BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 1789 bitiyor mu?

1789 bitiyor mu?

Bu ara Türk aydınının en fazla sıkıntı çektiği konulardan biri kendini ifade edebilme zorluğudur.



Bu ara Türk aydınının en fazla sıkıntı çektiği konulardan biri kendini ifade edebilme zorluğudur. Sol ve sağ kavramları bitti. Solcu, sağcı, gerici, ilerici sözleri fonksiyonlarını hangi kudretle ifade edebiliyor? Kim sağcı, kim solcu, kim ilerici, kim gerici, neye göre solcu sağcı, gerici? Bırakınız solu sağı, merkez bile sorgulanıyor. Merkez kim? Devlet mi, muhafazakâr parti mi? Muhafazakâr parti var mı? Varsa hangi değerlere göre muhafazakâr? Muhafazakâr partinin karşısındaki parti hangisi? Merkez parti diye ifade edilebilecek kaç parti merkezde, merkeze kaç parti sığar? Bunlar ve benzerleri günün sualleridir. Sol-sağ, sosyalizm-nasyonalizm kavramları 1789 İhtilaliyle hayata girdi ve sonrasında, dalga dalga bütün dünyaya yayıldı. Entelektüel birikim ihtilale yol açmış, ihtilal, ideolojiyi yaymıştı. Sosyalist düşüncenin hayata geçmesi 1.5 asır sonra mümkün olabildi. İktidarda kalmasıysa 1 asrı bulamadı. Çin’i ayrı tutuyoruz. Çin, artık ne kadar sosyalisttir ayrı tartışma mevzuu. Sol-sağ kategorize edilmeler Türkiye’de 1980 darbesiyle darbe yedi. 1983 “dört eğilimi birleştirme” hareketidir. Sovyetlerin dağılması ise komünizmin sonu. Bu hareketlerin tesirleri gündelik hayatla fikir hayatında kendini yeni yeni hissettiriyor. 1789 İhtilali öncesi tarifler kolaydı. “Ehl-i salip”, “küffar”, “ümmeti Muhammed”. Sonra bunlara “milleti Osmani” gibi tarifler eklendi. Fransız İhtilaliyle birlikte yayılan fikirlerle milliyet ve milliyetçilik gelişti. Milliyetçilik “ümmet” ana fikrine alternatifti. Onun kitlelere ulaşmasıyla birlikte etnik kıpırdanmalar başladı. Balkan, Ortadoğu, Kafkas kaynaşmalarının temelinde bu tarihi seyir var. Kodlanmış, kendine misyon yüklenmiş kelimeler artık eskidi. Eskimeye mahkumdu? Sonu, “ci”, “cu” gibi eklerle biten sözler yabancıydı. İthale dayalı fikirler kavga sebebi oldu. İhtilalle, yıkılışla kavgayla gelmişti, arkasında muğlaklıklar, boşluklar hatta şaşkınlıklar bırakarak sessiz sedasız çekip gitti. Fransız ihtilalinden sonra klasik imparatorlukların yerini komünist ve kapitalist imparatorluklar aldı. Diğer devletlerse milliyet esaslı kurulmuşlardı. Komünist veya sosyalist imparatorluklar çağı bitti. Kapitalist imparatorluklar denizaşırı yayılmalarla varlığını sürdürme çabasında. AB gibi birliklere üye olunca üniter yapılar ne kadar kendine ait kalır? Aslında gelen deniz dalgaları büyük. Onun için kişiler de partiler de farkında olmadıkları bir şaşkınlık içindeler. Asıl şaşılacak olansa geniş kitlelerin önseziyle doğruları tayin edebilmesi.. Kodlanmış değerlere kayanlarsa şimdi bocalama içinde. Kendinizi veya karşınızdakini hangi kodla sınıflandırabilirsiniz? 1789 tesirler bakımından bitti. Koca koca zamanlarımız kaybolmuştur. Bu ülkede artık kimse solcu-sağcı, gerici, ilerici vs. değil. Peki ne? Yeni sürtüşmeler işte bu arayıştan ötürü.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT