BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hasret Yağmuru / Orhan şaşkınlıkla baktı genç kıza!../ Seçkin Başkan

Hasret Yağmuru / Orhan şaşkınlıkla baktı genç kıza!../ Seçkin Başkan

Genç adam yan gözle Selda’ya baktı. Hayatında hiç yalan söylememişti. Genç kızın yeşil gözlerinde beliren tedirginlikten rahatsız olmasına rağmen ağır ağır konuştu: Benim annem babam yok efendim, deyiverdi!..



Enver bey bir şeyler konuşması gerektiğini düşünerek hafifçe öksürdü: - Nasılsınız oğlum? Valide peder nasıllar? Durakladı Orhan. Bir şeyler söylemek istedi ama boğazında bir yumruk engel oluyordu konuşmasına. Selda: - Aman baba, bırakın bu töreni ne olur.. Herkes iyi işte. Orhan şaşkınlıkla baktı genç kıza. Demek ki onun hayatı hakkında hiçbir bilgi vermemişti Selda. Buna bir anlam veremedi. Ama sessiz kaldı. Olcay hanım: - Selda sizden çok bahsetti. Biz de tanışmak istedik. Makine mühendisliğinde okuyormuşsunuz değil mi? Orhan yutkundu. “Evet” diye mırıldandı. Bu evden çıkıp gitmek istiyordu. Kendini aciz hissediyordu... İlk defa kimsesizliğinin kendisini tedirgin ettiğini düşünüyor, bu insanların yanında huzursuz oluyordu... Uzun süren bir sessizlik oldu. Her iki tarafta bilinmeyenlerin farkındaymış gibi konuşmuyorlardı. Enver bey bozdu bu sessizliği: - Evet, makine mühendislerine çok ihtiyaç var. Sanayileşen toplumumuzun en büyük ihtiyaçlarından biri. Peder bey ne işle meşgullar Orhan bey? Genç adam yan gözle Selda’ya baktı. Hayatında hiç yalan söylememişti. Genç kızın yeşil gözlerinde beliren tedirginlikten rahatsız olmasına rağmen ağır ağır konuştu: - Benim annem babam yok efendim. Olcay hanım ve Enver bey hayretle baktılar ona: - Selda bundan hiç bahsetmemişti. Demek öyle. Yalnız başınıza mı oturuyorsunuz? Yutkundu Orhan: - Evet, ben yetimhanede büyüdüm efendim. Şimdi bir atölyede kalıyorum. Çalıştığım yerde. Kimsem yok. Olcay hanımın yüzünde bir bulut dolaştı. Kızgın bir ifadeyle kızına baktı. Sonra hiçbir şey söylemeden yerinden kalkıp odadan çıktı. Enver bey ise düşünceli bir şekilde parmaklarıyla masada tempo tutuyordu. Selda huzursuz olmuştu. Özellikle annesinin böyle bir durumda alacağı tavrı bildiği için olacak tedirgin bir şekilde etrafına bakınıyordu. Orhan göz ucuyla onu takip ediyor, olanlardan endişe duyuyordu. Enver bey: - Eveeet... diyerek kalktı yerinden. Orhan’ın karşısına gelip durdu, elini uzattı: - Tanıştığımıza memnun oldum. İzin verirseniz bazı işlerim var, gitmek zorundayım. Orhan kibarca tokalaştı adamla. Soğuk bir hava kaplamıştı odanın içini. Babası odadan çıktıktan sonra Selda delikanlıya suçlu bir şekilde baktı, hafifçe mırıldandı: - Özür dilerim Orhan. Daha önce anlatmadım aileme senin durumunu. Sanırım bahsetmediğim için kızdılar bana. Senin tedirgin olmana gerek yok. - Anlıyorum diye mırıldandı delikanlı. Sanırım kimsesiz ve yetimhanede büyümüş olmam rahatsız etti aileni. Keşke daha önceden söyleseydin. Cevap vermedi kız. Orhan’ın çok üzüldüğünü anlamıştı. Ama, anne ve babasının, kendisinin ahbaplık ettiği insanların hangi değerlerine önem verdiklerini bildiği için söyleyememişti... Orhan düştüğü durumun, karşılaştığı tavrın nasıl aşağılayıcı bir durum olduğunun farkındaydı. Selda’yı da üzmeden bir şekilde sonuçlandırmak istiyordu bu ziyareti. Yavaşça kalktı yerinden: - Ben gideyim Selda. Sanırım anne ve babana bazı şeyleri açıklaman gerekli artık. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT