BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sentez / Sürtünme, enerji kaybı demektir! / Hasan Seçen

Sentez / Sürtünme, enerji kaybı demektir! / Hasan Seçen

Üniversiteler, birer birer açılmaya başlarken tansiyon da yükselmeye başladı değerli okurlar!..



Üniversiteler, birer birer açılmaya başlarken tansiyon da yükselmeye başladı değerli okurlar!.. Üniversite açılış merasimlerindeki konuşmalar, erbabı tarafından daima dikkatle takip edilir. Bu merasimlerde, üniversite rektörleri tarafından üniversitenin kaydettiği gelişmelerin bir dökümü yapılır, geleceğe yönelik hedefleri anlatılır, dünyanın gittiği yön tespit edilir ve bu arada ülkenin genel problemlerine ışık tutulur. Rektörler, bu törenlerde, üst düzeyde ülke ve insanlık sorunlarını dile getirebildiği gibi, somut mahalli problemleri, hattâ kampus içi problemleri de dile getirip dinleyicilere ve hassaten gençlere görev ve yükümlülüklerini hatırlatmak suretiyle baba nasihatleri de yaparlar. İşlerinin tabiatı icabı, siyaset kurumu biraz mütemayiz (kendini gösteren); bilim kurumu da mütevazı (gösterişsiz) olmak zorundadır. Siyasetçi, kamuoyuna her vesileyle sesini duyurabilir ama, üniversite rektörleri ve öğretim üyeleri kolay kolay kamuoyu önüne çıkmazlar. İşte bundan dolayıdır ki, rektörler, bir dahaki konuşmalarını bir sonraki sene yapacaklarının bilincinde olarak, üniversite mensuplarına ve kamuoyuna iletecekleri önemli mesajların büyük kısmını açılış konuşmalarında vermek isterler. Hükümetin, kısaca YÖK yasa tasarısı olarak da bilinen yüksek öğretim kurumu yasasını değiştirme niyetini ortaya koymasından itibaren üniversitelerde bir rahatsızlık olduğu hissedilmektedir. Bazıları, bu rahatsızlığın, yeni yasa tasarısının kanunlaşmasıyla birlikte üniversite yöneticilerinin önemli bir kısmının idari görevlerini kaybedeceği endişesinden kaynaklandığını sanmaktadır ki, böyle sananlar, tamamen olmasa bile büyük oranda yanılmaktadır. Niçin yanıldıklarını da hemen izah edeyim: Dünya genelinde, bilim camiası içinde en rahat insanlar, idari görevi olmayanlardır. Üniversitelerde idari görevi olan pek çok bilim adamı tanırım ki, idari bürokratik görevleri, onların akşama kadar tek bir bilimsel makaleyi incelemesine bile imkan tanımaz da dergi ve kitaplarını akşam eve götürüp evde çalışırlar. Her meslek grubunda olduğu gibi, bilim camiasında da idareciliği profesyonel bir iş olarak deruhte etmiş akademisyenler de vardır. Onların da bilim dünyasındaki çarkların dönmesinde yadsınmayacak rolleri vardır. Böyleleri de olmasa bilimi yaşama tarzı haline getirmiş ve idari görevleri angarya sayan insanlar arasından idareci bulmak için ya kur’a çekmek veya rotasyon uygulamak gerekebilir. Bugün gelinen noktada, Türkiye’nin esenliği için, siyaset kurumu ile üniversiteler karşılıklı güven problemini yenmek zorundadır. Siyaset, toplum olarak kendimizi ifade edebildiğimiz en önemli alanlardan biriyse -ki öyledir- bu kurumun yıpranmaması için gayret içinde olmak, eleştirilerde kantarın topuzunu kaçırmamak temel görevlerimizden biri olmak durumundadır. Siyaset kurumu da, icraatlarının kendisine yapılan eleştiri sayesinde mükemmelleşeceğinin bilincinde olarak kendisine yöneltilen eleştirileri dikkate almalı, bühtanlara katlanmalı, cevaplamalı, muhataplarının şüphelerini gidermeli veya en aza indirmelidir! Sözümüz her iki tarafa birlikte: Üniversite rektörlerinin kendi kürsülerinden siyasetçilere karşı; siyasetçilerin de kendi kürsülerinden rektörlere karşı konuşmaları yerine, kendilerinden beklenen, iki tarafın da aynı masanın etrafında buluşması ve problemleri konuşarak çözmesidir. Termodinamik prensibidir: Sürtünme enerji kaybı demektir. Aşırı sürtünme yangın çıkarabilir. Gerilen ip kopar! Kopan bir ip de kimsenin işine yaramaz!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT