BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > IMF’ye karşı hukuk zaferi

IMF’ye karşı hukuk zaferi

Vatandaş Sinan Aygün olarak Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi için Ankara 4. Vergi Mahkemesi’nde açtığım ikinci davayı da kazandım. Mahkeme, Anayasa’ya aykırılık gerekçemi yerinde bularak yürütmeyi durdurma kararı verdi.



Vatandaş Sinan Aygün olarak Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi için Ankara 4. Vergi Mahkemesi’nde açtığım ikinci davayı da kazandım. Mahkeme, Anayasa’ya aykırılık gerekçemi yerinde bularak yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu hukuk zaferini, IMF’ye karşı kazanılmış sayıyorum. Çünkü, hükümetin benden ek vergi almasını isteyen IMF’ydi. Vatandaşın hakkını koruyan Yüce yargıya teşekkür ederim. Hatırlarsınız, daha önce de ek taşıt vergisi getiren 4837 sayılı yasanın Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle açtığım davayı kazanmıştım. Anayasa Mahkemesi yasayı iptal etmiş, hükümet ise apar topar bir yasa daha çıkarmıştı. 4962 sayılı ikinci yasa için açtığım ve kazandığım davada, Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi’nin Anayasa’nın 73’üncü maddesinde yer alan ödeme gücü ve vergi adaleti ilkelerine, 2’nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine ve 10’uncu maddesinde yer alan kanun önünde eşitlik ilkesine aykırılığı gerekçe göstermiştim. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen yasanın tekrar getirilmesinin bile tek başına iptal gerekçesi olduğunu belirtmiştim. Mahkeme şu karara vardı: “4962 sayılı kanun uyarınca davacı adına tahakkuk ettirilen, ihtirazi kayıtla ödenen taşıt vergisinin, Anayasa’ya aykırı olduğu öne sürülerek ret ve iadesi hususunda karar verilmesi ve yürütmenin durdurulması istenmiştir. Dava dilekçesinde açıklanan duruma ve uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre, ileri sürülen iddialar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27/2. maddesi uyarınca yürütmenin durdurulmasını gerektirecek nitelikte görüldüğünden, teminat aranmaksızın, yürütmenin davanın sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına 11.9. 2003 tarihinde karar verildi” Mahkemenin gerekçeli kararında atıf yaptığı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27/2. Maddesi son derece açık. Yargılama Usulü Kanunu’nun ilgili maddesi (Danıştay, idari mahkemeler ve vergi mahkemeleri idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler) diyor. Hakim, ek vergilerin telafisi imkansız zararların doğması ve hukuka aykırılık şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunu sabit görerek yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. Bu kararı verirken de, ne dava sonucunu, ne de Anayasa Mahkemesi kararını beklemiştir. Hakim, hukuka aykırılığı tescil ederek, Anayasa’ya aykırılık iddiamızın yerinde olduğu yönünde bir kanıt ortaya koymuştur. Bu karar ek vergilerin iptali yönünde güçlü bir işarettir. Şimdi top üst mahkemededir. Mahkemenin kararıyla, ihtirazi kayıtla ödemiş olduğum Ek Motorlu Taşıtlar Vergisini iade olarak alma hakkım doğdu. Bu yol, ek vergi ödemek zorunda kalan herkese açıktır. Ankara 4. Vergi Mahkemesi’nin kararı dava açan her vatandaşın ödediği ek vergileri geri alması için emsal teşkil edecektir. Bu parayı geri almayacağım. Çünkü dava açmaktaki amacım parayı geri almak değil hükümetlerin ek vergi gibi haksız yollara başvurmalarını engellemekti. Bu ülkeyi “Kaçak Türkiye” konumundan kurtararak, ekonomiyi kayıt altına almaya zorlamaktır. 2004 yılında da ek vergi yoluna gitmesi muhtemel hükümete bir çağrıda bulunmak istiyorum: Vazgeçin, üstelemeyin, vatandaşın üstüne üstüne gitmeyin. Vergiyi artırmak “Kaçak Türkiye”yi büyütür, “Gerçek Türkiye”yi küçültür.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT