BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Plastik ve kâğıt

Plastik ve kâğıt

Plastik para” kâğıt paradan daha değersiz. Kâğıt para “acayip” bir değer kazanmış.



Plastik para” kâğıt paradan daha değersiz. Kâğıt para “acayip” bir değer kazanmış. Bir zamanlar bu memlekette firmalar “Kredi kartına sıfır komisyon” oltasıyla müşteri çekerlerdi. Şimdilerde kart kullananı cezalandırıyorlar. Yaşadık Eşime ayakkabı almaya ünlü bir alışveriş merkezine gittik. Bir mağazaya girdik. Erkeklerin sabır sınırı içinde kalarak (72 dakika) ayakkabı beğenmeye uğraştık. Giydik çıkardık, giydik çıkardık. Ayağa ve amaca en uygununu seçtik. Bu süre içinde tezgahtar kız hep yanımızdaydı. Nakitte yüzde on indirim yapıldığını bize o söyledi. Kasaya gittik. İki ayrı kasa var. Biri nakit ödeme, diğeri kredi kartı için. Yanımda o kadar nakit taşımadığımı, kredi kartımla tek seferde ödeyeceğimi bildirdim, ama nakit indirimini de istedim. Kasadaki kabul etmedi. Şaşırdım. O anda, nakit taşımadığım için kendimi cezalandırılmış hissettim. Fazladan 20 milyon ödemek ağırıma gidecekti. Mağaza müdürünü çağırdık. Düşüncemi anlattım. Bu beni cezalandırmak demektir dedim. Rica ettim. Ama, mağaza müdürü, ‘kural bu, değiştiremem’, dedi ve kestirip attı. Biz de almadan çıktık. Tezgahtarın emekleri boşa gitti. Mağaza bir müşteriyi kaçırdı. Aradaki farkın nereden çıktığını, hesabın nasıl yapıldığını sormadım bile. Nasılsa, kurallar yazmıyordur. Komisyon desem, değil. Mağazaların kredi kartı ödemelerini tahsil için bankaya bu kadar yüksek komisyon ödediklerini sanmıyorum. Bankalarla iş yapmak istemiyorlar desem, değil. Öyle bir mağaza istemese de bankaya bulaşır. Fiş vermeyecekler desem, değil. Bu işin içinde başka işler olduğunu düşünüyorum. Bir anlatan çıkarsa memnun oluruz. Bir tüketici olarak, bu uygulamayı kabul edilemez bulduğumu ilan ediyor, hesabımıza dikkat edelim diyorum. Hesap işlerinden iyi anlayan ‘Piyasa’ köşesi yazarımız sevgili Mustafa Selçuk, para dünyasındaki ‘köpük’ten bahsederken, 1974’ten beri kâğıt paraların karşılıksız olduğunu, paraların hesaben bir değer taşıdığını yazmıştı. Anlaşılan plastik paralar daha da değersiz. ATO Başkanı ve değerli yazarımız Sinan Aygün her fırsatta bankaların “Kredi kartı vurgunu”ndan bahsediyor. Bu da firmaların vurgunu olmasın? Kart kullanımını yaygınlaştırmak isteyen bankalar bu işe ne diyor? Kredi kartıyla ödemelerde müşterilerden böyle ince bir numarayla bir “komisyon” talep edilirse kart kullanımı artar mı? Cebinden göz göre göre fazla para çıkması insanı rahatsız ediyor. Neyin karşılığı olduğunu bilmemek cabası. Kart kullanmanın rahatlığından mahrum kalıyoruz. Para paradır, plastiği kâğıdı farklı olmamalı. Cevap burada Merak ettiğim soruların cevabı, Urfa Birecik’teki seyyar nohut kebapçısından geldi. “Hiçbir müşteriyi geri çevirmem. Geçende bir hanım geldi, ‘herkes kredi kartıyla satıyor, sen niye kart kabul etmiyorsun?’ dedi. Ben de aldım elinden kartını, ekmek tahtasının üzerine sürttüm, ‘aha’ dedim, ‘kartını geçirdim, 45 gün sonra gelip ödersin’ dedim.” Seyyar kebapçı İdris Aslantaş, Perakende Konferansında anlı-şanlı perakendecilere, cici beylere ‘perakende dersi’ verecek. Kredi kartı semt pazarında bile geçiyor. Siz, kart kullanan müşteriyi cezalandırmaya devam edin. İsterseniz, açıkça ortaya çıkıp, “burada kredi kartı geçmez” de diyebilirsiniz. Keyfiniz bilir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT