BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Adapazarı Belediye Başkanı bu yanlışı düzeltmeli

Adapazarı Belediye Başkanı bu yanlışı düzeltmeli

Bazı belediyelerin birçok vatandaşımızı mağdur ettikleri yönünde çok şikayet geliyor.



Bazı belediyelerin birçok vatandaşımızı mağdur ettikleri yönünde çok şikayet geliyor. Vatandaş zamanında bir arsa almış, belediyeler de bir maddeye dayandırdıklarını belirterek, o arsanın çoğuna el koyuyor. Vatandaş itiraz edemiyor, hakkını arayamıyor. Yandığıyla, kahrettiğiyle kalıyor. Böyle birşey olur mu? Vatandaşın tapulu malı, bedelsiz olarak nasıl alınır? Mülkiyet hakkını hiçe sayan yasa maddesi olur mu, böyle bir zihniyete nasıl prim verilir? Adapazarı’ndan yazan Feriha Göçhan da bu şekilde mağdur olanlardan. Adapazarı Belediye Başkanı ve diğer ilgililerin bir an önce bu yanlışı düzeltmeleri ve o hanımefendinin gönlünü almaları gerekmektedir. “Dul bir kadınım. Babamdan kalma tek katlı bir evimiz vardı, 4 kardeşe kaldı; iki kardeşim hisselerini bana verince, 4/3’ü benim oldu, 1/4’ü de bir kardeşimde kaldı. Beraber oturuyorduk, şimdi yıkıldı, 4 yıldır arsa olarak duruyor. Belim kırıldı, yatalak oldum. Arsama bir ev yapmayı düşündük. Kızım bu durumu komşumuz olan bir mühendise danışmış, küçük bir evin bize 15 milyara mal olacağı söylenince, kızım da o miktar kadar paramızın bulunmadığını, bir odalık bir ev istediğimizi belirtmiş, mühendis de bu işin 5 milyara olabileceğini söylemiş. Komşumuz olan mühendis, bu defa da, izin alınabilmesi için tek tapunun gerekli olduğunu söylemiş. Kızıma, “dayın hissesini bana versin, yapalım” demiş; ama kardeşim ona değil de kızıma hissesini vermiş. Beni hasta halimle tapuya götürdüler, güya kardeşimin hissesi bana devredilip tek tapu yapılacaktı. Hastayım, ağır duyuyorum; memur birşeyler okudu, ben de nasıl olsa kardeşimin hissesi bana devrediliyor diyerek istenen imzaları attım, verdikleri kağıdı alarak eve geldik. Evde kağıdı okudum, aman Allahım, bir de ne göreyim; 67 metrekarelik arsamın 25 metrekaresini kayıtsız, şartsız, bedelsiz olarak yola verdiğim yazılmış. Kaldı ki arsam cadde kenarında değil, sokak arasında. Bize birşey sorulmadan, mühendis bizim adımıza bağış yapmış; neden yaptığını sorduğumuzda da, “bağış yapmazsam izin vermezler” gibi garip bir karşılık verdi. Kardeşimin hissesinin bana verilmesini beklerken, benim hissem de belediyeye veriliyor. Böyle bir tuzak olur mu? Şimdi de 42 metrekareye ev olmaz diye inşaat işini bıraktı. Hem param gitti, hem arsam. Bu satırları gözyaşlarımla yazıyorum. Belki de kardeşim kendi hissesini ona vermedi diye bize o kötülüğü yaptı. Bana sorulmadan arsam nasıl veriliyor? Komşularımın evleri duruyor, bizim arsa iki metre içerde kalıyor. Başkalarından alınmıyor da benden neden alınıyor? Adapazarı Belediye Başkanı’na çağrı yapın, bu yanlışı düzeltsin. Bağış yapmadık, sadece kandırıldık. Lütfen buna bir çare bulun!...” ‘Pancar çiftçisini mağdur etmeyiz’ Pancar üreticileri de diğer çiftçiler gibi tedirgin olunca, AK Parti Konya Milletvekili Abdullah Çetinkaya, bu konuyu siyasete alet edenlerin oyununa gelmemek gerektiğini belirterek; Başbakan’ın çiftçileri mağdur etmeyeceğini söyledi. Kendisinin de pancar çiftçisi bir ailenin çocuğu ve sanayici olduğunu, bisiklet fabrikasında yüzlerce kişi çalışırken, önceki hükümetler döneminde yapılan yanlış uygulamalarla Çin’den ucuz bisiklet ithal edildiğini, bu sebeple fabrikayı kapatmak zorunda kaldıklarını, çiftçinin sancısını bizzat yaşamış biri olarak çok iyi anladığını ifade eden Abdullah Çetinkaya, hiçbir vatandaşın mağdur edilmemesi için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Şeker pancarı üreticilerinin haklarının verilmesinin popülist politikayla ilgisinin bulunmadığını, aksine bu büyük kitlenin haklarını savunmanın görevleri icabı olduğunu belirten AK Parti Milletvekili Abdullah Çetinkaya; “ülkeyi batıranlar, ekonomiyi çıkmaza sokanlar karşısında sesi çıkmayanlar, şimdi iyi niyyetli çalışmalarımız karşısında yaygarayı basıyorlar. Çıkarları zedelenenler milletimiz için yapacağımız iyi işlere engel olamayacaklar” dedi. Ekrem Hortu - KONYA
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT