BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tezkere ve partilerimiz

Tezkere ve partilerimiz

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 7 Ekim 2003 oylaması, tarihî bir olaydır. (BBC ve emsali televizyonlar haber bültenlerinde birinci sırada yayınladı.)



Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 7 Ekim 2003 oylaması, tarihî bir olaydır. (BBC ve emsali televizyonlar haber bültenlerinde birinci sırada yayınladı.) Ayrıca bize göre, AK Parti’nin tam manasıyla partileştiğinin göstergesidir. Gerçek partiler, bütün halinde oy verir, fire vermezler. AK Parti’yi ve liderini tebrik ediyoruz. Ana muhalefet liderimizi de tebrik etmek isterdik, olmadı. Bizim yıllardır savunduğumuz fikir şudur: Muhafazakâr liberal demokrat bir parti ve marksizme yakasını kaptırmamış güçlü bir sosyal demokrat parti... Ayrıca biz, bir partinin iki dönemden (8 yıl) fazla iktidarda kalmamasının daha sağlıklı bulunduğunu düşünmüşüzdür. Ama 1950’den bu yana CHP ve türevleri partiler, milletle bütünleşmekte zorluk çektiler. Yıkıcı muhalefeti, uyarıcı muhalefete tercih ettiler. Irak’a asker göndermek konusunda Cumhuriyet Halk Partisi’nin tutumu ve sayın Baykal’ın Türkiye’ye acıyın dramatik lafzını içeren beyanları bizi, ana muhalefetimizle öğünmek zevkinden mahrum bıraktı. Türkiye’ye üçüncü dünyada yer biçen bir anlayışa kesinlikle karşıyız. Liberal muhafazakâr bir partinin karşısında ciddi bir sosyal demokrat parti yer almalıdır. Doğru politikanın liberal ekonomi olduğu açıktır, ama sermayenin egoistliğini karşılamak gerekir. Böyle değilse bile, Türkiye’nin gelir dağılımında en berbat ülkeler arasında bulunduğu malûmdur. Âdetâ bir kaç yüz ailenin ve onların gölgesinde yaşayan bir kaç bin ailenin oluşturduğu bir oligarşi vardır. Üstelik Türkiye’de liberal ekonomi de uygulanmıyor. Mevzuatımız evlere şenliktir. Kırtasiyeciliğimiz, Osmanlı’da başlayıp gittikçe katmerleşip dejenereleşerek, edebiyatımızda başlıca konulardan biri hâline geldi. Ekonomide Komünist Çin’den daha devletçiyiz. Binaenaleyh, sosyal demokrasinin gereklerini yerine getirmedik ama, liberal ekonominin çağdaş kurallarından da uzağız. Yolsuzluklar ve yeraltı ekonomisi hakimiyeti başlattık. Kopenhag siyasî kriterlerinden sonra Maastricht iktisadî kriterlerine çalışıp iktibas etmemiz şarttır. Elimizi çabuk tutup Irak’a büyük birlikler göndermeyi başarırsak, daha geniş ufuklu politika üretenlere ihtiyaç duyacağız.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT