BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Düşmana inat, bir gün daha yaşamak / Ümit Aktan

Düşmana inat, bir gün daha yaşamak / Ümit Aktan

Sanırsınız ki Erich Maria Von Remarque geçti key-board’un başına ve “Garp cephesinden henüz yeni bir şey yok” yazacak. Üstelik spor sayfasında...



Sanırsınız ki Erich Maria Von Remarque geçti key-board’un başına ve “Garp cephesinden henüz yeni bir şey yok” yazacak. Üstelik spor sayfasında... Ancak, spor sahalarımızın içi ve kenarı da cephelerden farksız gidiyor diye düşündüğümden, olaya savaşın mantığından çıkma bir yorumla bakıyorum ve barışı sağlamaya çalışıyorum. Şenol Güneş, bütün savaşını rakiplerinden çok kendisini beline beline vurarak eleştiren vatandaş yorumcularına karşı vermiyor mu?.. Onlara inat bir gün daha yaşamaya çalışmıyor mu? İngiltere maçında olabilecek bir kötü sonuç, son yıllarda elde ettiği bütün başarıları unutturmaya yetmeyecek mi?.. Haluk Ulusoy ne durumda?.. İnadına yaşamaya çalıştığı düşman aslında içimizde gizlenmiş sayılmaz mı?.. Fatih Terim, Mircea Lucescu ve Christoph Daum daha çok kendi takımlarının yazarları ile uğraşmıyor mu size göre?.. Mihrak aramayın düşmana inat bir gün daha yaşamaya çalışanlara ömür biçenlerde. Mihrak içlerinde çöreklenmiş.. G.Saray’ın yarın akşam Milano’da yapmaya çalışacağı şeyin adı “düşmana rağmen bir gün daha yaşamak” değil de nedir. Allah’tan umut kesilmez ve tek umudum, Milano’daki maçı Bülent Yavuz’un hakemlerinden birinin yönetmeyecek olmasıdır. Yavuz’un kurguladığı ligde bir çok takım MHK’ya rağmen bir gün daha yaşamaya çalışmıyor mu?.. Bir gün daha yaşamaktan vazgeçebilen Özkan Sümer oldu. Aslanlar gibi oynayıp destan yazan Konya’daki kavgaların sebebi, Trabzon’daki olayların ve ardından gelen kökü kolay kurumaz Trabzon-Fener kavgalarının yıllarca sürmeyeceğini söyleyebilir misiniz?.. Tahkim Kurulu’nu hiç seven var mı?.. Anadolu kulüpleri Merkez Hakem Kurulu’nun aksesusarları olmayı kabullenmeyip de ne yapacaklar? Türkiye’de üç takım dışında herkes dördüncü olmaya oynamıyor diyebilir misiniz? Anadolu takımlarının tümü düşmana inat, bir gün daha yaşamaya çalışmıyor mu?.. Spordan bu kadar nefreti nasıl bulup da çıkarabiliyoruz? İçimizde gizli olan sevgisizlik nasıl olup da bu denli açığa çıkabiliyor? Üstelik bunu dünyadakinden çok farklı olarak kendi kulüp takımlarımız arasında yaşatabiliyoruz. Avrupalı’nın şovenist yaklaşımlarla milli düzeyde, ya da diğer ülke takımlarıyla oynarken denediği sevimsizliği biz en abartılı boyutlarda ve kinde içimizde yaşıyoruz. Nedeni ise çarpıtılmış medyatik ilişkilerimiz ve görüntülü basının ticari çıkarları için konuyu kullanması. Takımımız dünya üçüncüsü ama ülkemiz üçüncü dünyanın malı. Ülke olarak dünya üçüncüsü olabilmek başka bir şey, ülkenin takımının dünya üçüncüsü olabilmesi bambaşka bir şey. ÇAT-TIK Kâzım Kanat’ı bir kez daha ciddiye almaya karar verdim. Yorumlarını “Kanatçı Kâzım” üslubuna çeviren sınıf arkadaşım ve dostuma cevabımdır. Sevgili Kâzım, Milli Takım’ın Hakan ısrarını bireye dayalı eyyam olarak yorumluyorsun. Cordoba’ya dayalı tehir isteği bireye dayalı eyyam sayılmamalı mı?.. Hakemlerin “Zago’yu atmak” saplantısından söz ediyorsun. İkinci sezondur “Zago’yu atmamak veya Zago’yu atamamak” saplantısını görmüyor musun?.. Senin yarıya kadar boş dediğin bardağı bana gelen mesaj, e-mail ve telefonlar tam tersine yarıya kadar dolu olarak gösteriyor. İlhan Mansız’a yer açmak için Milli Takım’ın havasını parçalamayı bile göze aldığını görüyorum. Oysa, son Liechtenstein ve İrlanda maçlarına bile gözlüksüz baksan gerçeği göreceksin. Hakan iki adamı sola götürdü, Tuncay, Tümer’e golü attırdı. Hakan, aynı iki adamı bir daha sola götürdü, Tuncay, Okan’a golü attırdı. Bir kez bire bir yakalandı ve golünü attı. İrlanda maçında bir kez teke tek bıraktılar, kafayı çaktı ve golü yazdı. İki İrlandalı’yı ön direğe taşıdı ve arkadan Okan golü yaptı. Hakan’ın yanında Tuncay da olur, İlhan da... Hatta sen oynasan - ki bilirim oynamanı - sen bile arada kaynar gidersin!.. Türkiye’de esirgenenlerin göstergesi değil mi geçen sezon Avrupa’da olanlar. Avrupalı Bülent Yavuz’dan emir almadığı için ve 100. yıldan bihâber olduğundan Zago’nun alnına “ÇAT” diye kırmızıyı koymadı mı?.. Aynı şekilde İlhan’ın alnının çatısına “ÇAT” diye kartı koymadılar mı?.. Seni konuşturan, Türkiye’de “TIK” olmamasıdır. Kâzımcığım, şu bardağa bir daha bak. DEM-ÜÇ Üç demeç gerçeği gösteriyor zaten. Ziya Doğan: Bu şartlarda sokaktaki adam bile üç büyük takımı şampiyon yapar. Lig adil oynanmıyor. Nurullah Sağlam: Sonu belli bir lig oynuyoruz. Bu ligde bizleri birilerine peşkeş çekiyorlar. Murat Özaydınlı: Konyalım şarkısını biz her maç çalıyoruz zaten.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT