BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Buradan çıkış yok / DÜŞ MACUNU II / Ümit Aktan

Buradan çıkış yok / DÜŞ MACUNU II / Ümit Aktan

Masa bu kez biraz daha kalabalıktı. Etraftaki hazirûn biraz daha sokulmuş, söze karışmadan dinliyordu ve kafasında sorular oluşturan bir çok göz ve kulak dikkat kesilmişti.



Masa bu kez biraz daha kalabalıktı. Etraftaki hazirûn biraz daha sokulmuş, söze karışmadan dinliyordu ve kafasında sorular oluşturan bir çok göz ve kulak dikkat kesilmişti. Eylül sonunda poyrazın azgınına sırtını vermiş olan “Taş Kaave” girişi güneşe teslim olmuştu çoktan. İki metrelik cüssesi ve kırlaşmış ama kısa kesilmiş saçlarıyla dişindeki aralıkları hava püskürterek tıslatan Hüsnü Dayı muhabbeti koyulaştırdı: “Biraz Beşiktaş’a yüklenmişin. Buradaki muhabbettten Beşiktaş aleyhine söz çıkmaz. Ona göre.” İlk çıkış bana gelmişti... Sonra Mehmet Kaptan aldı sazı ve yol gösterdi: “Şu Fener’in hakkını teslim edelim. Çok kötüden iyiye döndüler. Bu sezona bile ‘kim kime, Daum Daum’a’ başlamışlardı. Bak toparladılar. Tamam, Antebi döve döve yendiler, Galatasaray’la da iyi oyuna rağmen Boşat’ın kör tarafına denk getirerek berabere kaldılar. Ama iyi gidiyorlar ve Beşiktaş’ın en ciddi rakibi onlar oldu sonunda.” Kırık dökük tahta sandalyesinde arkaya yaslanan Işık Dayı her zamanki gibi konuya hiç âlâkasız bir yerden girdi: “Yahu şu bizim Spolito Hasan’ın yeğeni değil mi?..” Aynı anda Hüsnü Dayı kulağıma eğilip açıklama verdi: “Spolito rumcada yalınayak demektir. Bunların Koçino Mustafa ve Ksurapaço İbrahim ile olan hikayelerini bana hatırlat da sana anlatayım bir ara.” Ben boş boş boş bakınca bir daha açıkladı: “Koçino kırmızı, Ksurapaço da domuz derisi demektir. Çok uzun hikayaleri vardır bu adamların.” Sonra döndü ve Işık dayıya çıkıştı: “Yaa, muhabbeti geberttin yine. Nereden soktun araya şimdi Spolito Hasan’ı?..” Işık dayı cevapladı: “Soktum çünkü Spolito’nun torunu bizim ada takımına girmiş. Bir de voleybol takımı kurmaya karar vermişler. Şimdi moda ya..” Hüsnü dayı çaylara seslendi ve Işık dayının omuzuna şaplattı bir tane: “Helâl be Işık. Futbolun arasına soktun ama bizim kızlar da büyük iş başardılar. Hem ben maçları hep Eurosport kanalından izledim. Bayıldım kardeşim. İngiliz spiker bizim Milli Takım’ı öve öve bitiremedi. Seyircimize hayranlık duyduklarını hep anlattı. Bir de üstüne bizim Neslihan’a “nıslayhen”, Aysun’a “Eysan” demedi mi?.. İçimin yağları eridi vallahi.” Bir an Mustafa Yener’i düşündüm. Hani şu TRT’den voleybolcu kızlarımızı pek de güzel nakleden, 32 yıllık arkadaşım, voleyboldeki bir uluslararası başarı ve dolu salon için tam 30 yıl bekledi ve sonunda maçı ondan değil, Eurosport’tan dinlediler!.. Grup voleybolu kısa kesip bir an önce futbola dönmeyi istiyordu. Dinleyici topluluğundan da bu konuda homurtular gelmeye başlamıştı. Mehmet Kaptan, oradan geçen gençten ve yakışıklı birine “Borcunu öde, borcunu” diye seslendikten sonra bana “sana sonra anlatırım” gibi baktı ve tekrar konuya döndü. Yeni gelen servisin çay dağıtımının bitimi beklendi ve yeniden giriş yapıldı kaptan tarafından: “Benim dikkatimi Erman çekti. Daha bir hafta önce Antep takımının diyeti Adana’da Adanaspor’a ödenirken Timur için ‘Dikkatli ol, zaten takımın 14 kişiyle ayakta kalmaya çalışıyor’ demişti. Şimdi Hakan’a yaka paça yaptı, Erman 1 hafta sonra diyor ki; pozisyon icabı. Üstelik de Hakan ayıp ediyor demez mi. Yahu bu çocuk belki Tuncay’la belki de İlhan’la bu İngiltere’yi çökertecek, Erman ise yediği tekmelere karşılık Hakan gibi bir çocuğu yerden yere vuruyor.” Hüsnü dayı tamamladı: “Aynı adam Timur’un Hakan’a yaptığı harekete futbolun içinde var dedi, ama Serkan Balcı’nın Fenerli Kemal’e yaptığı harekete futbolun içinde var diyemedi. Boş verin siz, bizim 5-0’ın tadını çıkarın. Aslanlar gibi yendik Samet’i..” Hazirûn kafa sallayarak katıldığını belirtti. Masadaki muhabbet beş duyudan altıncısı olan ukalâlığımı tahrik etmez mi?.. Hemen atladım: “Yani hakem hataları hata olmaktan çok öteye geçti mi diyorsun kaptan? Galatasaray’ın hakkını koruyacağız diye yalancı bir cesaretle ortaya çıkanlar aslında daha bir hafta geçmeden yine kendi aleyhlerine yapılmış yorum hatalarıyla karşılaşmadılar mı? Beşiktaş ve F.Bahçe lehine, G.Saray aleyhine hatalar tartışılıyor yine...” O gün sessiz bir gün yaşayan ve daha çok dinleyen Celâl Kaptan söze girdi: “Hak korumak öyle olmaz oğlum. Sizinkiler fazla medeni. Hakkını koruyacaksan Serdar Bilgili gibi masaya yumruğunu vuracaksın, Sinan Engin gibi kafayı çakacaksın. Öyle sultani olgunluğuyla bu iş yürümez. Sizi daha çoook yer bu Bülent Yavuz.” Hakem ve Bülent Yavuz kelimeleri telaffuz edilince herkes döndü ve eski hakem Ömer Karadağ hocaya baktı. Hoca da sakince konuştu: “Hakem insandır. Hata yapar. Muhittin’in yaptığı hariç hepsini hakem hatası olarak görürüm. Ama Muhittin’in yaptığı başka bir şeydir. Diğer yandan hakeme maçı şöyle idare et, bu maç şöyle biterse iyi olur diye kimse direktif veremez. Ancak hakemlerin etki altında kaldığı, özellikle bu medya anlayışıyla bugün hakemlik yapmanın mümkün olmadığı açıkça ortadadır.” Adanın taş kaavesindeki muhabbeti konuyu uzaktan izleyen ve genelde muhabbetin vurup kaçanı olan Işık Dayı noktaladı: “Ümit bey, sana ben iyisi Zigardel Hüsnü’nün hikayesini anlatayım.” Konuyu değiştirirken 110 yıllık kaavenin tavan kenarlarına yuva yapan küçük kırlangıç kuşlarını gösteriyordu...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT