BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ölünceye kadar ibadet...

Ölünceye kadar ibadet...

Bazı cahiller, sapık tarikatçılar, mülhidler, İslâmiyetin emir ve yasaklarından kendilerini sıyırmak istiyorlar. Bu emirler ve yasaklar, yalnız cahil kimseler içindir diyorlar.



Bazı cahiller, sapık tarikatçılar, mülhidler, İslâmiyetin emir ve yasaklarından kendilerini sıyırmak istiyorlar. Bu emirler ve yasaklar, yalnız cahil kimseler içindir diyorlar. Tasavvufçulara ve tarîkatçilere yalnız marifeti öğrenmek emir olundu diyorlar. O kadar ileri gidiyorlar ki, âmirlere, kumandanlara ve devlet adamlarına da yalnız adâlet ve insâf etmeleri emir olundu. Bunlara başka bir ibâdet emir olunmadı diyorlar. İslâmiyet, marifet elde etmek için lâzımdır. Marifet elde edenlerin İslâmiyete uymalarına lüzûm yoktur diyorlar. “Sana yakîn gelinceye kadar, Rabbine ibâdet et!” ayet-i kerimesini ileri sürerek bir yakîn elde ettik, onun için ibadet etmemize gerek yok diyorlar. Halbuki, âyet-i kerîmedeki yakîn demek, ölüm demektir, ölene kadar ibadet emredilmektedir. Böyle söylemek, ilhâd, zındıklık olur. Bunlara göre, ârifler, ibâdet yapmakla emir olunmadı. Bunların, ibâdet yapmağa, ihtiyaçları yoktur derler. Bilmiyorlar ki, âriflerin ibâdete ihtiyaçları o kadar çoktur ki, cahillerin ihtiyâcı bunun onda biri kadar bile değildir. Çünkü ârifler, ibâdet etmekle yükselebilirler. Onların ilerlemeleri, İslâmiyete uymağa bağlıdır. İbâdetlerin cahillere kıyâmette verilecek olan karşılığına, ârifler bu dünyada kavuşmaktadır. Bundan dolayı, âriflerin ibâdet yapması daha çok lâzımdır. Bunların İslâmiyete uymağa ihtiyaçları daha çoktur. İslâmiyetin sûreti ve hakîkati vardır. Bu ikisine birlikte din denir. Sûret dediğimiz dînin bilinen emirleri ve yasaklarıdır. Hakîkat de, İslâmiyetin iç yüzüdür. Kabukla özün her biri, İslâmiyetin parçasıdır. Muhkem ve müteşâbihden herbiri, İslâmiyetin kısımlarıdır. Ulemâ-i zâhir, İslâmiyetin yalnız kabuğunu öğrenmişlerdir. Ulemâ-i râsihîn İslâmiyetin kabuğunu ve özünü birlikte elde etmişlerdir. Çok kimseler, onun sûretine tutulmuşlar, hakîkatine, özüne inanmamışlardır. Rehberlerini yalnız doğru yolu gösterici ve kalbi temizleyici olarak bilmişlerdir. Âhıret hayâtında hakîkatler meydâna çıkacaktır. Orada yakîn hasıl olacak, sûretler hakîkatlerden ayrılacaktır. Dünya hayâtı başkadır. Âhıret hayâtı başkadır. Bu iki hayâtı birbiri ile karıştıran, ya cahildir veya zındıktır. Zındık, din perdesi altında İslâmiyeti yıkmağa çalışır. Çünkü, İslâmiyetin cahillere olan her emri, âlimlere de ve tasavvuf yolunun sonuna varanlara da emir edilmiştir. İslâmiyetin emirlerini yapmakta, bütün müminler ve âriflerin en yüksek derecede olanları arasında hiç ayrılık yoktur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT