BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Denge / Vurdu, vurdu, vuruldu... / Mehmet Ali Özbudun

Denge / Vurdu, vurdu, vuruldu... / Mehmet Ali Özbudun

Temel, bir kovboy filmindeki düello sahnesini on beş defa seyretmiş. Her seferinde (!) vurularak yere düşen kovboya sinirlenmiş ve demiş ki: -Sen ahmak mısın be hemşehrim! Haydi bir defa vurdu seni, geriye kalan on dört defa niye vuruldun!”



Temel, bir kovboy filmindeki düello sahnesini on beş defa seyretmiş. Her seferinde (!) vurularak yere düşen kovboya sinirlenmiş ve demiş ki: -Sen ahmak mısın be hemşehrim! Haydi bir defa vurdu seni, geriye kalan on dört defa niye vuruldun!” Türkiye’nin gündemi, hepimizi aynı sahneyi defalarca seyrederek tepki gösteren Temel’e benzetti. Ankara, kriz üretmekte ne kadar başarılı olduğunu defalarca kanıtladı. O kadar ki, istikrarı bozmaya yönelik bir atak söz konusu olduğunda, hemen “Biz bu filmi daha önce görmüştük” diye düşünmeye başlıyoruz. Senaryo, sahne dekor, kostüm, makyaj, oyuncular ve figüranlar bize hiç yabancı değil. Motor ve stop Daha önce de belirttiğimiz gibi, ilk bakışta Türkiye’de kim ‘motor’ diyor, kim ‘stop’ diyor belli değil. Önümüzde duran tablo, bir taraftan senaryosu yazılan, diğer taraftan da çekilen niteliksiz TV dizilerine benziyor. Benziyor ama, gerçek bu değil. ‘Görüntü’ ile ‘gerçek’ her zaman üst üste gelmiyor. Aslında ‘senaryo’ da belli, ‘yönetmen’ de belli, ‘motor’ diyen de belli, ‘stop’ diyen de belli; dahası, ‘figüranlar’ da belli. Siyasi istikrarsızlık çabalarının yoğunlaştığı şu günlerde, uygulanmakta olan istikrar programına yönelik bazı temelsiz serzenişler var. Türkiye istikrar programı yorgunu bir ülke. Kabul etmek gerekir ki, istikrarsızlığı besleyen faktörlerden biri de, başarısız olmuş ve yarım kalmış istikrar programlarıdır. Başarısız ve yarıda kalmış programlar, statükoya meşruiyet kazandırılması bakımından çok önemli bir fonksiyon görüyor. İstikrar programı ne demek? Daha önce defalarca söyledik ve yazdık. Bir kere daha vurgulayalım: İstikrar programlarını, bir kalkınma stratejisi olarak algılamamak gerekiyor. Söz konusu programlar, bir öncelikler listesi. Önceliklerin ne olduğuna siyasî irade karar veriyor. Karar verme süreci ya da politik süreç ‘steril’ bir ortamda ve bir ‘etik fanus’ içinde gerçekleşmiyor. İstikrar programları, bölüşüm ilişkileri ve bu ilişkilerin nicel yansıması olan gelir dağılımı açısından nötr değil. Ayrıca belirtmek gerekir ki, bu programlar hiçbir yan etkisi bulunmayan şifalı ot değil. Programı tek ilaçtan ibaret bir reçete olarak düşünmek de yanlış. Yan etkiler kaçınılmaz bir biçimde ortaya çıkıyor. Önemli olan, yan etkilerin temel amaçları bertaraf edecek şiddete ulaşmaması. Ne oluyor? Bütün bu olup bitenler, iki hususun altını çiziyor: (i)Politik ve ekonomik krizler, bir mühendislik hatası olarak değil, bölüşüm kavgasının sonucu olarak dayatılıyor. (ii) Ekonomik istikrarsızlığa sadece ekonomik değil, politik reçete de yazılması gerekiyor. Bir başka deyişle, Türkiye’de ‘motor’ ve ‘stop’ diyenlerin netleşmesi gerekiyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106862
    % -0.05
  • 3.5255
    % -0.35
  • 4.1259
    % -0.63
  • 4.5333
    % -0.35
  • 144.338
    % -0.12
 
 
 
 
 
KAPAT