BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Reform kenti Basra

Reform kenti Basra

Saddam’ın iyi adam, kötü adam olduğu tartışmalarını bir yana bırakacak olursak türbe ve camilere yaptığı yatırımlar, ülkenin bir ucundan diğer ucuna kadar uzanan altı şeritli otoyollar, istisnasız herkes tarafından takdir edilir. Bu sebepledir ki, Irak’ta bir şehirden diğerine gitmek İstanbul’da bir semtten başka bir semte gitmek gibidir.



BASRA- Saddam’ın iyi adam, kötü adam olduğu tartışmalarını bir yana bırakacak olursak türbe ve camilere yaptığı yatırımlar, ülkenin bir ucundan diğer ucuna kadar uzanan altı şeritli otoyollar, istisnasız herkes tarafından takdir edilir. Bu sebepledir ki, Irak’ta bir şehirden diğerine gitmek İstanbul’da bir semtten başka bir semte gitmek gibidir. Biz de 550 kilometrelik Bağdat-Basra yolunu yaklaşık 5 saatte alacağımızı düşünerek 45 dereceye varan sıcağı dikkate alıp ikindi vakti yola çıkıyoruz. Bağdat-Nahrivan arasındaki yolu problemsiz olarak geçip Kut şehrine doğru ilerliyoruz. Yolda sağlı sollu yürüyen ellerinde siyah bayrakları sancak gibi taşıyan kalabalık grupların yanından geçerken bize tuhaf tuhaf hareketler yapıyorlar. Iraklı arkadaşımız bunların Şii olduğunu ve Kerbala’ya gittiklerini söylüyor. Şii inanışına göre Kerbela’ya yürüyerek gitmek kutsal sayılıyormuş. Bu yüzden şiiler ayda en az bir kez bu şekilde yolculuk yapar bu yolculuk sırasında yol kenarlarında yemekler pişirip yoldan geçenleri de kendilerine katılmaları için davet ederlermiş. ‘Sorguluyorlar’ Yolculuğumuz ilk saatini doldurmadan ilk chek-pointle karşılaşıyoruz. Kirli sakallı polisler bizi durdurup nereye gittiğimizi soruyor. “Basra” deyince “Bu saatte Basra öyle mi” diyerek emin olup olmadığımızı öğrenmek istiyorlar. “Evet” cevabı ile birlikte salıyorlar. 30 kilometre gitmeden bir chek-point daha soru aynı cevap aynı. Bu şekilde abartısız 14 tane chek-point geçiyoruz. Kut’a geldiğimizde polisler araçtan indirip İHA’nın canlı yayın aracını sıkı bir aramadan geçiriyor. El Hakim resimleri Hatta bazıları üzerinde TV yazısına rağmen aracın “teyyare” olduğunu iddia ediyor. Beyaz t-shirt ve terlik giyen Faruk Söztutan’ı da bu şekilde giymemesi için sert bir şekilde uyarıyorlar. Özür üstüne özür diliyoruz. İkna etmek biraz güç oluyor ama kurtulmayı başarıyoruz. Basra’ya vardığımızda saatler 12’yi gösteriyor. 5 saatlik yolu 41 chek-point geçerek 20 saatte almış olsak da Basra’da olduğumuza şükrediyoruz. Şehirde Saddam resimlerinin bulunduğu yerlere uğradığı suikast sonucu öldürülen El Hakim’in resimleri yerleştirilmiş. Basra Irak’ın diğer bölgelerine göre daha sıcak bir iklime sahip Kuveyt’e 50 kilometre mesafedeki şehir körfezin nimetlerinden yeterince yararlanamıyor. Eskiden büyük bir ticaret merkezi olan şehirde halk genellikle tarım ve balıkçılıkla uğraşıyor. Savaşla birlikte iyice kendi kabuğuna çekilen Basra’da halkın gelir düzeyi diğer kentlere göre oldukça yüksek. Ancak şii grupların hak üzerinde otorite kurmak istemesi sebebiyle birçok gelir kaynağı da onların eline geçmiş durumda. İngiliz, Hollanda ve İtalyan askerlerinin kontrol altında tutmaya çalıştığı şehirde halkın arasında asker görmek pek mümkün olmuyor. Galeri şehri! Özellikle son günlerde kaçak ve çalıntı arabaların giriş yaptığı şehir adeta bir galeri şehri görünümünde. Özellikle Dubai’den getirilen ve sağdan direksiyon olan arabalar buralarda kurulan tezgahlarda bin dolar karşılığında soldan direksiyonlu hale getiriliyor. Kuveyt’teki GSM şebekelerini görmesine rağmen, Saddam döneminde cep telefonu kullanmalarına izin verilmeyen birçok Basralı’nın son günlerdeki en büyük hobisi cep telefonu satın almak. Basra’ya yoğun bir şekilde yabancı para girişi olduğu için Irak parası dinar burada diğer şehirlere göre oldukça düşük.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT