BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Irak’a gitmek kararı

Irak’a gitmek kararı

Türkiye’nin teknik yanlış sonucu 1 Mart 2003 oylaması ile kaybettiği avantajın tamamen telâfisi uzun yıllar için mümkün değildir. Şimdi bu hata düzeltilmeye çalışılıyor. Daha netice alınmadı. Alındığı takdirde bile millî kaybın ancak kısmen telâfisi bahis konusudur.



Türkiye’nin teknik yanlış sonucu 1 Mart 2003 oylaması ile kaybettiği avantajın tamamen telâfisi uzun yıllar için mümkün değildir. Şimdi bu hata düzeltilmeye çalışılıyor. Daha netice alınmadı. Alındığı takdirde bile millî kaybın ancak kısmen telâfisi bahis konusudur. Sayın Süleyman Demirel’in tabiriyle, böyle millî yanlışlarda düşülen yerden hemen kalkmak gerekir. Erdoğan ve Gül bunu yapıyorlar. Fakat cihan devleti vârisi Türkiye, stratejik müttefik ayrıcalığını kendi eliyle Kuzey Irak’taki iki aşirete hediye etti. Ankara bu açığı kapatmaya uğraşıyor ama, o günden bu yana bazı şartlar değişti. Aşiretler ise, hiç beklemedikleri şekilde kucaklarına düşen bu tarihî fırsata dört elle sarıldılar. Politika, fırsatları yakalayıp değerlendirebilmek san’atıdır. Fırsat kaçıranın başı derde girer, ufku daralır. Kuzey Irak’ta üslenen PKK-KADEK çetelerinin silâhsızlandırılması ve dağıtılması da artık 6 ay önceki kadar kolay değil. Amerika, dağa çıkıp harekât yapmak istemiyor. Bu işi, kendisinden daha tecrübeli Türk askerine tevdi ederek Kürtler’i gücendirmekten de çekiniyor. Ancak bugünlerde Ankara ile Washington, bir mutabakata doğru gidiyorlar. Yapılan hatanın derinliğini görmeden hissetmeden, kavramadan, yanlış giderilemez. Bu tip olumsuzluklar, bütünüyle iktidarın, hükûmetin sırtına yükleniyor. Halbuki pek çok kurum, kuruluş ve kişinin sorumluluğu vardır. ABD, bu gerçeği gördüğü içindir ki, AK Parti iktidarına anlayışla yaklaştı. Daha genel bakarsak, bu coğrafyadan Türksüz, Türkiye pas geçilerek radikal bir işe kalkışmak zor ve tehlikelidir. Arap Birliği, İslâm Konferansı, İran gibi unsurların ne kadar etkisiz oldukları ortadadır. Önümüzdeki hafta Genelkurmay, ne yapılıp ne yapılamayacağını, niçin ve nasılları ile hükûmete bildirecek. Geniş ölçüde askerliğe dayanan bir siyasî konudur. Hattâ Dışişleri Bakanımız, askerin olumsuz davranması hâlinde gerçekleşmenin güçlüğünden bahsetti.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT