BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hasret Yağmuru-34 / Kol kola girdiler Orhan ile Selda / Seçkin Başkan

Hasret Yağmuru-34 / Kol kola girdiler Orhan ile Selda / Seçkin Başkan

Kapı açıldı ve Orhan ile Selda kol kola girdiler. Mürşide hanım gözlerinden süzülen yaşlara aldırmayarak ayağa fırladı ve alkışladı. İki genç gülümsediler ona. Nikah şahitleri orada çalışan görevlilerdi...



Gün boyunca Selda konuşmadı. Sedat ise durgunlaşmıştı. Dönüşte Enver bey kızına sordu: - Sedat konuştu mu seninle? Evlenmek istiyormuş. Selda gözlerini kapattı. Bu konunun açılacağını biliyordu. Hiçbir şey söylememeyi tercih ederek başını çevirdi. Enver bey onun sessizliği karşısında sinirlenmiş olacak ki kızgın bir sesle devam etti: - Eğer kafanda hâlâ o yetimhane serserisi hakkında bir şeyler varsa unut gitsin. Ben var olduğum sürece o adam senin yanına bile yaklaşamaz. Olcay hanım da kocasını tasdikleyerek başını salladı. Selda içini çekti sadece. Bilmiyorlardı ki birkaç gün sonra o serseri dedikleri insanla bir hayat boyu yaşamak için hazırlanıyordu. *** Mürşide hanım arabadan iner inmez hemen üstüne başına çeki düzen verip başının örtüsünü düzeltti. Sonra büyük eski taş binanın merdivenlerini soluk soluğa çıktı. Nikah salonunun lobisi oldukça kalabalıktı. Bir sonraki nikahın davetlileri şimdiden gelmişler, bekleme salonunu doldurmuşlardı bile. Öbek öbek toplanmış insanların arasından tedirgin bir şekilde geçerek bir köşede durdu, beklemeye başladı. Çok geçmeden kırmızı kadife kaplı salon kapısı açılarak görevli memur gözüktü. Adam olanca gücüyle bağırdı: - 15.15 nikahı... Selda Demir, Orhan Aktunaaa.... Kalabalıkta bir hareketlenme oldu, herkes başını çevirip salon kapısına bakmaya başladı. Az sonra bir tek Mürşide hanım küçük şişman vücudunu adeta yuvarlayarak herkesin içinden sıyrılıp salondan içeri girdi. Büyük salonun en ön sırasının ortasındaki koltuğa oturdu. Kendisinden başka hiç kimse yoktu. Biraz sonra yan taraftaki kapı açıldı ve Orhan ile Selda kol kola girdiler. Mürşide hanım gözlerinden süzülen yaşlara aldırmayarak ayağa fırladı ve alkışladı. İki genç gülümsediler ona. Nikah şahitleri orada çalışan görevlilerdi. Nikah memuru da gelince bir sessizlik oldu ve iki gencin nikahları onbeş dakika bile sürmeden bitmişti. Yaşlı kadın sevgiyle sarıldı Selda’ya: - Allah bir yastıkta kocatsın sizi inşallah. Dilerim çok çok mutlu olursunuz yavrularım. Beni ihmal etmeyin, arayın. Bir gün eve gelin. Size güzel bir çiğ börek yaparım. Afiyetle yersiniz. Orhan elini öptü ve: - Merak etme teyzem, mutlaka geliriz. Kendine iyi bak, ayaklarına sağlık geldiğin için. - Aaa, delinin zoruna bak, gelmez miyim hiç, hele senin nikahına... Gülüştüler. Selda da sarıldı ona sevgiyle. Biraz sonra geldiği gibi yuvarlanarak giden kadının ardından el sallıyorlardı. O gözden kaybolunca Orhan karısına döndü: - Evet sayın Selda Aktuna hanım, nasıl hissediyorsunuz? Genç kız gözlerini kapattı: - Çok ama çok mutluyum Orhan. İnanamayacak kadar mutluyum. Ele ele yürümeye başladılar. O hafta sonu ziyaretinde olanları bir bir anlatmıştı Selda Orhan’a. Delikanlı dikkatle dinlemişti onu. Sonra da hafifçe tebessüm etmişti: - Annen ve baban benimle birlikte olmandan çok korkuyorlar demek ki Selda!.. demişti. O günden sonra genç kızın bütün tedirginliğine karşılık bu konudan evde hiç bahis açılmamıştı. Enver bey ve Olcay hanım konuyu o gün evlerine dönerken arabada söyledikleri birkaç cümle ile kapatmışlardı sanki. Ama Selda bunun bitmediğini, bir şekilde karşısına geleceğini çok iyi biliyordu. Nikah günü geldiği zaman bütün bu düşüncelerine ara vermiş, işin heyecanı kaplamıştı her tarafını. Sabah okula gider gibi çıkmıştı evden. Güzelce giyinmişti ama. Gerçekten de sabah da okula gitmişlerdi. Öğleden sonraki derslere girmemişler doğruca buraya gelmişlerdi. Daha önce böyle bir evlilik yapacağını söyleseler asla inanmazdı Selda... DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT