BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pinochet’nin darbesinden otuz yıl sonra Şili

Pinochet’nin darbesinden otuz yıl sonra Şili

Dünya medyası, “11 Eylül” tarihini 11 Eylül 2001 günü ABD’de meydana gelen terörist saldırının yıldönümü olarak anarken, 11 Eylül 1973 gününün Şili’de Marksist Başkan Salvador Allende’ye karşı General Augusto Pinochet’nin giriştiği ve en az 3000 sivilin ölümüne yol açan ve on binlerce kişinin de işkenceye tabi tutulduğu veya sürgüne yollandığı darbenin de 30. yıldönümü olduğunu genellikle geçiştirmiştir.



Dünya medyası, “11 Eylül” tarihini 11 Eylül 2001 günü ABD’de meydana gelen terörist saldırının yıldönümü olarak anarken, 11 Eylül 1973 gününün Şili’de Marksist Başkan Salvador Allende’ye karşı General Augusto Pinochet’nin giriştiği ve en az 3000 sivilin ölümüne yol açan ve on binlerce kişinin de işkenceye tabi tutulduğu veya sürgüne yollandığı darbenin de 30. yıldönümü olduğunu genellikle geçiştirmiştir. Bu darbeden 30 yıl sonra bugün Şili, Latin Amerika’nın en başarılı ekonomisine kavuşmuş ve bu sonuç, özellikle ülkenin uyguladığı serbest piyasa ekonomisi sayesinde mümkün olmuştur. Ne var ki Şili, 1990’dan itibaren yeniden Allende Sosyalist Partisi’nin mensubu olan Başkan Ricardo Lagos Escobar tarafından yönetilmekte ve fakat bu defa geçmişten ders alınarak, hükümet reformcu fakat ılımlı bir çizgi izlemektedir. Pinochet’nin uçakları ve tankları Başkanlık Sarayına saldırırken intihar eden Allende’nin ölümü onu demokrasi ve sosyalizmin bir sembolü haline getirmiş, fakat Şili’nin sağ ve muhafazakâr kanadı 1973’teki Askeri Müdahalenin ülkeyi ekonomik felaketten ve Komünizmden kurtardığı noktasında birleşmiştir. Serin kanlı tarihçiler ise Allende’nin ılımlılığına rağmen onun destekçileri az farkla kazanılan seçimi bir “Sosyalist Devrim”e dönüştürmek istediğini, bunun ise hem askerî darbeye yol açtığını hem de ülke çoğunluğunun darbeden sonra yapılan kanlı bastırmayı onaylamamakla birlikte, Allende’nin devrilmesine olumlu bakmasına yol açtığı merkezindedir. Aradan geçen zaman ve özellikle soğuk savaşın bitiminden sonra, bugün birçok Latin Amerika ülkesi Şili’deki bu gelişmeden “Akıllı” bazı sonuçlar çıkarmakta ve Sol Kanat “Demokrasi ve Sosyal Reform” için artık ihtilalden vazgeçerken, Sağ Kanat Sol’un seçim kazanmalarını kabul etmeye yanaşmaktadır. Bunun en son örneği Brezilya’da “İşçi Partisi” adayı Luiz İnacio Lula da Silva’nın kazandığı başkanlık seçimi değil midir? Bununla birlikte, büyük eşitsizlikler ve yaygın fakirlik içinde yaşayan Latin Amerika’nın birçok ülkesinde bir kısım Solcular hâl⠓Sosyalist Devrim”in ve başkaldırının özlemini çekmekte ve bir ülkede özgürlükle refahın ancak demokrasi içinde gerçekleşebileceğini, bu gerçeği anlamayan Sosyalist Allende ile Sağcı Diktatör Pinochet’nin bu yüzden davayı kaybettiklerini gözden kaçırmaktadırlar...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 105324
    % 0.39
  • 3.472
    % -0.6
  • 4.1656
    % -0.39
  • 4.7068
    % -0.13
  • 146.472
    % -0.39
 
 
 
 
 
KAPAT