BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hasret Yağmuru / Bir kaşık suda boğmak istiyordu - 43 - / Seçkin Baskan

Hasret Yağmuru / Bir kaşık suda boğmak istiyordu - 43 - / Seçkin Baskan

Olcay hanım şiddetli baş ağrılarıyla kıvranmaya başlamıştı. Olanlara akıl erdiremiyor, Selda’nın bir erkek için kendilerini terk edip gitmesini hazmedemiyor, Orhan’ı bir kaşık suda boğmak istiyordu... Biricik kızını nasıl koparıp almıştı ellerinden!



Orhan’dan karı-koca nefret ediyorlardı. Biricik kızlarını onlardan kopartan kişi olarak görüyorlar, bütün olanlardan onu sorumlu tutuyorlardı. Olcay hanım ise şiddetli baş ağrılarıyla kıvranmaya başlamıştı. Olanlara akıl erdiremiyor, Selda’nın bir erkek için kendilerini terk edip gitmesini hazmedemiyor, Orhan’ı bir kaşık suda boğmak istiyordu... Olcay hanımın arkadaş çevresinde dalga gibi yayılmıştı Selda’nın gidişi. Arkadaşlarının kinayeli sözlerine verecek cevap bulamamış, kendisini çekmişti arkadaş çevresinden. Bütün gün akşama kadar evde oturuyor, kimseyle görüşmüyordu. Enver bey derin bir nefes aldı, yerinden kalktı: - Bugün nasıl başın? - Berbatım bey. Beynim çıkacak sanki.. Adam çaresiz baktı karısına. Ona hak veriyordu. Büyük bir darbe almışlardı. - Seni tatile götüreyim ister misin? - Hiçbir şey istemiyorum. Hiçbir şey... yaşamak bile istemiyorum. Oysa ne hayallerim vardı. Hepsi yerle bir oldu. Şu halimize bak.. Sanki cenaze çıkmış gibi evimizden. Yaşlı adam gözlerini kıstı: - Farkı yok Olcay. Ha kız gitti, ha cenaze çıktı. O artık bir ölü benim için. Bu sözler üzerine ağlamaya başladı kadın. Yine de annelik duyguları bütün hislerini bastırıyor, kızının hangi şartlarda yaşadığını merak ediyor, içi sızlıyordu. - Halimler’e de rezil olduk. Sedat dün yine geldi bir haber var mı diye. - Herkese rezil olduk Enver, herkese... Öfkeyle soludu Enver bey. Olcay hanım hıçkırıklar içinde devam etti: - Nerdedir, ne yapar nasıl yaşar? Benim küçük kızım narindir, zorluklara dayanıksızdır. O serserinin sağladığı şartlar altında nasıl yaşayabilir? Enver bey kükredi adeta: - Yeter Olcay, kendi tercih etti bu hayatı. Ona sağladıklarımızı elinin tersiyle itti. Bir sokak çocuğunun ardından gitti anasını babasını hiçe sayıp. Kendi seçimi. Hiç düşünmüyorum inan. Ne yaparsa yapsın!.. Kadın sustu. Kocasının asabiyetinden çekinir olmuştu. Bunca senelik evliydi Enver beyle, ama onu hiç böyle görmemişti. Bir şey olmasından, kocasının başına bir şey gelmesinden korkuyordu!.. *** Orhan ehliyet imtihanını başarıyla vermiş, tamirhaneye gelen araba sahiplerinden birinden, Feyyaz bey aracılığıyla şoförlük işi almıştı. Artık okuldan geldikten sonra yemeğini yiyip hemen taksiye çıkıyordu. Çok yorgundu. Durmadan çalışıyor, birkaç kuruş fazla kazanmak için çabalıyordu. Selda ise gün geçtikçe hamileliğinin ilerlemesinden rahatsız olmaya başlamıştı. İşten gelir gelmez yemeği hazırlıyor, kocasını akşam işine yolladıktan sonra ölü gibi yatıyordu. Doğuma üç ay kalmıştı. Biraz kilo almıştı. Son bir ayda izne ayrılacaktı artık. Bu arada Orhan okulunu başarıyla götürüyordu. İyi, kötü bir düzen kurmuşlardı. Mutluydular. Hafta sonlarında Mürşide hanım geliyordu. Selda’ya yardım ediyor, doğacak bebeğe patikler, hırkalar örüyordu. Orhan ilk kazancıyla elden düşme bir televizyon almıştı. Karısının sıkılmasını istemiyordu. Yoğunluğundan dolayı fazla ilgilenemediğini düşünüyordu Selda’yla. Bu yüzden elinden geleni yapmaya çalışıyordu onu oyalamak için... DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108153
    % -0.82
  • 3.8325
    % -0.13
  • 4.5073
    % 0.05
  • 5.1169
    % -0.13
  • 153.903
    % 0.01
 
 
 
 
 
KAPAT