BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Talihsiz sınıf!

Talihsiz sınıf!

Her yıl rastgele seçilen bir lise sınıfının öğrencileri, ıssız bir adada üç gün süren bir ölüm oyunu çevresinde tek kişi kalana kadar savaşacaklardır.



Yakın bir gelecekte geçen hayali bir öyküyle Japon toplumunda şiddetin yaygınlaşmasını eleştiren ‘Ölüm Oyunu’ son derece şok edici bir film. Bu yüzyılın başında Japonya’da sistem çöker. İşsizlik tırmanır, suç oranı giderek artar. Yetişkinler, çocuklarından korkar hale gelirler. Hükümet bu şartlar altında uzun zamandır beklemekte olan “Battle Royale - Ölüm Oyunu” yasasını kabul eder. Bu yasaya göre her sene, ülke çapında yapılacak bir kura ile bir sınıf seçilecek ve seçilen sınıfın öğrencileri bir adaya götürülerek birbirilerini öldürmeye zorlanacaklardır. Ölüm Oyunu’nun bu seneki talihsiz sınıfı 9-B’dir. Bu sınıfının 42 öğrencisi, kindar öğretmenleri Kitano’nun gözetiminde bu oyuna başlarlar. Öğrenciler, en yakın arkadaşlarını, platonik aşklarını, sırdaşlarını öldürmemek konusunda ısrar etseler de oyunun kuralları katı ve kesindir. Bu oyundan sadece tek bir kişi canlı çıkacaktır ve üç gün sonunda eğer birden fazla öğrenci hayattaysa, kalan öğrencilerin hepsi havaya uçurulacaktır. 9-B sınıfının öğrencilerinin getirildikleri ada, bu koşullar altında modern bir arenaya dönüşür. Kurallarını kişisel hesapların, romantik heyecanların ve hayatta kalma içgüdüsünün çizdiği, bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş korkunç bir savaş başlar. Şiddet yönetmeni Yönetmenliğini Kinji Fukasaku’nun yaptığı, tüm dünyada büyük ilgi gören ‘Ölüm Oyunu’, filmekimi’nin ardından bugün gösterime giriyor. John Woo gibi pek çok yönetmenin özellikle de Tarantino’nun da yönetmeni olan Fukasaku’nun, Japonya’da rekor kıran romanından uyarladığı ‘ Ölüm Oyunu’ faşist bir yönetimin iktidarda olduğu yakın gelecekte geçiyor. Hem eleştirmenlerin, hem de seyircilerin yoğun ilgisini gören filmi otoriteler, Otomatik Portakal’a benzetiyorlar. Fukasaku ilk filmini 1961 yılında, Japon stüdyo sisteminin en sert olduğu zamanda çekmişti. Bu yıllarda, oyuncular, yönetmenler ve her türlü teknik ekip stüdyolara ağır anlaşmalarla bağlanıyordu. Bağımsız sanatçılar stüdyoların egemen olduğu bu sistem içinde hemen hiç hareket alanı bulamıyorlardı. Kurosowa’nın batıda bu derece takdir edilirken, Japonya’da kabul görmemesinin en önemli nedeni de bu katı stüdyo sistemiydi. Böylece Fukasaku, çağdaş aksiyon ve suç filmlerine ağırlık vererek kendine o güne kadar süre gelen ana-akım filmlerinin dışında kalan bir yer açmış oldu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT