BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “İstanbul’u al, gülzâr eyle!”

“İstanbul’u al, gülzâr eyle!”

Murad Han, bir gün sabah namazını kılmış, seccadesinde Kur’ân-ı kerîm okuyordu. Sûre-i Muhammed’i bitirmek, Sûre-i Feth’e başlamak üzereydi ki bir oğlunun daha dünyaya geldiğini müjdelediler: “Ravza-i Murad’da bir gül-i Muhammedî açtı” dedi...



Osman Gâzî’nin, oğlu Orhan Gâzî’ye, “İstanbul’u al, gülzâr yap” diye vasiyet ettiği rivayet edilir. Uzun yıllar sonra, torunlarından II. Murad Han, bir gün sabah namazını kılmış, seccadesinde Kur’ân-ı Kerîm okuyordu. Sûre-i Muhammed’i bitirmek, Sûre-i Feth’e başlamak üzereydi ki bir oğlunun daha dünyaya geldiğini müjdelediler. Bir gül-i Muhammedî... Murad Han Gazî: “Ravza-i Murad’da bir gül-i Muhammedî açtı” dedi ve sevinç gözyaşları döktü... Hicret’in 835. yılıydı. Ve 12 Recep 835 Cuma günü, vezirlerin, emirlerin ve âlimlerin hazır bulunduğu bir toplantıda, iki rekât şükür namazı kıldıktan sonra, kucağına verilen kundaklı bebeğin kulaklarına tekbir ve ezanlarla üçer defa “Mehmed” diye seslendi: Dünyanın en güzel gülü! “Şu Şehzâde Mehmed’imin kudûmü şânına âleme gülâb-i meserret (sevinç) saçılsın” dedi. Mehmed, iki cihan Peygamberi’nin adıydı ve “gül” Peygamber Efendimiz’in remziydi. Şehzâde Mehmed’in doğum ebesinin adı Gülbahar’dı. Eşlerinden birinin adı Gülşah, birinin adı da yine Gülbahar idi. Ve dünyanın en güzel gülü onun ellerinde açıldı: İstanbul! Vasiyet yerine gelmişti... Osman Gazi’nin vasiyeti yerine gelmiş, İslâmbol “gülzâr” yapılmıştı. Bir gün Nakkaş Sinan Bey, Fatih Sultan Mehmed Han’ın bir portresini yaptı; bir gül kokluyordu... Pek zarif bir gül. Büyük mânâlar taşıyan bir gül...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT