BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İmam Hatip’te ısrar hata olur

İmam Hatip’te ısrar hata olur

Muhafazakâr halk kitleleri, İHL’lerini Adnan Menderes’in DP’sinin açtığını sanırlar.



Muhafazakâr halk kitleleri, İHL’lerini Adnan Menderes’in DP’sinin açtığını sanırlar. 1946 Seçimlerini hileli bir şekilde kazanan CHP toprağın ayakları altından kaydığını hissettiği için halka şirin görünerek rey kapma maksadıyla 1948-49’da bu mektepleri maarifin hizmetine verir. Niyet her ne olursa olsun. İHL’lerine açıldığı dönemde şiddetle ihtiyaç vardı. 1930’lu yıllarda kapatıldığından aradan geçen 20 yıl kadar bir zaman içinde imam ve hatip yetişmemiş ve bunun neticesi olarak da köylerden başlayarak cenaze kaldıracak din adamı bulma sıkıntısı dahi ortaya çıkmıştı. Onların kuruluşlarında siyasi menfaat güdüldüğü gibi sonrasında da siyasi maksatlar güdüldü. Bir çok sağ iktidar da suiistimale varan menfaat devşirmeciliği yaptı. Kendi çocuklarını gözde yerlere, fakir-fukaranın çocuğunu buralara yönlendirdiler. Ancak bu okullarda çocuklara dinleri imanları Kur’anları öğretildiği için halk, büyük teveccüh gösterdi. İHL’lerini parası-pulu ve dişi-tırnağıyla vatandaş yaptı. Fakat siyasiler bir kurdele kesmekle parsayı topladılar. İHL’lerine ihtiyaç var mıdır? Mutlaka. Ancak isminin illa böyle olması şart değil. İHL’leri neden ihtiyaç oldu? Kur’an ve din bilgisi sebebiyle. Tabiatta boşluğa yer yoktur. Eğitim ve gündelik hayatta doğan boşluk bahsettiğimiz tarihi seyriyle doldu. Bir ara bu liseleri bitirenlere üniversiteye giriş hakkı yoktu. Onlar da normal liselerin fark derslerini vererek fakülte kazanıyorlardı. Sonra hak tanındı. Ne var ki İHL’leri hiçbir zaman tartışma konusu olmaktan çıkmadı. Bunu bitirmek lazımdı. 28 Şubattan önce de sonra da şu tekliflerimiz oldu. Ortaokul ve liselere de Kur’an-ı kerim dersi konsun, din dersleri takviye olsun. İHL’lerine İlahiyat Koleji adı verilerek sayıları azaltılsın, fakat daha zenginleştirilsin. İHL’lerin mesele yapılması her iki taraf için de manasız. Diğer liselerden hemen hemen tek fark Kur’an-ı kerimdir. Kendi gayretleri olmayanların Arapça vs. öğrenmesi imkânsız. Öbür liselerde İngilizce öğreniliyor mu ki imam hatiplerde Arapça ve fıkıh öğrenilsin? Artık bu konunun gerilim mevzuu yapılmaktan çıkartılması şarttır. Siyasetçiler sömürdü. Mezhepsizler, reformcular, “İslamcılar” bu okullarda at oynattı. Orada okumuş ve okuyan çocukların da düşünülmesi gereken ruh sağlığı var. Tekrar ediyoruz, ilk ve orta dereceli okullara Kur’an-ı kerim dersi konsun. Din dersleri nazari ve tatbiki olarak takviye edilsin. İHL’leri ihtiyaç miktarıyla sınırlansın ama hakkıyla fıkıh, hakkıyla Arapça, hakkıyla İngilizce öğretilsin. Ancak yine de bunların da önü illa İlahiyat fakültesine gideceksin diye kesilmesin. İlahiyatların da diğer okullara açık olması gerektiği gibi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir İHL mezunu olduğu halde son tartışmada hislerine kapılmayarak iyi yaptı. Şimdi de Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’le kafa kafaya vererek probleme kökten bir çare bulsunlar. Her şeyin bir ömrü var. İsminin değişmesi dahi fayda getirecektir. Üniversiteye de bir zamanlar darülfünun deniyordu. Son sözümüz ordu adına mikrofon ve kamera önüne çıkan askerlerimize. Bu kadar hassas bir dönemde, çok şey düzelmişken, Irak hazırlığı yapılırken halkın gönül koyduğu bu gibi meselelerde ne olur fikir beyan etmeyin. Hükümetle medya önünde konuşmak şart mı? Zaman en iyi çaredir. İmam hatiplere en akılcı çareyi bir imam hatipli olan Recep Tayyip Erdoğan bulmalıdır. Akıl içinse yol bir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT