BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Prof.Mandel: "Barışın anahtarı Tasavvuf"

Prof.Mandel: "Barışın anahtarı Tasavvuf"

Prof. Mandel’in eserleri arasında çevresinde “Ne mutlu Türküm diyene” yazılı ay-yıldızlı seramik çalışması da dikkat çekiyor.



Dış Haberler Müdürümüz Hayrettin Turan’a Avrupa’da Müslüman nüfusunun hızla arttığını anlatan Prof. Mandel, ülkesinde 30 sene önce yılda sadece bir İtalyan Müslüman olurken günümüzde hergün bir kişinin İslamiyeti seçtiğine dikkat çekti. “Kendinizi tanıtamıyorsunuz” Türk kültürünü tanıtmak bakımından Türk-İslam Tasavvufunun kaçınılmaz bir anahtar olduğunu vurgulayan Prof. Mandel, “ Bunu her zaman ustalıkla kullanmak lazım” diyor. ”Avrupa hızla değişiyor. Bloklar, sistemler, geleneksel yapılar; yerlerini yeni ilişkilere bırakırken, İslamiyet de Avrupa kapılarını zorluyor. Bugün İslam, Avrupa’nın içinde ...Müslüman ülkelerinden gelen göçmenleriyle, mültecileriyle, ikinci üçüncü nesillerle, din değiştirip Müslüman olan Avrupalılarla, geçici değil kalıcı olan, giderek güçlenen ve yaygınlaşan bir varlığı var Avrupa’da İslamın. “Bugün Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde İslamiyet, yaygınlaşan din açısından birinci sırada. Hıristiyan ve Müslüman toplumlar içiçe yaşıyor, yaşamak zorunda. İslam Avrupa’da güçleniyor.” Bu sözler Türkiye’yi her sene ziyaret ederek konferanslara katılan Mevlana ve Yunus Emre aşığı bir Müslüman olan İtalyan Profesör Gabriel Mandel’in. Gazetemize özel bir mülakat veren Mevlana ve Yunus Emre hayranı İtalyan Profesör Gabriel Mandel, “ Dünyada huzur ve barışa hizmet eden, huzur ve barışın bir numaralı anahtarı İslam Tasavvufudur. Bu Mevlana’da, Yunus’ta, Ahmed Yesevi’de ifadesini bulan Türk-İslam tasavvufudur” dedi. Mandel konuşmasını şu şekilde sürdürdü: İslam Avrupa’nın son yıllarda keşfettiği bir gerçek. 60’lı yıllara dek Avrupa İslam dünyasını hiç tanımazdı. Şimdi her yıl bu konuda yüzlerce kitap çıkıyor. “Sufi”geleneğini keşfetmek, bizim için çok büyük bir kazanç oldu.. Dünyada huzur ve barışa hizmet eden, huzur ve barışın anahtarı olan şey İslam tasavvufudur. Bu Mevlana’da, Yunus’ta, Ahmed Yesevi’de ifadesini bulan Türk-İslam tasavvufudur. Bu gerçeği Kilise, Sinegog ve Camiyi Dünyada üçünü yan yana yaşatan tek ülke Türkiye’dir. Hitler Museviler’i kesmiştir ve işkenceye tabii tutmuştur. Avrupa’daki din savaşında insanlar birbirlerini yok etmiştir, ama İslam tarihi boyunca huzuru, sevgiyi ve hoşgörü ortamını yaşatmıştır. Ben Türk kültürünü Avrupa’ya tanıtmak istiyorum. Türk kültürünü tanıtmak bakımından Türk-İslam Tasavvufu kaçınılmaz bir anahtardır. Türkiye’yi tanımak için bir anahtardır ve bunu her zaman ustalıkla kullanmak lazım. Bugün Türkiye’ye turist gelmiyor diye şikayet ediliyor. Tanıtım eksikliğiniz var. Profesör Mandel, Tasavvufun Dünya gençliğinin, özellikle Avrupa gençliğinin en büyük ihtiyacı olduğunu belirterek, “Maneviyatsız gençlik ahlaksızlığa, teröre, insanlık dışı bir takım işlere ve intihara yöneliyor. Onun için Türk-İslam Tasavvufu’nun özü olan ‘Yaratan’dan ötürü yaratılanı sevmek’ düşüncesi, gençleri kurtaracak onları huzura kavuşturacak en salim yoldur” şeklinde konuştu. Maneviyatla güçlendirilmiş bir gençlik, ailesi için toplumu için kendi geleceği için çalışmaya yönelir. Avrupa’daki bütün gençlik maneviyat arayışı içinde. Kişisel çıkarlar, materyalizm. İtalya’da gençlik sanatı sever, şiiri sever ama materyalizmde şiir yoktur, sanat yoktur. Bu bakımdan gençlik bu noktada maneviyat açısından bir yoklukla karşı karşıya. Gençlik bu Türk tasavvufunda hissettiği maneviyat eksikliğini giderebilir. İslam tarihinde gerçek manada ilk İslami mimari Buhara’da Müslüman Samaniler’in yaptığı bina, İslam sanatının doğuş kaynağıdır. Daha sonra bu Osmanlılar’a geldi. Türkler geniş bir vicdan hürriyeti tanıdılar kendileriyle birlikte yaşayanlara.” Avrupa’da İslami gelişmeler konusundaki sorularımız üzerine detaylı bilgi veren Prof Mandel şunları söyledi: “Avrupa’da Müslüman nüfusu hızla artıyor. Bu başlıca iki önemli faktörden kaynaklanıyor. Nüfus artışı ve ihtida. Günümüzde Avrupa’da 15 milyon Müslüman bulunuyor. Müslüman nüfusunun gelişiminde birkaç milyonu bulan din değiştirmiş Avrupalılar gerçeğini de belirtmek gerekiyor. “İtalya’da 1.5 milyon Müslüman var. Benimle birlikte gelen 24 kişilik grubun hepsi İslamiyet’i kabul edenlerden oluşuyordu. Bundan 30 sene önce her sene bir İtalyan Müslüman oluyordu. 20 sene önce bu süre bir aya düştü, ayda bir kişi Müslüman oluyordu. 10 sene önce de haftada bir kişi müslüman oluyordu. Günümüzde ise hergün bir kişi Müslüman oluyor. Milano’da 20 sene önce bir camimiz vardı. Şu an da ise 5 camimiz bulunuyor. En büyük camiye Cuma günü en az bin 200 kişi geliyor. Düşünsenize, Katolikliğin merkezinde, Roma’nın ortasında büyük bir cami, Avrupa’nın en büyük camisi yapılıyor. Pek çok Hıristiyan için bu şaşkınlık verici. Ancak bu, bizler için, tarihi süreç içinde gerçekleşmesi gereken en tabii bir hadise.” Yüzlerce eser yazdı Sanat tarihi profesörü ve ayrıca bir seramik ustası olan Türk dostu İtalyan Profesör Gabriel Mandel’in 120’den fazla araştırma kitabı bulunuyor. En önemlilerinden,”Mevlana”, “Yunus Emre”, “Anne Türkler geliyor”, “Kur’an’ın Sırları” ve “Harem” gibi birçok kitabı Türkiye ile ilgili. Türkler’in 15. asırda Güney İtalya’yı ele geçirdiği zaman İtalyanlar çocuklarını korkurtmak için “Türkler geliyor” ifadesini, Prof. Mandel, “Anne Türkler geliyor” başlığı kullanarak, bu kitapta 13. asırdan günümüze kadar Türkiye’yi gezip gören özellikle çeşitli seyyahların, diplomatların, bilim adamlarının derlediği, Türkler ve kültürü hakkında güzel sözlerine, övgü dolu sözlerine, görüşlerine yer vermiş. Kitabın sonunda şöyle deniliyor; “Türkler asırlardan beri bir karalama kampanyasına tabi tutulmaktadır. Halbuki Türkiye’ye gidip görenler, bu söylenen art niyetli propaganda niteliği taşıyan bir takım görüşlerin yanlışlığını ve haksızlığını hemen anlar. Türkiye bir huzur ve barış ülkesidir. Türkiye, baş döndürücü sanat güzellikleri, tabii güzellikleri ve maneviyat güzellikleri ile herkesin görmesi gereken bir ülkedir” şeklinde görüşlerini belirtiyor. Profesörün ayrıca Kur’an tefsirleri üzerine kitabı bulunmaktadır. Başlığı ise “Kur’an’ın Sırrı”. Kur’an’ın tarihini anlatıyor. Kitapta ayetlerin, surelerin nasıl oluştuğunu, geliş zamanı ve sıraları dile getiriliyor Şimdi ise İtalyanca şerhli Kur’an mealini bitirmek üzere. Bu çalışma 1400 büyük sayfa olacak. Son kitabının ismi “Mevlana Tasavvufunun Hikmetleri”. Gelecek sene piyasaya çıkaracağı kitabının konusu ise Türk-Ermeni meselesi. Tarihi belgelere dayanarak Türkiye hakkında çok maksatlı, tek taraflı ve propaganda olarak kullanılan bu Ermeni meselesini gün ışığına çıkarmak için bir kitap yazacak. Türk dostları teşvik edilsin Prof. Gabriel Mandel’in en yakın dostlarından Selçuk Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Halil Cin de Mandel gibi bilim adamların Türkiye’nin birer kültür elçileri olduklarını belirtti. Türkiye’nin tanıtım konusunun uzun yıllardan beri problem olduğunu hatırlatan Halil Cin şöyle konuştu: “Mandel gibi yabancı bilim adamlarına, gönül adamlarına sahip çıkılması, onore edilmesi lazım. Türkiye’ye davet edilip kendilerine bir nişan verilmesi bunlara yeter. Daha çok çalışırlar. Selçuk Üniversitesi’nde, Türk kültür ve medeniyetine yaptıkları hizmetlerden ötürü Gabriel Mandel’e, muhtedi Fransız yazar Roger Garoudy’ye, İtalya’da Bari şehrinde İslam Üniversitesi yaptıran Michel Trident’e ve Alman Yayıncılar Birliği’nin 1995 yılı Barış Ödülü’nü alan Alman Prof. Dr. Annemarie Schimmel ve ismini daha hatırlamadığım birçok kişiye teşvik ve onurlandırma olsun diye fahri doktora verdik. Temennimiz devletimizin bunu bir tanıtım politikasının temel ilkesi yapması. Böylece bu insanların daha etkin olmasını sağlanmasıdır. Bu insanlara özel hizmet nişanı verilirse Türkiye, tanıtımında çok inançlı ve güçlü insanları seferber etmiş olur. Bu konuda eksiklik var. Türkiye’nin en önemli eksikliği tanıtımdır. Yabancılar Türkiye hakkındaki ilk bilgilerini ya art niyetli yazılmış kitaplardan, ya da Türkiye aleyhinde propaganda niteliği taşıyan yayınlardan veyahut kendi medyamıza bakarak öğreniyorlar. Bunlar da olumsuzluklarla dolu. Ama Türkiye’ye gelip buradaki kültürün çeşitli özelliklerini, güzelliklerini yaşayanlar Türk kültürünün aşığı olmakta, gönülden bağlanıyor. Daha sonra da bunun tanıtımı için birer ‘gönüllü elçi’ olarak çalışıyor.” Mevlana ve Yunus Emre hayranı İtalyan Profesör Gabriel Mandel, gazetemize yaptığı özel açıklamada, “Dünyada huzur ve barışa hizmet eden bir numaralı anahtar İslam Tasavvufudur. Bu Mevlana’da, Yunus’ta, Ahmed Yesevi’de ifadesini bulan Türk-İslam tasavvufudur” dedi. Maneviyatsız gençliğin ahlaksızlığa, teröre, insanlık dışı işlere ve intihara yöneldiğini belirten Prof. Mandel, “Onun için Türk-İslam Tasavvufu’nun özü olan ‘Yaratan’dan ötürü yaratılanı sevmek’ düşüncesi, gençleri huzura kavuşturacak en salim yoldur” şeklinde konuştu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104112
    % 0.78
  • 5.4385
    % -0.56
  • 6.1965
    % -0.21
  • 7.1598
    % 0.09
  • 230.734
    % 0.86
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT