BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ve Renkler

Ve Renkler

Trabzon doğumlu Dr. Mustafa Aydın bir dil bilimci... Çalışmalarını eğitim alanında sürdürüyor. Sahibi olduğu BİL Öğretim Kurumları’yla, liseye hazırlıktan, üniversiteye hazırlığa, Çince’den Farsça’ya uzanan yabancı dil kurslarından bilgisayar eğitimine kadar binlerce öğrenciye ulaşıyor.



Trabzon doğumlu Dr. Mustafa Aydın bir dil bilimci... Çalışmalarını eğitim alanında sürdürüyor. Sahibi olduğu BİL Öğretim Kurumları’yla, liseye hazırlıktan, üniversiteye hazırlığa, Çince’den Farsça’ya uzanan yabancı dil kurslarından bilgisayar eğitimine kadar binlerce öğrenciye ulaşıyor. Bunun yanı sıra pek çok alanda hizmet veren şirketleri olan Aydın’ın ağırlık verdiği konu ise sivil toplum örgütleri. Bunların en başında da “Sigarayla Savaşanlar Derneği” geliyor. Mustafa Aydın bu konuda o kadar kararlı ki öğretmen ve öğrencilerin başvuru formlarında “Sigara içiyorsanız lütfen bu kuruma başvurmayınız” yazıyor. Sigara seni içmiyorum... -Neden Sigarayla Savaşanlar Derneği. Özel bir nedeni var mı, sigaraya bu kadar karşı oluşunuzun?... “-1982 yılına kadar sigara içtim. Silahlı Kuvvetler’de görev yaptığım dönemde yurtdışı atamaları için özel bir kurstaydık. Karadenizli olmanın verdiği hırsla birinci olmak için sabahlara kadar çalışıyordum. Çay-sigara, çay-sigara iyice zayıflamışım. Beni o halde gören annem ‘uy uşağum ölecesun’ dedi. Ne kadar kötü durumdayım ki bir anne çocuğuna bunu söyleyebiliyor diye düşündüm ve ‘sigara seni artık içmiyorum’ diyerek paketi attım. Benimki anne telkiniyle sigarayı bırakmaktı. -Derneğin kuruluşu daha sonraki yıllarda ama?... “-TIME Dergisi’nde bir yazı okudum daha sonraları. Sigaranın zararlarının bildiğimiz klasik anlatımı dışında, sosyal, ekonomik, sağlık, geleneksel boyutunu, sigaranın gerçek yüzünü gördüm, korkunç bir şey olduğunu farkettim... Bir ülkeyi sömürmek için halkını sigaraya alıştırın yeter, hiç askere gerek yok. Bu mücadelenin içinde yer almanın da bir çeşit ibadet olduğuna inanarak bir gurup arkadaşla, Selçuk, Rana Alagöz, Güral Porselen Yönetim Kurulu Üyesi Sema Güral, Vahe Kılıçarslan, Hadi Türkmen, Ubeyd beyle beraber ‘Sigarayla Savaşanlar Derneği’ni kurduk. Her gün yaklaşık 20 milyon insana ulaşıyoruz ve sigaranın zararlarını anlatıyoruz. Bu insanlar bizim hedef kitlemiz...” Hedef kitle çocuklar... -Kimler var bu hedef kitlede?... “-’Sigarayla henüz tanışmamış, ne olduğunu bilmeyen, daha ilköğretim çağını bitirmiş liseye başlamak üzere olanlar. Sigara üreten firmaların tek hedef kitlesi ilköğretim çocuklarıdır. 20 yaşından sonra insanın sigaraya başlamayacağını bilirler. Sigarayla henüz tanışmamış çocukları özendirmek için her yola başvuruyorlar. Sigara satan bayileri daha çok satışa özendirecek kampanyalar, sigara paketlerini çocukların şeker, sakız alırken görebilecekleri yerlere koymalarını istemeleri, gizlice sigara almalarına göz yummaları ve ailelerine yakalanmamaları için paket halinde değil de tek tek sigara satmaları gibi. Bunun yanında sanatçılara sigarayla fotoğraflar çektiriliyor, filmlerde, tiyatro sahnelerinde kullanılıyor...” -Formula-1 konusuna gelirsek. Yarışların Türkiye’ye gelmemesi için çok uğraştınız. “-Çok mücadele ettik ama en azından şu şartlarla gelmesini karara bağladık. Arabaların, yarışçıların üzerinde sigara üreticisi firmanın amblemi ismi olmayacak. Tabii bu da çok fark getirmeyecek o isim yarışlarla özdeşleşmiş durumda ama en azından bunu şartnameye bağladık...” Başlama yaşı oniki... -Türkiye’de sigaraya başlama yaşının çok düştüğü söyleniyor. Nedir bu yaş?... “-Türkiye’de sigaraya başlama yaşı 12... Her yıl dünya sigara üreticisi firmanın patronu Türkiye’ye geliyor. İsmini söylemeyeyim Ege’de beş yıldızlı bir otelde, Türkiye’deki bütün sigara üreticilerini karşısına oturtuyor. Diyor ki ‘raporlarınızı alabilir miyim?’, biri kalkıyor ‘ben 500 bin ton tütün ürettim ve sattım.’ Diğeri ‘ben iki milyon paket sigara sattım’ falan. ‘Yetersiz’ diyor. ‘11 yaşına gelip de hala sigara içmeyen bir Türk genci varsa başarısızsınız.’ 2004 yılı itibariyle hedefleri Türkiye’de 11 yaşına gelen herkesin sigaraya başlamasıdır. Korkunç bir şey 2006 yılı için bu rakam 9...” -Bu bütün dünya ülkelerinde böyle mi Türkiye için konmuş bir hedef mi?... “-Elbetteki bütün dünya için böyle bu ama, gerçekleşeceği ülkeler var gerçekleşmeyeceği ülkeler var. Bizim çabalarımızla sigar reklamlarını yasakladık. Ama bilinci yerleştirmedikten sonra siz yasaklarla bir yere varamazsınız. Bizim sigaranın zararı konusunda hazırladığımız filmi gece 03’de-04’de yayınlarsan onun ulaşacağı kitle o saatte uyuyorsa onlara ulaşabilir miyiz?... İnsanları bilinçlendirmek lazım...” -Ailenizden sigara içen var mı?... “-Bildiğim kadarıyla yok. Beş erkek, iki kızkardeşiz. Karadeniz’de küçükler büyüklerin yanında saygı gereği sigara içmezler ama bildiğim kadarıyla içen yok...” Aman kibarlık etmeyin! Bir kuaföre gidersiniz. Fön makinelerinin çalıştığı, boya kokularının duvarlara iyice sindiği, sprey kokusu ve gazlarının havada uçuştuğu ortama bir de duman karışıverir... Hemen yanıbaşınızdaki biri, hiç kimseye sormadan rahatça çantasından sigarasını çıkarır yakar. Dumanını da siz içinize çekersiniz fönün rüzgarının yardımıyla. Sesinizi çıkarsanız bir türlü, çıkarmasanız bir türlü. “Hanımefendi rahatsız ediyor” deseniz. Ya, dip boyası yaptırırken cadıya dönüşmüş kadının yüz ifadesinin hiç değişmediğini, duymaz gibi yaptığını görürsünüz, ya “ama o kadar alıştım ki” der bir yandan manikürcü kıza bakarak... En iyi ihtimalle de “afedersiniz” deyip söndürür. Bu sonuncusu nadir rastlanan vakalardandır ve benim başıma pek az gelmiştir. Bu az rastlanan durumda da bayanın işi biraz uzamışsa “Ay özür dilerim ama dayanamayacağım bir tane yakacağım” der, siz de onun mahçup yüz ifadesine kıyamazsınız. Siz ona kıyamazsınız ama o size ve oradaki herkese kıyar püfür püfür... Bugünkü konumuzda mekan öylesine seçilmiştir. Bu sizin eviniz de olabilir, komşunuzunki de. Veyahut herhangi bir yer... Biri çıkarır paketi ve ateşler sigarasını... “Ciğer benim değil mi” dercesine bakar, siz ona imalı bakarsanız... Siz kibarlık eder “İyi de ya benim ciğerlerim” diyemezsiniz tabii... Sözü çok uzatmamakta fayda var. Konumuz sigara bu hafta. İçenler, tiryakiler pek hoşlanmayacak bu durumdan ama bir zahmet okuyuverin de kendinize değil çevrenize neler yapıyorsunuz ona bakın. Kim bilir belki daha doğmamış çocuğunuzun bile yok olan P 50 geni konusu dikkatinizi çeker.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT