BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kongreye doğru MHP

Kongreye doğru MHP

MHP Genel Başkanlığına adaylığını açıklayan partinin ağır toplarından Ramiz Ongun, kurultayın MHP için çok hayati bir önem arzettiğini belirterek, “ 12 Ekim MHP için çok önemli. MHP tam bir yol ayrımında. MHP ya derede oynayacak, ya denize açılacak. Derede oynayacaksa bu kadar zahmete meşakkate katlanmaya gerek yok, denize çıkacaksa yani Türkiye’yi yönetmek istiyorsa MHP’nin yüzde 50 oy alacak potansiyeli var” dedi.



ANKARA- 12 Ekim tarihinde yapılacak MHP kurultayı öncesi, genel başkan adaylarıyla ayrı ayrı görüşen İhlas Holding Ankara Medya Grup Başkan Yardımcısı Murat Odabaş, büyük yarış öncesi adayların görüş, eleştiri ve beklentilerini ortaya koydu. İşte HMP adaylarından ilki, Murat Odabaş sizin için sordu Ramiz Ongun açık açık anlattı.. * M. Odabaş: 3 Kasım seçimlerinde MHP’nin oy kaybını nelere bağlıyorsunuz? Ramiz Ongun: Bu bir sosyal hadisenin siyasi sonucudur. Ama siyaseten önemli bir sebebi var. Bu da, irade zayıflığı. 99 seçimlerinde MHP lehine bir durum gelişti. Yüzde 78’lik sağ kesim, MHP’ye koalisyon fırsatı verdi. MHP ise kendisinden beklenen şeylere teşebbüs bile etmedi. Adeta bir paket program yapılmışçasına Ecevit’e sığındı. Bu durum, senaryonun önceden programlandığı intibaını verdi. Ecevitler karı koca durup dururken hakaret ediyor. Biz diyoruz ki özür dilesinler, Ecevit ertesi gün açıklama yapıyor: “Biz o konuşmayı beraber hazırladık” doğrudur diyor. Biz ‘özür dilemezseniz görüşmeyiz’ diyoruz ama 2 gün sonra görüşüyoruz. Aklımıza ne geliyor, önceden paket bir program yapılmış”. Eksikliği halk anladı Bütün bunlardan yüzlerce sonuç çakıralacağını belirten Ongun; “En önemlilerinden biri de ‘Siz Türkiye’yi yönetmeye talip değil misiniz? Sorusudur. Batı Demokrasilerinde iktidar olmak istemeyen parti kapatılma gerekçesidir. Başka gerekçelerle parti kapatılmaz. Şimdi MHP yüzde 78’lik bir oy çokluğuna sahiptir ve iktidar olmak istemiyor. Ve çok daha ayıp bir iş daha yapıyor. Yüzde 22’lik sol bir partinin koltuk değneği olmak istiyor. Niçin? Orada bir irade eksikliği var, Türkiye’yi yönetme irade eksikliği var. Türkiye’yi yönetme bilgisi ve kapasite eksikliği var. Bunu halk anlamadı mı yani? 3 kasım sonucunda eminim ki yüzde 70 faktör budur. Devlet bey diyor ki ‘tecrübemiz yoktu’. Bu laftan utanıyorum. Özrü kabahatinden büyük bir laf. Siyasete girdiğiniz gün ülkeyi yönetmeye talipsiniz demektir. Partinin dinamik güçleri * M.Odabaş: Sn. Bahçeli’yi o dönemde sağ koalisyon kurması konusunda ikaz ettiniz mi? Ramiz Ongun: İkaz edilmez olur mu? O dönem üniversiteden, bürokrattan serbest çalışandan her kesimden mektuplar, fakslar geliyordu. MHP’liler bu konuda gereken fedakarlığı yaptılar. Sadece bana gönderilenler yarım oda doldurur. Hükümet kurulduktan sonra da bir sene devam etti bu durum. Daha sonra cevap alamayanlar partiye küstü irtibatını kesti. Teşkilatın dinamik güçleri merkezden ümidini kesti. Bunun sonucu da tasfiye olmaktır. Bütün bu vurdumduymazlığa rağmen MHP 99 seçiminde çok iyi oy almıştır”. * M.Odabaş: Sizi Genel Başkan adayı olmaya sevk eden şey nedir? Bir de adaylığınızı açıklamdan önce Sn. Bahçeli ile görüşmeniz oldu. Bu görüşmeye niçin ihtiyaç duydunuz? Ramiz Ongun: Genel merkezde adaylık için basın toplantısı yapmak istiyorduk. Ama benim oradaki odam küçücük. İl dışından ve içinden bine yakın aday geliyor. Onlar da katılmak bu havayı yaşamak istiyor. O nedenle toplantıyı parti dışında bir mekanda yapacağımızı nezaketen haber verdik. Ayrıca adaylığım konusuna gelince teşkilatımızın talepleri sonucu yakın mesai arkadaşlarımla istişare ederek aday oldum”. Bahçeli açıklık getirmeli * M.Odabaş: Erciyes’te il başkanlarının imzası toplanarak Sn. Bahçeli aday oduğunu açıkladı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ramiz Ongun: Ben Sayın Bahçeli aday olmasın diyemem. O zaman yanlış anlaşılır. Ama olması gerekir mi? işte bu değişir. Neden? Çünki; 3 Kasım gecesi yaptığı açıklamaya bir yorum getirmesi lazım. Bir açıklık getirmesi lazım. Getiremiyorsa da aday olmaması lazım. Hem kendisini hem de ülkücü, milliyetçi kadroları mahçup etmemesi lazım. Ya bir açıklık getirecek ya da aday olmayacak. Açıklık getirirse de bu millet onu ne kadar anlayışla karşılar orasına karışmam”. Heyecan kalmadı * M. Odabaş: MHP, kongreden sonra mahalli seçimlere hazırlanacak. Sizce parti 3 Kasım şokunu üzerinden atabilecek mi? Oy patlaması yapabilecek mi? Ramiz Ongun: 3 kasım sonrası parti heyecanını kaybetmişti. Şimdi partide bir elektriklenme başladı. Teşkilatımızın yüzde 99’u ‘bu ekiple, bu zihniyetle olmaz’ diyor. Bana, ‘siz bu ekipten ve zihniyetten farklısınız. Öyle mi değil mi? Diye soruyorlar. Ben de farkımızı anlatıyorum. Bizim felsefi altyapımızda bir kayma var. Diyorum. Biz bir fikir inanç hareketiysek, bir fikrin inancın felsefi hareket planı olur. Bizim hareket noktamız. İnsan eşref-i mahluktur. Diyoruz. İnsan yaratılmışların en şereflisidir. Diyoruz. İnsanımıza hak ettiği değeri vermeye çalışıyoruz. Onların fikir ve tesbitlerine önem veriyoruz”. 12 Ekim çok önemli Maalesef Türkiye’de siyaset tek kişilik müesseseler haline getirilmiş. Partiler tek kişilik müesseseden ibarettir. Vatandaş müracaat ediyor. Paralarını yatırıyor. Delege olduk, üye olduk, ilçe yöneticisi olduk zannediyor. Sabah kalkıyor merkezden bir yazı; “görülen lüzum üzerine hepinizi görevden aldık” deniyor. Hani nerede Halk? Milletvekili listesini kendi yazıyor. Merkez yönetimi kendi yazıyor. Başkanlık divanı kendi yazıyor. Bakanları kendi yazıyor. Halk ne yapsın?. Koalisyon sırasında MHP yönetiminin yanlışlarına dikkat çeken Ongun eleştirilerini şöyle sürdürdü; “Halkı dinlemiyorlar sonra ayağı taşa çarpınca, halkı suçluyor. Ülkücüler bizi cezalandırdı diyor. Ülkücüler yanlış yaptı diyor. Utanmazlığa bak. Hastalık bu, tam bir megalomani. Üç kişi haklı üç milyon haksız. Burada bir zihniyet çarpıklığı var. İnsanın değeri yok, 12 Ekim çok önemli. MHP tam bir yol ayrımında. MHP ya derede oynayacak, ya denize açılacak. Derede oynayacaksa bu kadar zahmete meşakkate katlanmaya gerek yok, denize çıkacaksa yani Türkiye’yi yönetmek istiyorsa MHP’nin yüzde 50 oy alacak potansiyeli var. Ben belediye seçimlerinden kaygılanmıyorum. Ama kurultayla ilgili bu handikapı aşarsak. MHP için böyle kritik bir durum var önümüzde”. * M.Odabaş: Şayet Genel Başkan seçilirseniz MHP’den ayrılan parti liderlerine birlik çağrısında bulunacak mısınız? Ramiz Ongun: Her partinin ayrı ayrı tüzel kişilikleri var. Şimdiden bu konu da konuşmak ayıp olur. Ama MHP Genel Başkanı MHP’yi büyütmek, iktidar etmek istiyorsa, aynı dünya görüşündeki bir tek kişi bile dışarıda kalmamalı. 99 seçimlerinden önce ben dedim ki MHP’nin tabii oyu yüzde 25’tir. Biz hiçbir şey yapmadık, yüzde 18 oy aldık. Fakat biraz önce bahsettiğim irade eksikliği, MHP’yi büyütüp Türkiye’yi yönetme iradesine talip olmadığı için biz bize kaldık. Buluttan nem kapar olduk. Destek veriyorum, beraber çalışacağız diyorum, benim partideki odam tadilat tamirat diye boşaltılıyor. Tadilat tamirat 5 senedir hâlâ devam ediyor. Hepimiz kenetlenmeliyiz Çünkü yönetme iddiasında olan insanlar, büyümeyi ve büyütmeyi düşünmüyor. MHP’nin Genel Başkanı kim olursa olsun, Türkiye’de Milliyetçi Hareketi iktidar etmek istiyorsa bizimle dünya görüşü aynı olan bir tek fert bile dışarda kalmamalı. 1965’ten beri bayram tebriklerimizde şöyle yazar; “Bayramın Milliyetçi Harekete, Türk Milletine, Türklüğe, Ülkücü Camiaya, İslam Alemine ve insanlığa hayırlar getirmesini diliyoruz”. Bakın gönlümüzdeki, sevgiye ve genişliğe 7 milyar insanı seviyoruz ama 7 tane arkadaşımıza yer vermemek için darlanıyoruz. Rezalete bakın. 7 milyar insana gönlün açık ama 7 tane arkadaşına tüm kapılar kapalı. Bu ayıptır. Bu iki yüzlülüktür. Bu durum metod olarak da yanlıştır. Halk bilgilendirilmeli * M. Odabaş: Hükümetin Irak politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ramiz Ongun: Milletlerarası münasebette ülkelerin kendi menfaatleri söz konusudur. Şimdi Irak’a 10 bin km’den gelen asker var. Soruyorlar niye geldin Irak’a. Cevap veriyor; “Ülkemin menfaatleri için”. Bizim asker oraya giderken ne olacak? Türkiye”nin oradaki menfaati nedir tek soru. Bunun aşamaları nelerdir? Bu kuvvete kim komuta edecek. Oradaki Türkmenlerin hakları ne olacak? Kuzey Irak’taki yapılanmanın, oradaki terör örgütün durumu ne olacak? Irak’a gidersek ticari durum yeniden yapılanmada nasıl pay alacağız. Bütün bunlar müzakere edilmeli. Bu bilgiler Hükümette var. Bu bilgiler kamuoyu ile paylaşılmadığı için konu üzerinde tek kelime ile Irak’a asker göndermeye “evet” ya da “hayır” demek mümkün değil. İki kardeş ortak ticaret yapıyor. Biri kâr ediyor biri zarar böyle ortaklık olur mu? AB ile ilişkiler de böyle değerlendirilmeli. MHP”nin 99’da AB ile ilgili gümrük birliği anlaşması dahil bazı ilişkilerin gözden geçirilmesi şeklindeki duruşu doğruydu. Bizi oyuna getirdiler... Ramiz Ongun AKP’nin izlediği politikalar hakkında görüşlerini şu şekilde anlattı: 57. hükümetteki 15 kanun paketindeki bir sipariştir. Cezaevindeki PKK’lıları çıkarmak içinse muhakkak oldu. Dağdakileri indirmek içinse muhakkak olmadı. Bizi oyuna getirdiler. Bu düpedüz PKK affıdır. Bunu Leyla Zanalar takip edecek. Bunun sonunda başka dayatmalar gelecek. MHP’nin en büyük sıkıntısı aklama işine karışmasıdır * M. Odabaş: Meclis Araştırma Komisyonu aralarında bazı MHP’li eski yöneticiler hakkında yolsuzluk iddiası ile soruşturma açılmasını düşünüyor. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz. Ramiz Ongun: MHP’in en büyük sıkıntısı aklama işine karışmış olması. Çünkü bizim milletimiz sağcısı solcusu MHP’ye şöyle bakıyor. Bunlar Türkiye’nin menfaatlerini savunurlar Türkiye’ye zarar gelmesini istemezler. Millet malına el uzatmazlar. Uzattırmazlar. Bu konuda kimseyle pazarlıkta etmezler. Karşılıklı aklama işi MHP’nin bu görüntüsünü yaraladı. MHP yöneticilerinin siyasi hatalarını affedebilirim ama, ahlaki ve fikri hatalarını affedemem. Ona hakları yok. Bu hatalarını affetmek gibi bir yetkim de yok. Şahsımı ilgilendiren bir konu değil, bu topluma ait, millete ait bir konu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT