BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Ne oldum, değil ne olacağım de!” -243-

“Ne oldum, değil ne olacağım de!” -243-

Beyoğlu Mutasarrıfı Tahsin Bey, Rus Büyükelçiliğine gider. Kibirli Büyükelçi şöyle bir tepeden bakar ve, “Atın bu adamı dışarı! Bana Sadrazam göndersinler” diye kükrer... Aradan zaman geçer. Rusya’da ihtilâl olur ve Büyükelçi ülkesine gitmek istemez...



Tahsin Bey, Birinci Dünya Savaşı öncesi İstanbul’da Beyoğlu Mutasarrıfı’dır. Rus Çarı’nın Büyükelçisi, Boğaz’daki elçiliğin önüne dikilen lamba direğinin kaldırılması için haber gönderir. Tahsin Bey merâmını anlatmak için kalkıp elçiliğe gider... Büyükelçi öfkeden köpürür! Bahçe merdivenlerinden yukarı çıkarken, Büyükelçi de aşağıya inmektedir. Tahsin Bey’i görünce, yanındaki bahçıvana sorar: -Kim bu adam? Bahçıvan Tahsin Bey’i tanıtınca, Büyükelçi öfkeden köpürür: -Atın bu adamı dışarıya! Bir diyecekleri varsa, buraya Sadrazamları gelsin!.. Komünizmden kaçarlar... Aradan zaman geçer. Rusya’da ihtilâl olur. İstanbul’u, komünizm rejiminden kaçan Beyaz Ruslar doldurur. Prensesi, kontu, generali ve daha niceleri... Sürünürler. Kadınlar, şimdikiler gibi, İstanbul’da sefâhet âlemlerinin sembolü olurlar... Tahsin Bey çocuklarına Fransızca hocası aramaktadır. Mülteci Ruslar, ucuza ders verirler. Düşük ücretle bir hoca bulunur. Bulunur ama, Tahsin Bey hocayı görünce hem şaşırır hem hüzünlenir. Zira bulunan hoca, bir süre evvel kendisini kapıdan kovan eski Rus Büyükelçisi’dir... Ne güzel anlatmışlar... Oturduğu koltukla, makamla övünmek, ya da koltuğu kendisine vermiş olanla gururlanmak, ne korkunç şeydir!.. Onun için, atalarımız “Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli” diye ne güzel izah etmişler bu duruma düşenlerin halini...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT