BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 1001 Osmanlı Hikâyesi / Yıldız Sarayı’nda bir garip hadise!.. -221 / Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikâyesi / Yıldız Sarayı’nda bir garip hadise!.. -221 / Vehbi Tülek

Sultan ll. Abdülhamîd Han’ın ikâmet ettiği Yıldız Sarayı’nda iki asker nöbet tutmaktadır... Sultan, bir ara balkona çıkar ve askerleri yanına çağırır... Padişah, askerlerden birine bir miktar para vererek hamama gitmesini söyleyince diğer nöbetçi şaşkınlığını gizleyemez!



Erzurum’un Pasinler ilçesi Tuylar köyünden bir asker, Sultan Abdülhamîd Hanın ikâmet ettiği Yıldız Sarayı’nda diğer bir arkadaşı ile birlikte nöbet tutmaktadır... Sultan, bir ara balkona çıktı ve askerleri yanına çağırdı... “O zâtla tanışıyoruz” Balkonun yanına gittiklerinde, Sultan nöbetçilerden birine, hiçbir şey sormadan, diğer askerin şaşkın bakışları arasında bir miktar para vererek hamama gitmesini söyledi. Asker, sultanın emrini yerine getirmek için hemen “peki” der ve hızla oradan ayrılır. Bu askerin, ihtilam olduğu ve gusletme imkânı bulamadan nöbete geldiği sonradan anlaşılır. O asker gittikten sonra Padişah, Erzurumlu’ya dönerek; “Sizin hocanız kimdir?” -Siz tarîkat ehlisiniz. Hocanız kimdir? diye sordu. Erzurumlu asker de; -Taşkesenli Şeyh Ahmed Efendi, cevâbını verince; -Evet o zâtla tanışıyoruz, diyerek içeri girdi. Biraz sonra da elinde bir Mushaf-ı şerîf ile geri gelerek askere; -Bunu hocan olan kardeşime verirsen memnun olurum, dedi. “Emânetimi getirdin mi?” Erzurumlu, memleketine döndüğünde Şeyh Ahmed Efendi’nin huzûruna çıktı. Ahmed Efendi onu görünce; -Emânetimi getirdin mi? diye sordu. Adam, hayretler içinde, Sultanın verdiği Mushaf-ı şerîfi hocasına teslim etti ve ona olan bağlılığı, sevgisi daha da arttı. Bu Mushaf, hâlen Şeyh Ahmed Efendi’nin âile kütüphânesinde muhâfaza edilmektedir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT