BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gönlümle oturdum da...

Gönlümle oturdum da...

Türk musikisine aşina olanların bu başlığı okur okumaz malum şarkıyı mırıldanmaya başladıklarını duyar gibi oluyorum:



Türk musikisine aşina olanların bu başlığı okur okumaz malum şarkıyı mırıldanmaya başladıklarını duyar gibi oluyorum: Gönlümle oturdum da hüzünlendim o yerde; Sen nerdesin ey sevgili, yaz günleri nerde? Beni hüzünlendiren; ne herhangi bir sevgiliden ayrı kalmak, ne de güzel hatıralarla dolu yaz günlerini hatırlamak... Gündemdeki konular üzerinde yapılan tartışmalar, koparılan vaveylalar, birikmiş faturaları ödeme telaşları, gideri gelire denk düşürme hesapları insanın romantik yönünü her gün biraz daha törpülüyor. Giderek melali anlamayan bir nesle aşina oluyoruz. Kısaca diyeceğim şu; romantizm rüzgârının kuşatması altında değilim. Bu hüzün tortusu yüreğime Eurovision şarkı yarışmasında İngilizce okuduğu şarkıyla birinci olan Sertab Erener'in bundan böyle şarkılarını İngilizce okuması hususunda Tarkan'a verdiği öğütleri bir gazetede okuduğum zaman yerleşti. İçimdeki bütün (Türkçe) şarkılar bir anda sustu. Yüreğimin burçlarında dalgalandırmağa çalıştığım ses bayrağım birdenbire yarıya iniverdi. Onun için Eurovision şarkı yarışmasında birinci olmamıza sevinemedim. Türkiye'nin şarkıcıları dünya sahnesinde birer ikişer Türkçe'den vazgeçerek mi yıldız olma hevesine kapılacaklar? 21. yüzyılda ulus-devletlerin aşılacağını, bütün dillerin zamanla kaybolarak tek dilin (İngilizce'nin) hakim olacağını söyleyen Çetin Altan, yaşanan dil sorumsuzluğu karşısında "Elli seneye kalmaz Türkçe kaybolacak" kehanetinde bulunan Yağmur Atsız haklı mı çıkacak? Bu kaygılar içinde nasıl hüzünlenmem? Kimse bunu tutuculuk olarak değerlendirmeğe kalkmasın. Hangi sebeple olursa olsun, dilinden vazgeçen, kişiliğinden ve bağımsızlığından da vazgeçmiş demektir. Bizler batı müziğine ait birçok şarkıyı anlamadığımız dillerde söylendiği halde sevip benimsemedik mi? Müzik dilinin, ritmin ille de sözün anlaşılırlığına mı ihtiyacı var? Hem Türkçe'ye ihanet yalnız şarkılarda mı? Her şeyde. Ne demek Cafe Eylülist, Efendy Bar, Kebapchı, Köftejı? Ne demek New York'ta bir Morning?, Cola Turca?, Star, Show? O ne öyle en ti vi diye okuyuşlar? Gümrük kapılarını bütün dünya dillerine açmışız... Bütün yabancı kelimeler kayıtsız, şartsız gelip dilimize yerleşiyor. Koca ülke yabancı dillerin işgali altında. Özellikle İngilizce'ye: "Gel, Türkçe'yi ez, ye, bitir" diyoruz. Ama ezilen kim, yok olma yolcusu kim, düşünüyor muyuz? Bizim için varsa para, yoksa para; bir anlık şöhret tutkusu... Şahsiyet sahibi olmak, var olmak umurumuzda mı?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 105324
    % 0.39
  • 3.472
    % -0.6
  • 4.1656
    % -0.39
  • 4.7068
    % -0.13
  • 146.472
    % -0.39
 
 
 
 
 
KAPAT