhaların üstüne birer tane daha koydurup alayını paralar. Acemin kurulmaz dediği yayları (öküz boynuzu, balık çirişi ve manda sinirinden mamul kemik gibi sert yayları) kurar, kırılmaz dediği rekorları kırar. Bahtiyar can havliyle en büyük kozunu oynar. Tutar okuyla ceviz kırar. Tozkoparan aynı cevizi kırk kulaç öteden vurur, öyle ki ceviz tam ortadan ikiye ayrılır ama yerinden bile oynamaz... Artık söylenecek söz kalmaz. Acem pehlivanı tek kelime etmeden tasını tarağını toplar, sessizce meydandan çıkar. Kimbilir, belki de şov yapıp, er dileyebileceği yeni diyarlara yelken açar. Padişah, Tozkoparan’ın adını, yay gerilen, ok atılan bir meydana koyar ama bu mütevazı yiğit çok farklı bir yerde (Haseki-Aksaray arasında apartmanların ezdiği bir hazire kuytusunda) yatar...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110383
    % 0.96
  • 3.8526
    % -0.29
  • 4.5413
    % -0.19
  • 5.1468
    % 0.06
  • 155.726
    % -0.11
 
 
 
 
 
KAPAT