BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hasret Yağmuru - 32 / “Aklı başında, iyi bir gençtir Sedat” / Seçkin Başkan

Hasret Yağmuru - 32 / “Aklı başında, iyi bir gençtir Sedat” / Seçkin Başkan

Sedat uzun boylu, esmer bir gençti. Tahsilini Amerika’da tamamlamış, bir ay önce mezun olarak yurda dönmüştü. Halim beyleri çok eskiden tanırdı Enver Demir. Birkaç defa birlikte iş yapmışlar, çok para kazanmışlardı...



Adam elindeki çantasını masanın üzerine bıraktı: - Üzerine varmayalım. Elbet hatasını tamir edecektir. Cevap vermedi kadın. İçinde bir his kendisini sürekli rahatsız ediyordu. Kocası devam etti: - Hafta sonunda Bayramoğlu’nda Halim beylerin villasına davetliyiz.. Amerika’dan yeni döndü oğlu Sedat. Biliyorsun inşaat mühendisi. Bu kızı da götürelim. Arkadaş açıkça söylemedi ama sanırım Selda’yı düşünüyor oğluna. Bence de iyi olur. Böylece hem bu sevdadan kurtulur, hem de kendi mesleğine uygun bir evlilik yapar. Aklı başında iyi bir gençtir Sedat. Yakışıklı çocuk da. Söyle başka hiçbir plan yapmasın. Olcay hanım memnuniyetini belli etmemeye çalıştı. Oldum olası duygularını gizlemesini becermişti. Yavaşça kalktı yerinden. Yukarıya çıktı. Selda’nın odası kapalıydı. Teklifsizce açtı. Genç kız koltuklardan birine oturmuş kitap okuyordu. Huzursuz bir şekilde baktı annesine. - Hafta sonunda bir yere davetliyiz. Sen de geleceksin, baban öyle istiyor. Genç kız sitemkâr bir halde cevap verdi: - Ben sizin davetlerinizden hoşlanmıyorum. Gelmem. Olcay hanım kaşlarını çatarak sesini yüksellti: - Baban gelecek dedi. Bir itirazın varsa, gel kendisine söyle. Sıkıntıyla soludu kız. Cevap vermedi. Bir hadise daha çıkarmak istemiyordu. Oysa hafta sonunda Orhan’la dolaşacaklardı. Annesi onun tepkisini bekledi bir müddet. Kızın cevap vermediğini görünce devam etti: - Bu halini düzelt bir an önce. Baban çok sinirleniyor. Haberin olsun. Sinirli bir şekilde kızından bir cevap bekledi ama genç kız sessizdi. Sanki hiç konuşulanlara aldırmıyormuş gibi bir hali vardı. Fazla kalmadı Olcay hanım. Kapıya doğru yöneldi. Odadan çıkarken bir kez daha baktı. Selda hiçbir tepki vermeden kitabını okumaya devam ediyordu.  Halim bey tok sesiyle gürültülü bir kahkaha attı. - Enver’ciğim, inan ki biz sizi çok seviyoruz. Maşallah hanım kızımız da büyümüş, pek güzel bir kız olmuş. Oğluna döndü: - Değil mi Sedat? Genç adam yan gözle Selda’ya baktı. Onun yüzündeki huzursuzluğu fark etmeden kıza gülümsedi. Sedat uzun boylu, esmer bir gençti. Tahsilini Amerika’da tamamlamış, bir ay önce mezun olarak yurda dönmüştü. Halim beyleri çok eskiden tanırdı Enver Demir. Birkaç defa birlikte iş yapmışlar, çok para kazanmışlardı. Karısı Süheyla hanım da Olcay hanımın ahbabıydı. Selda ise pek bilmezdi bu aileyi. Sedat’ı iki üç kere görmüştü ama o zamanlar kendisi ortaokulda, Sedat ise lisedeydi. Genç kız etrafta dolaşan konuşmalardan bir şeyler sezinlemiş, oldukça huzursuz olmuştu. Geldiklerinden beri tek kelime konuşmamıştı zaten. Halim bey ona döndü; - Bir isteğin var mı kızım? Bahçemiz çok güzeldir, Sedat gezdirsin seni. Haydi, gençler, çıkın dolaşın biraz. Sedat hemen hareketlendi. Tebessümle baktı kıza: - Haydi Selda, dolaşalım... İsteksizce kalktı genç kız. Birlikte çıktılar. Bir müddet sessizce yürüdüler. Gerçekten de çok güzel bir bahçeydi. Özel olarak tutulmuş bahçıvanların bakımında, son derece zevkle dizayn edilmiş, rengarenk çiçeklerle dolu geniş bir alandı. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT