BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 1001 Osmanlı Hikâyesi - 202/Hundi Fatıma Sultan ve kırk heybe altın!../Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikâyesi - 202/Hundi Fatıma Sultan ve kırk heybe altın!../Vehbi Tülek

Yıldırım Bâyezid’in Hundi Fatıma adında hayâ ve takva sahibi bir kerîmesi vardır. Bu kızcağız bir gece rüyasında Resulullah Efendimiz’i görür. Ondan Muhammed Buhari ile evlenmesini ister. Ama kızcağız edebinden kimseye bir şey söyleyemez...



Yıldırım Bâyezid Han, Rumeli’de sefere çıkmıştır. O yıl Edirne’de konaklar. Ailesi Bursa’dadır. Bâyezid’in Hundi Fatıma adında hayâ ve takva sahibi bir kerîmesi vardır. Bu kızcağız bir gece rüyasında Resulullah Efendimiz’i görür. Ondan Muhammed Buhari ile evlenmesini ister. Ama kızcağız edebinden kimseye bir şey söyleyemez. Ertesi gün Server-i Kâinat yine rüyasını şereflendirir ve “Eğer” buyururlar, “Ahirette şefaatime kavuşmak istiyorsan dinle beni!” Bedeli ne olursa olsun... Hundi Fatıma Sultan’ın talibi çoktur... Adı büyük paşalar, namlı beyler sıradadır. Görünüşte Emir Sultan gibi fakir ve garip biri onlarla aşık atamaz. Ancak Hundi Sultan kararlıdır. Bedeli ne olursa olsun Emir Sultan’la evlenecektir... Ve bir gün Emir Sultan dünür yollar saraya. Valide sultan dudak büker. Açıktan açığa “olmaz!” demez; ama öyle demeye getirir: “Söyleyin ona” der, “kırk deve yükü altın getirsin, alsın kızımı!” Emir Sultan sakindir; “Öyleyse!” der, “göndersin develeri!” “Nasıl istiyorsan öyle olsun!” Mübarek, devecibaşını karanlıkta karşılar, onları hiç dolandırmadan Nilüfer çayına götürür. Su yatağındaki kumları, çakılları göstererek: “Doldurun!” der, doldururlar heybeleri... Muhammed Buhari Hazretleri bu yükle Valide Sultan’ın huzuruna çıkar. Heybeler ters yüz edilir. Zemini kıpkızıl altın kaplar. Valide sultan şaşırmanın ötesinde korkar. Şimdi diyecek tek sözü vardır: “Nasıl istiyorsan öyle olsun!” Nikah haberi Edirne’ye ulaştığında Yıldırım Han çok hiddetlenir: “Benim kızım, benden habersiz nasıl evlenir?” der ve kızını cezalandırmak üzere Süleyman Paşa’yı Bursa’ya yollar. Valide Sultan kızına ve damadına siper olur. Dahası büyük âlim Molla Fenari araya girer, askeri ikna eder. Hatta sarılır kaleme, padişaha bir mektup yazar. Yıldırım Bayezid’in Molla Fenari hazretlerine olan hürmetini bilen Süleyman Paşa boyun büker, döner geri... “Adını bağışlar mısın?” Aradan aylar geçer... Bayezid Han Bursa’ya avdet eder. Halk yollara çıkar, sultanı karşılar. Yıldırım Han bir an kalabalığın içinde esrarengiz birini görür. Derhal atından iner. Ellerinden tutup sorar: -Adınızı bağışlar mısınız? -Muhammed Buharî! ...Ve kucaklaşırlar. Ama ne kucaklaşma!..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 105953
    % -0.01
  • 3.9081
    % -0.62
  • 4.6313
    % -0.11
  • 5.2014
    % -0.42
  • 162.39
    % -0.26
 
 
 
 
 
KAPAT