BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hasret Yağmuru - 29 /Çılgınca kararlar veriyorlardı!../Seçkin Başkan

Hasret Yağmuru - 29 /Çılgınca kararlar veriyorlardı!../Seçkin Başkan

Bir maceraya atıldığını biliyordu Orhan... O da çılgınca kararlar veriyordu artık. Çünkü, bu canından çok sevdiği kızı kaybetmek, kırmak istemiyordu. Gülümsedi. Sanki ona destek olmak istiyormuş gibi başını salladı: Peki, evlenelim!..



Kısa süren bir sessizlik oldu. Selda başını çevirdi ona. Cevabını beklediği belliydi. - Ben... tabii ki isterim, bundan daha çok isteyeceğim bir şey olamaz. Ama nasıl? Biliyorsun, hiçbir şeyim yok benim. Ne evim, ne barkım, aldığım üç kuruş maaş var, o da ortada. Daha okuyorum, askerliğimi bile yapmadım. Seni böyle sefil bir hayatın içine nasıl sokarım? - Ben de çalışırım Orhan. Artık o evde kalamam. Genç adam gözlerini kapattı: - Benim yüzümden değil mi? Münakaşa mı ettiniz? - Hayır, yani evet... Münakaşa ettik ama ben teklifimi bir kızgınlıkla yapmış değilim. Çok düşündüm. Her şey olur. Kimseye muhtaç olmayız. Nerede istersen otururum. İkimiz de çalışırız. Sen okuluna devam edersin, ben birkaç sene ara veririm. Çalışırım. Lütfen Orhan... Bunu düşün.. Genç adam derin bir nefes aldı: - Asıl sen düşün Selda! Sanma ki seni reddediyorum. Dedim ya, seninle bir ömür yaşamak en çok istediğim şey. Ama sen bugüne kadar farklı bir konumda büyüdün. Ona alışıksın. Birçok problem çıkacak. Ayrıca senin istikbalin, okulun. Bunu yarıda bırakmana izin veremem. Beni yetimhanede büyüdüğüm için istemediler değil mi? Onlara kızma. Herkesin düşüncesine saygı göstermek lazım. Beni tanımıyorlar, kendi ölçülerine göre değerlendiriyorlar. Zamana bırak. Genç kız kararlı bir şekilde başını iki yana salladı: - Hayır, zamanı falan yok. Sen benimle evlenecek misin, evlenmeyecek misin? - Selda! Çocuk olma! Genç kız küskün bir şekilde baktı Orhan’ın yüzüne. Elini kontak anahtarına atmıştı ki delikanlı uzanıp onun parmaklarını tuttu, sevecen bir sesle: - Hemen küsme. Nasıl olacak, düşünüp taşındın mı? - Evet. Evleniriz. Sonra da daha doğru dürüst bir iş bulursun kendine. Küçük bir yer tutarız. Eşya da gerekmez. Biraz param var. Hallederiz her şeyi... Bir maceraya atıldığını biliyordu Orhan... O da çılgınca kararlar veriyordu artık. Çünkü, bu canından çok sevdiği kızı kaybetmek, kırmak istemiyordu. Gülümsedi. Sanki ona destek olmak istiyormuş gibi başını salladı: - Peki, evlenelim... Nasıl istersen. Selda sevinçle bağırdı: - Evet, seni çok seviyorum çünkü. Ne şartlar altında olursa olsun seninle mutlu olacağıma inanıyorum. * Bundan sonra ne ve nasıl yapacaklarını konuştular. Orhan içinde duyduğu tedirginliği belli etmemeye çalışıyor, genç kızın neşesine ortak oluyordu. Pazartesi günü müracaat etmeye karar verdiler. Nüfus kağıdını verdi Selda. İkisi de onsekiz yaşını doldurmuşlardı. - Pazartesi günü gidip başvur. En yakın zamana alalım nikah gününü. Kimseye haber vermeyiz. Genç adam güldü: - Ama önce seni tanıştırmam gereken insanlar var. Mürşide teyze mesela. Ona haber vermeden olmaz. Bana annelik yaptı bütün hayatım boyunca. Genç kız memnun gülümsedi: “Tamam, yarın gelirim, gider tanışırız” diye fısıldadı. Biraz daha konuşup sonra geç olduğuna karar vererek hareket ettiler. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT