BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

CANLI YAYIN
Başbakan Yıldırım, Kocaeli'deki toplantıda konuşuyor
Anasayfa > Haber > Hasret Yağmuru - 31 / Mutluluktan uçuyordu genç adam, fakat!.. / Seçkin Başkan

Hasret Yağmuru - 31 / Mutluluktan uçuyordu genç adam, fakat!.. / Seçkin Başkan

Genç adam mutluydu. Mutluluğunda yaşadığı burukluğa aldırmıyor, bazen de yaptıkları şeyin ne kadar cesaret isteyen bir iş olduğu aklına geldikçe, ürküyordu. Bu düşünceler içinde biraz derslerine baktı. Fakat aklı hep Selda’daydı...



Gülüştüler. Mürşide hanım hayranlıkla baktı kıza: - Bu kıza hayır der miyim ben hiç? Baksana maşallah kırkbir kere. Pek de güzel yavrum. Kumru gibi. İki genç bir saat kadar oturdular. Durumu anlattılar. Mürşide hanım hem sevinmiş hem de üzülmüştü. Selda’nın anne ve babasının tutumuna canı sıkılmıştı. Yavaşça söylendi: - Tabii, tanımıyorlar benim oğlumu. Halbuki bir tanısalar onun ne mükemmel bir çocuk olduğunu bilirler. Bağırlarına basarlar. Sonra başını salladı: “Zaman her şeyi halleder yavrularım” diye ekledi. Sonra düşünceli bir şekilde baktı onların yüzüne: - Peki ya nasıl yapacaksınız? Bu zamanda evlenmek kolay değil. Para ister, pul ister. Bende de yok ki, olsa hiç düşünmeden veririm. Orhan ona sevgiyle sarıldı: - Sağol teyzem. Ama şimdilik bir şey yapmayacağız. Biraz zaman geçsin hele. Kimseye söylemeden Selda evinde kalacak, ben de kendi yerimde... - Hay siz çok yaşayın. Madem öyle düşünmüşsünüz, öyle olsun. Ama ne kadar saklarsınız ki.. Böyle şeyler saklanmaz. Anacığın, babacığın duyarsa ya kızım? Selda tebessüm etti: - O zaman öğrenirler teyze. Şimdi böyle olsun da... Orhan söze karıştı: - Merak etme teyze. Her şey dediğin gibi zamanla hallolur. Biz izin isteyelim artık. Geç oldu... Birlikte kapıya doğru yürüdüler. Sıkı sıkı tembih etti Mürşide hanım ikisine de: - Sakın beni habersiz bırakmayın. Nikahınıza beni çağırın. Selda sarıldı onun boynuna: -Hiç merak etme teyze, siz baş misafirimiz olacaksınız... *** Sabahtan Orhan nüfus kağıtlarını götürmüş, nikah için müracaatını yapmıştı. Bir ay sonrasına gün vermişlerdi. Her şey tamamdı. Selda onu atölyeye bıraktı arabasıyla. Ayrılırken göz kırptı: - Hadi bakalım, uslu dur oldu mu? Yarın görüşürüz okulda. Genç adam mutluydu. Mutluluğunda yaşadığı burukluğa aldırmıyor, bazen de yaptıkları şeyin ne kadar cesaret isteyen bir iş olduğu aklına geldikçe, ürküyordu. Bu düşünceler içinde biraz derslerine baktı. Karnı acıkınca iki yumurta pişirdi. Aklı Selda’daydı. Önlerinde o kadar çok bilinmez vardı ki... - Sabah ola hayrola, diye geçirdi içinden. Sonra yatağına girdi. Uykusu yoktu. Bir müddet neyi nasıl yapacaklarını düşündü. Kocaman engeller gözünü korkutuyordu. Ama duyduğu sevgi o kadar saf ve büyüktü ki, bir şekilde hepsini aşabileceklerinden emindi. Bu duygular içinde uykuya daldı... *** Selda anne ve babasıyla münakaşa ettiği günden beri eve gelir gelmez odasına kapanıyor, yemeğinı bile odasında yiyordu. Olcay hanım onun hareketlerini fark ettirmeden sürekli takip ediyor, içinde bulundukları duruma oldukça sinirleniyordu. Enver bey hayatında ilk defa kızına o gün çıkışmıştı. O akşam eve gelince - Selda nerede? Diye sordu karısına. - Odasında. Akşam üzeri geldi. Doğruca odasına çıktı her zamanki gibi. Tek kelime konuşmuyor. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106862
    % -0.05
  • 3.5256
    % -0.35
  • 4.1272
    % -0.6
  • 4.5363
    % -0.29
  • 144.404
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT