BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yarar işler nelerdir?

Yarar işler nelerdir?

Allahü teâlâ, birçok âyet-i kerîmede, a’mâl-i sâliha işleyen müminlerin, Cennete gireceklerini bildiriyor.



Allahü teâlâ, birçok âyet-i kerîmede, a’mâl-i sâliha işleyen müminlerin, Cennete gireceklerini bildiriyor. Peki, bu “Amel-i sâlih”ler yani yarar işlerin nelerdir? A’mâl-i sâliha, islâmın beş rüknü, direğidir. İslâmın bu beş temelini, bir kimse hakkı ile, kusûrsuz yaparsa, Cehennemden kurtulması kuvvetle umulur. Çünkü bunlar, aslında sâlih işler olup, insanı günâhlardan ve çirkin şeyleri yapmaktan korur. Nitekim, Ankebût sûresi, kırkbeşinci âyetinde meâlen, “Kusûrsuz kılınan bir namaz, insanı pis, çirkin işleri işlemekten korur” buyuruldu. Bir insana, İslâmın beş şartını yerine getirmek nasîb olursa, nimetlerin şükrünü yapmış olur. Şükrü yapınca, Cehennem azâbından kurtulmuş olur. Çünkü, Nisâ sûresi, yüzkırkaltıncı âyetinde meâlen, “İman eder ve şükrederseniz, azâb yapmam” buyuruldu. O hâlde, İslâmın beş şartını yerine getirmeğe cân-u gönülden çalışmalıdır. Bu beş şart arasında bedenle yapılacakların en mühimi, namazdır ki, dînin direğidir. Namazın edeblerinden bir edebi kaçırmayarak kılmağa gayret etmelidir. Namaz tamam kılınabildi ise, İslâmın esâs ve büyük temeli kurulmuş olur. Cehennemden kurtaran sağlam ip yakalanmış olur. Allahü teâlâ, hepimize doğru dürüst namaz kılmak nasîb eylesin! Namaza dururken, “Allahü ekber” demek, Allahü teâlânın, hiçbir mahlûkun ibâdetine muhtâc olmadığını, her bakımdan hiçbir şeye ihtiyâcı olmadığını, insanların namazlarının, Ona fâidesi olmayacağını, bildirmektedir. Namaz içindeki tekbîrler ise, Allahü teâlâya karşı yakışır bir ibâdet yapmağa liyâkat ve gücümüz olmadığını gösterir. Rükü’deki tesbîhlerde de, bu manâ bulunduğu için, rükü’den sonra, tekbîr emir olunmadı. Hâlbuki, secde tesbîhlerinden sonra emir olundu. Çünkü, secde tevâzu ve aşağılığın en ziyâdesi ve zıllet ve küçüklüğün son derecesi olduğundan, bunu yapınca, hakkı ile, tam ibâdet etmiş sanılır. Bu düşünceden korunmak için secdelerde yatıp kalkarken, tekbîr söylemek sünnet olduğu gibi, secde tesbîhlerinde a’lâ demek emir olundu. Namaz, müminin mi’râcı olduğu için, namazın sonunda, Peygamber efendimizin mi’râc gecesinde söylemekle şereflendiği kelimeleri yani, ‘ettehıyyâtü’yü okumak emir olundu. O hâlde, namaz kılan bir kimse, namazı kendine mi’râc yapmalı. Allahü teâlâya yakınlığının nihâyetini namazda aramalıdır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT