BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hasret Yağmuru / Öfkeden kıpkırmızı olmuş, yatıyordu! -37- / Seçkin Başkan

Hasret Yağmuru / Öfkeden kıpkırmızı olmuş, yatıyordu! -37- / Seçkin Başkan

Olcay hanım kanapeye uzanmış, elinde kızının evlenme cüzdanı, öfkeden kıpkırmızı olmuş, yatıyordu. “Ne oldu sana Olcay?” diye sordu telaşla. Kadın bir şey söylemeden elindeki cüzdanı uzattı. Enver bey şaşkın bakışlarla aldı!..



Çok geçmeden Enver bey evdeydi. Hızla çıkmıştı iş yerinden telefonu alınca. Kapıdan içeriye telaşla girdi: - Ne oldu? Nerede Olcay? - Salonda beyefendi, küçük hanım gittikten sonra düştü yere. Zorla kaldırdım. - Doktora telefon ettin mi? Hemen haber ver. Gerisini dinlemeden salona girdi. Olcay hanım kanapeye uzanmış, elinde kızının evlenme cüzdanı, öfkeden kıpkırmızı olmuş, yatıyordu. “Ne oldu sana Olcay?” diye sordu telaşla. Kadın bir şey söylemeden elindeki cüzdanı uzattı. Enver bey şaşkın bakışlarla aldı. Dikkatle baktı. Adamın rengi sararmıştı. Dişlerinin arasından fısıldadı: - Allah kahretmesin, bunu da mı yapacaktı bize!.. Olcay hanım adeta inledi: - Ne yapacağız Enver, ben o adamı asla damat diye evime almam. El içine çıkartamam. Söyle, ne yapacağız? Enver bey koltuğa çöktü. On yaş ihtiyarlamıştı sanki. Elini kaldırdı karısının susmasını istermiş gibi. - Düşünüyorum Olcay, bu şekilde benim kızım olamaz. Alır bavulunu defolup gider bu evden. Kadın ağlamaya başlamıştı. Enver bey öfke içinde soluyup duruyordu. Bir müddet hiç konuşmadılar. Neden sonra biraz daha sakinleşmiş, daha net düşümeye başlamışlardı. Öfkeleri son haddindeydi. Artık bütün bunların hesabını sormak için kızlarını bekliyorlardı. Akşam üzeri Selda’nın arabasının sesi duyuldu dışarıdan. Olcay hanım hafifçe inledi. Enver bey fırladı yerinden. Kaşları çatık bir şekilde salonun ortasında ayakta duruyordu. Selda kapıyı kendisine açan hizmetçileri Saliha’ya gümsedi: - Merhaba Saliha... - Küçük hanım, anne ve babanız sizi salonda bekliyorlar. Genç kız biraz şaşırmış bir şekilde onun yüzüne baktı: - Hayrola, bir şey mi oldu? Hizmetçi cevap vermedi. Korku ve endişe dolu gözlerle onun yüzüne baktı. Selda bir şeyler olduğunu sezinlemiş, şaşkın bir şekilde babasının yüzüne baktı. Enver bey tok bir sesle: - Hoş geldiniz küçük hanım, buraya gelin. Diye bağırdı. Genç kız bir şey söylemeden salona girdi. Annesi hâlâ kanapede uzunlamasına yatıyor, ağlamaktan şişmiş gözlerle kendisine bakıyordu. - Ne var? Ne oldu? Enver bey elindeki evlenme cüzdanını kızının yüzüne fırlattı. Selda o an dizlerinin bağının çözüldüğünü hissetti. Nasıl böyle bir tedbirsizlik yaptığını pişmanlıkla anlamaya çalışarak eğildi, yere düşen cüzdanı aldı. Dudaklarını ısırdı. Bir şeyler söylemesi gerektiğinı biliyordu. - Size söyleyecektim. Ben evlendim Orhan’la... diyebildi kısık bir sesle. Enver bey adeta kükredı: - Bunu nasıl yaparsın bize? Bizim gibi bir anne babaya bunu nasıl yaparsın ha? Ses çıkartmadı Selda. Biliyordu ki ağzından çıkacak hiçbir kelime olanları değiştirmeyecekti. Sakin olmaya gayret ederek sandalyelerden birine oturdu: - Onunla mutlu olacağıma inanıyorum ben. Ne olur anlayış gösterin. DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT