BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pazarola /Herkese Pazarola!/İsmail Kaya

Pazarola /Herkese Pazarola!/İsmail Kaya

Okullar açıldı. 14 milyon dolayında öğrenci öğrenime başladı. 7 milyonu aşkın sayıda yüksek öğrenim öğrencisi Ekim ayında “ders başı” yapacak. Nüfusun üçte biri “kendilerine sunulan” bilgilerin ne olduğunu anlamak için 8-9 ay uğraşacaklar. Bir nevi öğrenim görecekler.



Okullar açıldı. 14 milyon dolayında öğrenci öğrenime başladı. 7 milyonu aşkın sayıda yüksek öğrenim öğrencisi Ekim ayında “ders başı” yapacak. Nüfusun üçte biri “kendilerine sunulan” bilgilerin ne olduğunu anlamak için 8-9 ay uğraşacaklar. Bir nevi öğrenim görecekler. Okulların açılışı, pazarlarda belli bir canlanmaya yol açtı. Giyim-kuşam, kitap-defter, okul-servis ve benzeri piyasalarda yaşananlar haberlere ve günlük sohbetlere konu oldu. Ama, ben, değişik bir pazardan bahsedeceğim. Bana göre her yer pazar Öğrencilik, insanın en rahat dönemidir. Ekmek elden su gölden yaşanır. Öğrenciden sadece derslerle meşgul ve başarılı olması istenir. Yıllarca okusun, “adam olsun”, sonra kazanmaya başlasın denir. Kazançlar ertelenir. Öğrenci masraf kapısıdır. Okusun diye yedirilir, içirilir, giydirilir, cebine harçlık konulur. Aileler, okula göndermekle çocuklarının geleceklerine yatırım yaptıklarını düşünürler. Aile üretir, kazanır; oğul-kız tüketir, harcar. Peki, öğrenci bunların karşılığında birşeyler vermek zorunda olduğunu düşünür mü? Hayır. Ya anne-babalar? Çocuklarından bir karşılık beklerler mi? Hayır. Bana sorarsanız karşılık beklemeliyiz. Çocuğumuz da bize onun için yaptıklarımızın karşılığını vermeli. Hem de şimdiden ödemeye başlamalı. Öğrenci de, onun için saçını süpürge etmiş annesi gibi, hayatın bütün yükünü onun için sırtlanmış babası gibi, “birşeyler” üretmek ve bunları birilerine “satmak” zorundadır. Çünkü, hayat böyle yaşanıyor. Al gülüm, ver gülüm. Öğrenci ne satar ki? İlgi, sevgi, saygı, yardım, dürüstlük ne güne duruyor? Kendisini arkadaşlarına sevdirememiş, hocalarının gönlünü kazanamamış, komşularına güleryüz gösterememiş, kendisinden güzel sözlerle bahsettirmeyi başaramamış gençler, hayat sınavında kırık not alıyorlar. Öğrencinin üreteceği fayda bu işte. Sokakta simit satsınlar demiyorum. Öğrenciler de pazara çıkmalı Taa ilkokuldan itibaren, kendisini “pazara çıkmış bir satıcı” gibi görmedikçe, yirmi değil kırk yıl da okusa, gençler kolay kolay başarılı olamıyor. Anneler-babalar, çocuklar-gençler, kızlar-erkekler, hocalar-talebeler! Kabul edelim ki, öğrenciler de, birşeyler kazanmak (derslerinden geçer not almak) zorunda. Öğretmenler notlarını “öğrenciden memnuniyetleri” derecesinde veriyorlar. Öğrenci öğretmenini memnun ederse, karşılığında öğretmeninden iyi notlar ve aferinler alıyor. Öğrencilere bir iyilik yapmak istiyorsak, onlara şimdiden “fayda ve değer üretmesini” öğretmeliyiz. Herşeyin bir bedeli ve bir karşılığı ola birilerine “bir fayda” satsınlar. Ne yazık ki, ne öğretmenlerimiz, ne anne-babalar ve ne de ülkeyi yönetenlerimiz, asıl kazancın alış verişten geldiğini farkedemiyorlar. (İstisnalar var elbette.) Her an birşeyler satmak durumunda olduğumuz gerçeğini algılayamıyorlar. Kazancın, güçten ve güçlünün yanında olmaktan geldiği yanlışında ısrar ediyorlar. Alınteri, gerçek bir kazanç kapısı olarak görülmedikçe, işimiz zor. Öğrenci de alınteri dökmeli, aldıklarının karşılığını vermeli. Bedelini ödemeli. Şimdiden. Yeni ders yılında herkese Pazarola...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT