BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yok saymak var saymak

Yok saymak var saymak

Şimdi YSK’ya akıl vermek için toplandık. Hatta kurul üyelerinin önüne üç tane de seçenek koyduk.



Şimdi YSK’ya akıl vermek için toplandık. Hatta kurul üyelerinin önüne üç tane de seçenek koyduk. Seçeneklere “efendim”le başlıyoruz. -Efendim YSK’nın alabileceği üç karar var: Ya DEHAP’la ilgili kararın dikkate alınması talebini reddeder, ya 3 kasım seçiminin tekrarına karar verir, ya da DEHAP oylarını yok farzederek baraj hesabını yeniden yapar. Üçüncü şıkta milletvekili dağılımı değişir, CHP ve AKP’den bazı milletvekilleri gider, DYP barajı aşmış sayılır, 66 milletvekili ile parlamentoya girer. DEHAP sahte evrakla seçime girmişse.. bu durum seçimden sonra farkedilmişse.. Bunda DEHAP’a oy veren seçmenin günahı ne.. Eğer bir hile varsa bu hile seçmenin hilesi değil. DEHAP seçmeni partisinin seçime katılamayacağını 3 kasımdan önce öğrenseydi belki oyunu AKP’ye, belki ANAP’a belki SP’ye verecekti. DEHAP’ı yok sayarak DYP’yi nasıl var sayarız? Hukuk ve adalet adına, DEHAP üç yerde mi yoksa beş yerde mi teşkilatlandı hesabı için kılı kırk yardık. Şimdi iki milyon oyu yok sayarken veya yok sayılmasını teklif ederken nereye sığınacağız? Kırk kişi bir araya geldi mi kuyudan çıkaracak taş arıyoruz. Seçimlerin tekrarına karar verelirse 3 kasımdan bugüne kadar alınan kararların, yapılan anlaşmaların, atamaların hepsi geçersiz sayılırmış. Amaa, YSK kararından önce erken seçim kararı alınırsa problem olmazmış. Benim irade beyan derdim ve külfetim olmadığı için böyle tartışmaları ve çırpınışları zevkle izliyorum. İşinize nasıl geliyorsa öyle yapın. Elinizden geleni de ardınıza koymayın. Var sayın, yok sayın, yeniden sayın.. İçinden çıkamazsanız rektörlerin danıştığı yere danışın.. Yetmezse bir de kriz çıkarın dolar iki milyona çıkarsa faizler tırmanışa geçerse aşağı inerken mutlu oluruz. *** Ulusal çıkar Milli siyaset belgesi, kırmızı kitap, kırmızı çizgi, şaşmaz, değişmez değiştirilemez prensipler, eskiden beni heyecanlandırırdı. Zanederdim ki eli tetikte, kulağı kıpırtıda onlarca büyük insan gece gündüz muhtemel gelişmelere kafa yoruyor, bazı şeyleri öngörüyor, el altından müdahale ediyor, bize de sade vatandaş olarak kırmızı ışıkta durup üç beş kuruş vergi verip geçinmek düşüyor. Saf saf şu DEHAP’ın sahte evrakla seçime girdiği iddiasının bile ulusal çıkar kapsamına girdiğini, belli aşamadan sonra kamuoyunu tartışma zahmetinden kurtaracak örtülü bir çözüm bulunacağını zannetmiştim. Şimdi yine zannıma ve saflığıma toz kondurmadan diyorum ki, acaba büyüklerimiz bu tartışmaların (DEHAP kararı, yeni baraj hesabı, seçimlerin yenilenmesi vs...) ve muhtemel kararın vatanımız, ulusal çıkarlarımız için daha hayırlı olduğuna mı karar verdiler. Zannım bu ama içime kurt düşüren şubat 2001 krizi var.. Yani her gelişme ulusal çıkar hesabı yapanların kontrolü altındaysa.. şubat krizine kılıf bulmak zor.. Değilse bu heybet ve azamet ve kararlılık gösterileri kimin için...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT